Pazartesi, 27 Haziran 2022
“Küresel Göç ve Değişim” Konulu Öğrenci Buluşması Başladı

“Küresel Göç ve Değişim” Konulu Öğrenci Buluşması Başladı Öne Çıkarılmış

Türkiye’nin farklı illerinde okuyan Anadolu Öğrenci Birliği’nden kız öğrenciler "Küresel Göç ve Değişim" temalı 8. öğrenci buluşmasında Gaziantep’te bir araya geldi. Vakfımız ev sahipliği yaptığı program BEKAM Konferans Salonunda gerçekleştirildi.

Gerçekleştirilen programa Anadolu Kadın ve Aile Derneği (AKADDER) Başkanı Rabia Aldemir, Anadolu Federasyonu İnsan Kıymetleri ve Teşkilatlanma Birim Başkanı Gazi Kılıçparlar, Gaziantep Suriye Topluluğu Başkanı Mustafa El Hüseyin, Gaziantep Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Şehmus Demir ve FECR Radyo Müdürü Alaaddin Husso konuşmacı olarak katıldı. Programda selamlama konuşması için sahneye gelen AKADDER Başkanı Rabia Aldemir, “Hepimiz hayat içerisinde birçok kötü olayla karşılaşabiliyoruz. Bazı insanlar sokakta gördüğü bir hayvanı tekmeleyebiliyor, başka insanlara zorbalık edebiliyor, sırf görünüşü dini, dili, ırkı farklı diye karşısındakinin işini yapmayabiliyor, hiç aldırmaya biliyor. Maxime Rovere, “Aptallarla Ne Yapmalı?” kitabında bu insanlar için, “Bunlar birlikte yaşamanın koşullarını ortadan kaldıran aptallardır” diyor. Bir toplumda karşılıklı güven kırıldığı zaman hemen bir otorite devreye girer ve yaptırım uygulamaya ve zor kullanmaya başlar. Bu da bazen çok yıkıcı olaylara sebebiyet verebilir. Biraz batılı olanlarımız daha doğulu olanları, biraz zengin olanlar daha fakir olanları, biraz daha güçlü eğitimi yüksek olanlar daha düşük olanları her zaman ötekileştiriyor ve dışlıyor. Her birimiz benzer şeyleri yaşıyoruz, benzer ötekileştirmeleri yaşıyoruz. Yine Maxime Rovere, “Aptallarla Ne Yapmalı?” kitabında diyor ki; “Bu tür davranışlar sadece yapan kişiyle alakalı değildir. Bunun altında daha büyük sorunların semptomları vardır. Onların küçük göstergeleridir”. Bu semptomları bulmakta bu programa katılan öğrencilerimizin görevleridir. Bu program sonunda hepimiz umarım bu sorunun cevabını öğreneceğiz” ifadelerini kullandı.

Programda selamlama konuşması gerçekleştiren Anadolu Federasyonu İnsan Kıymetleri ve Teşkilatlanma Birim Başkanı Gazi Kılıçparlar, “Programımızın başlığı çok tanıdık bir konu olarak görünse de 11 yıldır bir fiil içinde bulunduğumuz ve deneyimlediğimiz bir gerçekliktir. Çinliler birisine beddua edecekleri zaman, “Tuhaf zamanlarda yaşayasın” derlermiş. Hakikaten baktığınız zaman tuhaf zamanlarda yaşıyoruz. Bilindik insanlık tarihine baktığımızda ulaşımın bu kadar hızlı olduğu, insanların bir yerden başka bir yere akabildiği bir noktaya ulaşmışız. Fakat ne hazindir ki insanlar olarak hala varmak istediğimiz noktaya varamamanın sıkıntısını yaşıyoruz. Yine bilindik insanlık tarihi içerisinde iletişim hiç bu kadar hızlı olmamıştı. Ama ne hikmetse insanların birbiri ile bu kadar anlaşamadığı birbirleriyle ortak bir zeminde buluşamadığı bir darlığı yaşıyoruz. Hakikaten atasözündeki gibi çok tuhaf zamanlarda yaşıyoruz. Bu tuhaf zamanların bize yüklemiş olduğu sorumlulukları birlikte aşabileceğimize inanıyoruz. O yüzden bu kadar zahmet katlanılabilir hale geliyor” dedi.

Gerçekleştirilen programın ilk oturumunda “Küresel Göç ve Değişim” konusunda öğrencilere hitap eden Gaziantep Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Şehmus Demir, “Türkiye’de göç denilince ilk akla gelen yerlerden birisi Gaziantep’tir. Dolayısıyla bugün bu konferans göç konusunun tam merkezinde gerçekleştiriliyor. Şehir olarak göç konusunda doğru bilgiye ulaşabileceğiniz en önemli noktalardan birindesiniz. Kurum olarak bakıldığında Türkiye’de bu konuyla en fazla ilgilenen, en fazla kafa yoran ve çözüm önerileri sunan merkezlerden birindesiniz. Türkiye’de Anadolu Federasyonu kadar bu işe eğilen hiçbir kurum olmadı. Burada bu konuda emeği geçen herkese teşekkür etmek boynumuzun borcu. Hem yurt içinde hem de yurt dışında bu sorunun çözümü için çok büyük bir rol üstlendiler, çok önemli çalışmalar yaptılar” ifadelerini kullandı. Dünya üzerindeki göç hareketleri hakkında da konuşan Demir, “Dünya üzerinde 80 milyon zorunlu göçe mecbur bırakılmış insan var. Bugün baktığımızda mazlum milletler yer yüzünün birçok noktasında zorunlu göçe maruz bırakılıyor. Göçlerin en önemli sebepleri savaşlar gibi görünüyor ama arka plana baktığınız zaman bunun altında birçok neden ve çıkar çatışmaları yatıyor. Bu çatışmaların arkasındaki siyası ya da kişiler çıkarları görmek bu sorunların çözülmesine daha fazla katkı sağlayacaktır” ifadelerini kullandı.    

Gerçekleştirilen programın ikinci bölümünde “Göç Uyum ve Birlikte Yaşama” konusunda öğrencilere hitap etmek için sahneye gelen Gaziantep Suriye Topluluğu Başkanı Mustafa El Hüseyin, “Biz Suriyeliler bir değişime kalkıştık. Bu yolda binlerce şehit verdik. Bunun yanı sıra yıllardır Suriye hapishanelerinde mahkûm olan binlerce kardeşimiz var. Dolayısıyla bunun faturasını çok sert bir şekilde ödüyoruz. Göç sadece Suriyelilere özgü değil. Rusların bir sözü vardır; “Bu düğün bizim sokakta, yarın da sizin sokakta olabilir”. Aslında Suriye’de devrim oldukça barışçıl bir şekilde başlamıştı. Fakat Beşar Esed barışçıl olarak devam eden protestoları kana buladı. Protestoculara bombalar tanklar ve füzelerle saldırmaya başladı. Teorik olarak 10 yıldır burada göç konuşuyor olsak da pratik olarak biz göçü yaşadık” diye konuştu.

İkinci bölümün devamında öğrencilere hitap etmek için sahneye gelen FECR Radyo Müdürü Alaaddin Husso, “Birlikte yaşamak birbirini anlamak demektir. Birlikte yaşamak için empati yapmak gerekir. Annem ben doğduğum zaman göbeğimi toprağa gömdüklerini söylemişti. Bu geleneğin Türkiye’de de olduğunu biliyoruz. Bu coğrafyada yaşayan tüm insanların adetlerine baktığınızda çok büyük benzerlikler görürsünüz” diye konuştu.

Gerçekleştirilen konferansın üçüncü bölümünde öğrenci sunumlarına geçildi. Öğrenci sunumlarında moderatörlüğü Meryem Özlü gerçekleştirirken; “Göçün Kavram Seti” adlı sunumu Gülbeyaz Demirtaş, “Göçün Kuramları” adlı sunumu Beyzanur Utuş, “Bireyi Göçe İten Sebepler” adlı sunumu Fatma Eminnevabi gerçekleştirdi.

“Göçün Kavram Seti” adlı sunumunda konuşan Gülbeyaz Demirtaş, “Göç aslında hepimizin bir noktasından alakadar olduğumuz bir konu. Bilinçli gençler olarak bu meseleye müdahil olabilmemiz için sosyal medya ağzıyla değil de bilinçli bir şekilde konuşabilmemiz için araştırma yapmamız gerekiyor. Göçe baktığımızda insanlık tarihi kadar eski bir kavram olduğunu görüyoruz. Dünyada açlık, işsizlik ve savaşlar gibi sebepler ile sosyal bir hareketlilik var. Dünyada birçok alanda adil paylaşımın gerçekleştirilemediğinden dolayı da bu hareketlilik sürecek gibi duruyor. Bu insanlık tarihiyle yaşıt bir kavram olmasının yanında insanlık tarihi boyunca da devam edecek” ifadelerini kullandı. Demirtaş, sunumunun devamında göç hakkında bilinmesi gereken kavramlar ile ilgili bilgiler verdi.  

“Göçün Kuramları” adlı sunumunda konuşan Beyzanur Utuş, “Yakın yerlere göç etmek ulaşım ne kadar kolaylaşmış olsa dahi bugün bile başvurduğumuz bir yöntem. Aslında yakın mesafelere göç ettikçe bazı yerler de yakınlaşmaya başlıyor. Temelde bakıldığında bir insanın amacı göç etmek olamaz. Göç ün altında başka sebepler vardır. Bu sebepler ekonomik olabilir, daha iyi bir yaşam standardına kavuşma hayali olabilir. İnsanlar kırdan kente doğru da göç edebiliyorlar. Bu günkü göçü tek bir çatı altında toplamak mümkün değil” ifadelerini kullandı. Utuş sunumunun devamında göç ile ilgili gerçekleştirilen kuramsal çalışmaklar ve bunların sonuçları hakkında bilgiler verdi.

“Bireyi Göçe İten Sebepler” adlı sunumunda konuşan Fatma Eminnevabi, “Göçün nedenleri arasında ekonomik nedenler en öne çıkan nedenler arasında. İşsizlik, istihdamın düşmesi, gelir düzeyinin düşmesi ve bunların sonucunda insanların refah seviyesinin düşmesi göçün nedenleri arasında gösterilir. Doğal nedenlere baktığımızda depremler, kuraklık volkanik faaliyetler vs. göçün doğal sebepleridir. Sosyal nedenlere baktığımızda ise dini ve etnik baskılar burada öne çıkan nedenler arasında” ifadelerini kullandı. Eminnevabi sunumunun devamında insanları göçe iten nedenler hakkında bilgilendirmelerde bulundu.

 

  

        

 

 

 

Yazar Hakkında

bulbulzade.org

"Arzın imarını ve neslin ıslahı"nı kendisine ilke edinen vakfımız 1994 yılından beri Gaziantep'te faaliyetlerine devam etmektedir...

Benzer Ögeler

  • Gençlik Çalışanları için Dijital Dönüşüm Fırsatı Proje Toplantıları gerçekleştirildi

    Vakfımız bünyesinde faaliyet gösteren Bilim Eğitim Kültür Araştırmaları Merkezi (BEKAM) tarafından gerçekleştirilen Erasmus + KA210 programı kapsamında yürütülen Gençlik Çalışanlarına Yönelik Dijital Dönüşüm Fırsatı projemizin Gaziantep toplantıları tamamlandı.

    Toplantılar BEKAM temsilcileri, Majka İnsani Yardım Derneği temsilcileri ve vakıf gönüllülerimizin katılımıyla Vakıf merkezimizdeki Davut Özgül Konferans Salonunda gerçekleştirildi. İlk gün tanışma ve sohbet ile başlayan toplantı kurumların tanıtımı ile devam etti. Kurum tanıtımlarında Majka İnsani Yardım Derneği temsilcisi Lidija Ilijevska, kuruluşlarının vizyonunu ve gerçekleştirdikleri faaliyetleri anlattı. Daha sonra BEKAM Başkanı Mehmet Ali Eminoğlu, Vakfımızın ve BEKAM’ın gerçekleştirdiği faaliyet ve çalışma alanları hakkında bilgilendirmelerde bulundu. Gerçekleştirilen toplantıda kurum tanıtımlarını ardından açılış konuşması gerçekleştiren BEKAM Başkanı Mehmet Ali Eminoğlu, “Dijital dönüşüm geldiğimiz noktada STK’lar için oldukça büyük önem teşkil ediyor. Gençler bu dünyanın içerisine doğdu fakat biz dijital mecralara gençlere göre daha geç uyum sağlıyoruz. STK’lar adına gençlere ulaşabilmek oldukça büyük önem arz ediyor. Bunun yanı sıra dijital mecralar STK’lara birçok yeni faaliyet alanları da yaratıyor. Bu da STK’lar için dijital dönüşümün büyük bir gereklilik olduğunu bizlere gösteriyor” diye konuştu.

    Toplantıda kurum tanıtımlarının ardından açılış konuşması gerçekleştiren Majka İnsani Yardım Derneği temsilcisi Lidija Ilijevska, “Bizim bu konuda yapmamız gereken bir yol haritası ile birlikte bu sürece hız kazandırmaktır. Teknoloji sınırları ortadan kaldıran bir nimet olarak görülebilir. STK’lar olarak bunu iyi kullanırsak birçok yeni insana ulaşmamız mümkün olacaktır. Dijital dönüşüm alanında büyük bir atılım yapmamız gerektiğine inanıyorum. Sosyal mecraların bir mücadele alanı olarak kullanılması toplumların gelişmesi açısından büyük önem arz ediyor” ifadelerini kullandı.  Toplantı sonrası Vakıf merkezimizi gezen Majka İnsani Yardım Derneği temsilcileri Katre Sanat Merkezi, Ortadoğu Medya Merkezi, BEKAM ve İstikrar Spor Merkezi faaliyetlerimiz hakkında bilgi aldı.

    Toplantının ikinci günü REFAR Enstitüsü Başkanı Ali Özcan’ın “Dijital Dönüşüm ve STK’larda Dijital Dönüşüm Basamakları” konulu sunumu ile başladı. Özcan, gerçekleştirdiği sunumda STK’ların dijital dönüşüm konusunda yapmaları gereken çalışmalardan bahsederken sunumun ardından düzenlenen workshop’ta tüm katılımcılar bu konudaki fikirlerini dile getirdi. Gerçekleştirilen toplantının ardından Bülbülzade Vakfı Kurtuluş Ormanı ziyaret edilerek buradaki faaliyetler hakkında bilgilendirmede bulunuldu.

    Toplantının 3. günü İstanbul İbn Haldun Üniversitesi Dr. Öğretim Üyesi Ahmet Kaplan tarafından gerçekleştirilen “Gençlik Çalışmalarında Dijital Dönüşüm İmkânı” konulu sunum ile başladı. Kaplan gerçekleştirdiği sunumda STK’ların dijital dönüşüm konusunda atmaları gereken adımlardan ve bu adımların uygulama alanlarından bahsederken bu çalışmaların hangi çizgide gerçekleştirilmesi gerektiğiyle ilgili bilgiler verdi. Gerçekleştirilen sunumun ardından toplantının workshop bölümüne geçildi. Workshop bölümünde bu konuda STK’ların yapması gereken çalışmalar hakkında soru cevap ve fikir alışverişi gerçekleştirildi. Toplantı sonrası Zeugma Müzesi, Panorama Müzesi Gezisi ve Kurum Ziyaretleri gerçekleştirildi.

    Gaziantep’teki birçok Sivil Toplum Kuruluşu temsilcisinin de katılım gösterdiği toplantının 4. gününde, yapılan görüşmeler hakkında karşılıklı fikir alışverişinde bulunuldu. “Gençlik Çalışanlarına Yönelik Dijital Dönüşüm Fırsatı” adlı projenin tam anlamıyla hayata geçirilmesi için yapılacak çalışmalar hakkında yol haritası belirlenirken, Muhammed Furkan Yaşar tarafından yaygınlaştırma faaliyeti kapsamında gerçekleştirilen “Değerlendirme ve Kapanış” sunumu ile projenin Gaziantep toplantıları tamamlandı. Toplantının ardından Gaziantep Üniversitesi Müzeyyen Erkul Bilim Merkezi ziyaret edilerek NASA sergisi gezildi.

    Proje toplantılarının 5. gününde Rum Kale ve Gaziantep’in Tarihi mekanlarına gerçekleştirilen gezilerin ardından Vakıf Başkanımız Turgay Aldemir ziyaret edilerek ortak alanlarda ortak faaliyetler yapılmasına yönelik istişarelerde bulunuldu. Ziyaret Makedonyalı STK temsilcilerine hediye takdimi ile son buldu.

    Projenin 2. faaliyeti 18-22 Temmuz tarihleri arasında Kuzey Makedonya’nın Kumanova şehrinde yapılacak.

     

  • Vakfımızdan Vali Yardımcısı Mehmet Bek’e Ziyaret

    Vakıf Başkanımız Turgay Aldemir ve beraberindeki heyet bir dizi program kapsamında gittikleri Suriye’de Cerablus bölgesinden sorumlu Gaziantep Vali Yardımcısı Mehmet Bek’i ziyaret etti.

    Gerçekleştirilen ziyarette Gaziantep Vali Yardımcısı Mehmet Bek ile Kültür merkezlerimizde verilen eğitim, yerel halkın güvenli bölgelere geri dönüşü ve güvenlik gibi konular gündem edilerek, güvenli bölgelerde yaşanılan sorunlara ve çözüm önerilerine değinildi. Bölgede yapılacak projeler hakkında karşılıklı fikir alışverişinin ardından ziyaret sonlandırıldı.

  • Cerablus Anadolu Kültür Merkezinin Açılışı Yapıldı

    Vakfımız bünyesinde Türkiye ve Suriye’de eğitim faaliyetleri yürüten Anadolu Kültür Merkezlerine bir yenisi daha eklendi. Suriye’nin Cerablus kentinde yer alan tarihi bir bina restore edilerek Anadolu Kültür Merkezi çatısı altında yeniden hizmete açıldı.

    Gerçekleştirilen açılış programı Kuran Tilaveti ve selamlama konuşmaları ile başlandı. Yerel halk tarafından yoğun ilgi gören programda Gaziantep Vali Yardımcısı Mehmet Bek, Yunus Emre Enstitüsü Koordinatörü Fikret Çıtlak, Kayserili İş Adamı Mehmet Öztürk, Ata Derneği Gaziantep Temsilcisi Wail Dede, Cerablus Yerel Meclis Başkanı Muhammed Muhammed ve Vakıf Başkanımız Turgay Aldemir selamlama konuşmaları gerçekleştirdi.

    Açılış programında konuşan Gaziantep Vali Yardımcısı Mehmet Bek, “Kardeş toplumumuz olan Suriye halkına burada kültür, sanat ve medeniyet noktasında katkı sunmaya çalışıyorsunuz. Bu emperyal kuvvetlerin her ne kadar geniş alanları, sınır olmayan maddi kaynakları olsa da biz inanıyoruz ki Allah bizimle ve tarih Allah ile birlikte olanları yazacaktır. Buna olan inancımız her zaman tamdır” diye konuştu.

    Açılış programında konuşan Vakfı Başkanımız Turgay Aldemir, “Değerli kardeşlerim Türkiye’nin, Anadolu’nun diğer adı adalettir, merhamettir. Cerablus bizim sınırımızın öteki tarafı değil ailemizin bir parçasıdır, evimizin diğer odasıdır. Onun için burada bir can yansa, bir ana ağlasa onunla beraber biz de ağlarız. Ülkemiz, güvenlik unsurlarımız, sivil toplum örgütlerimiz bunun için buradadır. Birileri gibi buralar üzerinden güç devşirme derdinde değiliz. Buraya 10 binlerce tır silah yığdılar. Soruyorum size bu silahlar kimi öldürmek için yığıldı. Onlar bombalar ile yıktılar biz kütüphanelerle, kitaplarla, kültür merkezlerimizle, sanatçılarımızla edebiyatçılarımızla yeniden inşa ediyoruz. Değerli kardeşlerim Türkiye’den birçok kardeşimiz buralara geldi. Bu bölgeler artık güvenli bir hale geldi. Birçok kardeşimiz bu bölgeler dönmeye başladı” ifadelerini kullandı.

    Ata Derneği Gaziantep Temsilcisi Wail Dede ise gerçekleştirdiği açılış konuşmasında, “Biz burada birçok yapının iyileştirilmesinde ve yeniden yapılmasında görev aldık. Sağolsun Bülbülzade Vakfı ize bu projede bir şeyler yapma imkânı sağladı. Hepimizin ortak emeği sayesinde ortaya böyle güzel bir eğitim yuvası çıktı” dedi.

    Toplantıda konuşan Cerablus Yerel Meclis Başkanı Muhammed Muhammed, “Cerablus kentimizde bizler her türlü alt yapı ve üst yapı çalışmalarına önem veriyoruz. Bülbülzade Vakfının yapmış olduğu kültür merkezi ise şehrimize renk kattı. Buradaki insanların gelişimine katkı sağladı” diye konuştu.          

    Selamlama konuşmalarının ardından kurdele kesimi yapılarak açılış gerçekleştirildi. Kurdele kesiminin ardından merkez faaliyetleri tanıtılarak kurslar gezildi. Kültür Merkezinde gerçekleştirilen resim kursundan mezun olan öğrencilere sertifikaları protokol üyeleri tarafından verilirken program merkezde yapılan değerlendirme toplantısı ve şehir gezisinin ardından sona erdi.

     

Yorum yapın

(*) ile işaretlenmiş zorunlu alanların tümünü doldurduğunuzdan emin olun. HTML kodları kullanılamaz.

 Snow  Snow   

         Snow Snow          Snow