Perşembe, 09 Temmuz 2020
Çarşamba, 08 Temmuz 2020 13:15

Online Yaz Okulumuz Başladı

Anadolu Öğrenci Birliği Ortaöğretim Komisyonu tarafından organize edilen “Online Yaz Okulu” başladı.

“Eğlenerek Öğreniyoruz” her yıl yaz aylarında düzenlenen yaz okulu bu sene pandemi nedeniyle sanal ortamda yapılıyor. 6 Temmuz Pazartesi günü başlayan yaz okulu dört hafta sürecek ve 29 Temmuz Çarşamba günü sona erecek. Yaz okuluna ilköğretim 4-5-6-7 ve 8 sınıf öğrencileri katılıyor.

Video konferans yöntemiyle sanal ortamda yapılan yaz okulunda öğrenciler seviyelerine göre ayrılarak; Kuran-ı Kerim, Temel Dini Bilgiler, Etkinlik dersleri veriliyor. Hafta içi her gün yapılan dersler de öğrencilere derslerin yanında yarışmalar, zekâ oyunları, el işi gibi eğlenceli etkinlikler de yaptırılıyor. Yaz okulunda dersleri alanında uzman eğitimciler veriyor.

İyilik Derneği Genel Başkan Yardımcısı Abdullah Sementay, Genel Sekreteri Kamuran Serkan Gürsoy, Teşkilat Birimi Sorumlusu Muhammed Safa Asaroglu İyilik Derneği Gaziantep Temsilciliğine teşekkür ziyaretinde bulundu.

Ramazan ve pandemi sürecinde yapılan çalışmalara yönelik gerçekleştirilen teşekkür ziyaretinde Gaziantep Temsilcisi Cavit Karakaş ve yönetim kurulu üyeleri ile gerçekleştirilen toplantıda kurban bağışı kampanyası, genel yardım süreci değerlendirmesi ve temsilci öneri ve görüşleri alındı.

Toplantının ardından İyilikder Yardım Mağazasını ziyaret eden heyet üyeleri, buradaki çalışmalarla ilgili bilgi aldılar.

Cuma, 03 Temmuz 2020 15:38

Gençlikteki İnanç Krizi

Anadolu Platformu’nun gençlik yapılanması olan AÖB Ortaöğretim birimince eğitimcilere yönelik hazırlanan 12 haftalık 1. Dönem Online Eğitim Akademisi’nin 2. haftası “Gençlikteki İnanç Krizi” konusuyla Prof. Dr. Şaban Ali DÜZGÜN'ün katılımıyla gerçekleştirildi.

Video konferans sistemiyle yapılan programda Prof. Dr. Şaban Ali DÜZGÜN şu ifadelere yer verdi;

“İnanç krizi, gençlerde karşılaştığımız bir mesele olmaktan daha ötede, orta yaşlarda da kendini göstermektedir. Bu kriz, geçici olanla kalıcı olan arasındaki ayrımın yapılamamasından kaynaklanmaktadır. Asıl sorun, belirtilen ayrımı yapabilecek yeti ve yeterliliğe sahip olamamaktır. Gençlerin yaş olarak büyümeleri onlara olgunluk kazandırmıyor. Olgunlaşamayan bireylerimiz hayata katma değer kazandırmada misyon sahibi olamıyorlar.

Gençler, hayatlarına şekil vermede dinin önemini öncelikle kendileri keşfedebilmelidirler. Gençler inancı kaybettiklerinde yaşamlarındaki boşluğu fark edebilmeliler. Metafizik bağlantının kaybı insanlar arası ilişkide ahlaki sorunlar oluşturduğuna ikna edilmelidir.

İnancın insanımızda kullanım değeri ve değişim değerini günlük yaşamlarında görebilmelidirler. İslam’ın iyi insan projesi olduğu fikri pratize edilmeli ve Allah’ın kelamının insana en iyi form olacağı bilinci kazandırılmalıdır. Aynı zamanda bu formun insan ilişkilerine, eğitime, siyasete yani hayatın her alanına kaynaklık teşkil etmelidir.

Mutlaka doğru bilgi yanlış olandan ayıklanmalıdır.  İnsan zihnin sorabileceği sorulara makul ve doğru olan cevaplar sunulmadığında inançla ilgili krizlerin yaşanması muhtemeldir. 21 yy insanı şekle, gerçekliliğe tekabül etmeyen her cevaba karşı refleksler geliştirebilecek zihinlere sahiptirler. Bilginin doğruluğu; Ebu Hanife’nin; Akla, vahye ve peygamberin sünnetine uygunluk ilkesi çerçevesinde değerlendirilmelidir.

Bu kriz ancak benliğini kazanmış bireylerle aşılabilinir. İnsanın kimlik ve kişiliğini aklede bilme ve özgür olabilme ile inşa edebilir. Benliğini kazanmış bireyler toplumda katma değer üretebilir. Bunun aksi silik, kimliksiz, sorunlu birey meydana çıkarır.

Gençlerin dini makul düzeyde onaylamaları doğru bir dilin kullanımıyla mümkündür. Hakikatin keşfi akli yeteneğin gelişimiyle gerçekleşir.  Gençlerle birlikte olan toplumun her kademesinde yer alan her bir birey buyurgan ve otoriter eğilimlerden kendini arındırmalıdır. 21 yy dili ahlak, merhamet, empati ve sevgi kavramlarını içerisinde barındırmalıdır.” diyerek sözlerini tamamladı.

Cuma, 03 Temmuz 2020 14:58

Suriye’yi Unutmadık Unutmuyoruz

İyilik Derneği olarak, Suriye'de zor şartlarda hayatlarını sürdürmek durumunda olan savaş mağduru kardeşlerimizi unutmuyoruz. Bölgede yardımlarımızı aralıksız şekilde sürdürmekte, bağışlarınızı ihtiyaç sahiplerine ulaştırmaktayız.

Suriye Koordinatörlüğümüz çadır kentlerde yaşamını sürdürmek zorunda bırakılan ailelere gıda kolisi ve temizlik seti yardımlarınızı ulaştırmak için Suriye'nin Azez ve Afrin kentlerindeydi.

Yapılan çalışmada İyilik Derneği Malatya Temsilciliğimiz; 600 gıda kolisi ve temizlik setini Doğu Guta ve İdlib'den gelerek Azez'deki ve Afrinde’ki çadır kentlerde yaşamını sürdüren ailelere teslim etti.

Ayrıca Azez'de Afrin’de ve Cerablus’ta İyilik Derneği Kültür Merkezi ile de, bölge halkına eğitim ve sosyal gelişim alanında hizmet vermeye devam ediyoruz.

Çarşamba, 01 Temmuz 2020 16:40

Payımıza Düşen İyilik Olsun

İyilik Derneği bu Kurban’da da dünya mazlumlarını sahipsiz bırakmıyor. İyilik Derneği uzun yılların verdiği tecrübe birikimiyle Afrika, Arakan, Suriye, Gazze ve Türkiye’de kurban organizasyonları düzenleyecek.

Veteriner kontrolünde, islami usüllere göre kesilecek kurbanların videoları bağışçılara gönderilecek. Afrika için kurban bedeli 750 TL, Arakan için kurban bedeli 900 TL, Türkiye ve Suriye için kurban bedeli 1.250 TL Gazze için kurban bedeli ise 1.900 TL olarak belirlendi.

Kurban bağışlarınızı web sitesi üzerinden kolayca gerçekleştirebilirsiniz.

Bağış yapmak için tıklayınız

Çarşamba, 01 Temmuz 2020 10:09

İşrak Gazetesi’nin 107. Sayısı Çıktı

Ülkemizde Türkçe, Arapça ve Kürtçe olarak üç dilde yayımlanan İşrak Gazetesi’nin 107. sayısı çıktı. Pandemi sürecinde e-gazete olarak yayın hayatına devam eden gazetenin bu sayısında da ABD’nin Suriye rejimine karşı yürürlüğe koyduğu “Sezar Yasası” manşete taşınmış.

15 günde bir çıkan İşrak Gazetesi’nin 107. sayısında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın “Türkiye topraklarındaki mültecilere vatandaşlarıyla aynı imkânları sağlamaktadır” demeci ile Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay’ın “Türkiye mazlumların umudu ve mültecilerin vatanı olmaya devam edecektir” demeci ikinci sayfanın başında yerini alıyor. Türkiye’den ve Suriye’den birçok gazeteci, yazar, şair, aydın, kanaat önderi ve akademisyenin yazılarıyla katkıda bulunduğu gazetenin bu sayısında; Subhi Dusuki “Sezar Yasası ve Ekonomik Çöküş”, Ali Muhammed Şerif “Hayvan Yönettiğinde” Yasin Aktay “Libya’da toplu mezarlar, savaş suçları ve suç ortaklarının hesabı” Zekeriya Kurşun “Türkiye’nin Libya politikasında yeni dönem”, ve Burhanettin Duran’ın “Yunanistan ve Fransa’nın büyük derdi” makaleleri öne çıkıyor. Gazetede daha birçok yazar ve şairin; şiir, deneme, öykü ve makaleleri ile Türkiye’den ve Suriye’den birçok aktivite ve haberlere yer veriliyor.

Gazeteyi PDF formatında okumak için Tıklayın

Pazartesi, 29 Haziran 2020 16:44

Online Yaz Okulumuz Başlıyor!

6 – 29 Temmuz tarihleri arasında 4-5-6-7 ve 8. Sınıf öğrencilerine yönelik, 4 haftalık online yaz okulu eğitimine başlıyoruz.

Online olarak yapılacak olan yaz okulu programımıza dahil olmak için aşağıdaki linki doldurarak başvuru yapabilirsiniz.

Kayıt olmak için Tıklayınız!

Not: Başvuru için son gün 3 Temmuz 2020 saat 24.00’dır. Kontenjanımız sınırlıdır.

Anadolu Platformu’nun gençlik yapılanması olan AÖB ORTAÖĞRETİM birimi tarafından eğitimcilerine yönelik hazırladığı 12 haftalık Online Eğitim Akademisinin 12 haftalık 1.Dönemi 25 Haziran Perşembe akşamı saat 21.30 da başladı.

Eğitim Akademisinin ilk konuğu olan Anadolu Platformu İstişare Kurulu Başkanı Zekeriya ŞENGÖZ “Yeni Dönemde Eğitimcilerin Misyonu” konusuyla Zoom uygulaması üzerinden sunum yaptı.

Moderatörlüğünü Cumali Kaplan’ın yaptığı sunuma Türkiye’nin her bölgesinden 200’ü aşkın kadın ve erkek eğitimci çevrimiçi katıldı.

Zekeriya ŞENGÖZ sunumunda; ‘‘Küresel Dünya Sistemi miadını doldurmaktadır. Bu sistem insanlığa, insanlık krizi tortusunu bıraktı. Yetiştirilen insan, hakikate gözünü kapadı. Sistem, hazzın peşine düşen bir tip ortaya çıkardı.  Gelecek neslin umutları ve ümitleri kırıldı. Gelecek vizyonuna sahip olmayan, bir davanın derdini taşımayan, toplumsal sorumluluk bilinciyle kuşanmamış bir nesil ile karşı karşıya kaldık.

Bu sorunsallığın sebebi gençler olamaz. Soruna çözüm odaklı yaklaşmak gerekir. Çözümü, gönüllülük hissiyatı, hasbilik, toplumsal sorunlara duyarlı,  merhamet ve adalet değerini kuşanan sorumluluk sahibi eğitimcilerimizle bulabiliriz.

Gençlik bizim gelecek mirasımızdır. Bu mirasın inşası elzemdir. Bu görevin icrası ancak doğru iletişim kurabilmekle mümkündür. Gençlerin hayallerini, gelecek tasavvurlarını inşa etmek azimli ve gayretli eğitimciler kurgulayabilir.

Bu noktadan hareketle eğitimcilerin en temel görevi hedef belirlemektir. Hedefi bulanık olan bir kişiliğin gelecek vizyonu ortaya koyması mümkün değildir. Eğitimci model olmalıdır. Salt bilgi gençlere malumat kazandırır. Bilgi, ilme, marifete ve hakikate yönlendirici olmalıdır. Genç nesil hayat karşısında tecrübesizdir. Eğitimci, model olmakla beraber iyi bir rehber olmalıdır. Modern anlamda akademik koçluk görevini eğitimci yerine getirebilmelidir.

Son olarak; modern eğitim sistemleri insanı nesnel hale getirdi. İnsanı ekonomik yönüyle ele alan bu çağ, insanın ruhunu, duygularını ve bedenini ferç etmiştir. Bu konuda sivil yapılar olarak sorumluluk yüklenmek mecburiyetindeyiz. Toplumsal değişim ve dönüşüm süreçleri planlı, programlı ve ihtiyaca uygun tasarılarla gerçekleşir. Bu konuda öğretmenlerimiz formel olarak akademik eğitimlerini tamamlamış hem de uzun yılların teşkilatçı deneyimine sahiptir. Bu bilgi ve becerinin yüklediği tarihi sorumluluğun siz öğretmenler tarafından hakkıyla yerine getirebileceğinize inanmaktayız’’ dedi.

Şengöz; eğitimcilere ufuk veren, sorumluluklarını hatırlatan misyon yüklü sunumunda sözlerini öğrencileri anlamak, onların dertleriyle dertlenmek, hayatta karşılaşacakları zorluklarda yanlarında olmak, hayata karşı sabırlı olmaları konusunda gençlere profesyonel destek vermek gerektiği vurgusuyla tamamladı.

Bilim Eğitim Kültür Araştırmaları Merkezi (BEKAM), “Güvenli Bölge Stratejisi Bağlamında Türkiye’nin Enerji Politikaları” başlıklı atölye çalışmasının raporunu yayımladı.

3 hafta süren atölye çalışmasında Türkiye’nin “Güvenli Bölge Stratejisi” çerçevesinde özellikle Suriye’nin ve Irak’ın Kuzey’inde yaptığı operasyonlar ve diplomatik hamlelerin Türkiye’nin uzun vadeli iç ve dış enerji siyaseti ve dolayısıyla ekonomisine etkileri değerlendirildi. “Sykes-Picot Antlaşması ile sınırları çizilen ve uzun süredir içinde bulunduğu kısıtlanmış manevra alanını delmek isteyen Türkiye, Suriye’deki askerî ve siyasî varlığı ile bu durumu aşabilecek mi?”, “Bu çabaların kısa ve uzun vadede ekonomisine olumlu ve olumsuz ne gibi etkileri olacak?”, “Bu çabaların Türkiye’nin dünya enerji kaynakları ve yolları üzerindeki rekabette söz sahibi olmasına katkıları nelerdir?” gibi birçok soruya cevap arandı.

Yayımlanan rapor, atölye oturumlarında alınan kayıtların çözümlemesinden ve bazı konu başlıklarının genişletilmesinden oluşmaktadır. Raporun danışma kurulunda Prof. Dr. Metin Bedir ve Doç. Dr. Rüstem Yanar yer alırken, tertip komitesinde Mehmet Ali Eminoğlu, Enes Günaslan, İbrahim Özhazar, Tayyibe Gerçek ve Ömer Faruk Kavuncu'dan oluşmaktadır. Raporlama biriminde ise Tuğba Nur Avcı, Hazal Çakır, Mustafa Köroğlu yer alıyor.

Raporu görüntülemek için tıklayın!

Page 1 of 91

logolarımız