Çarşamba, 28 Ekim 2020

Vakfımız bünyesinde devam eden projelerle ilgili “Kurumsal Kapasiteyi Geliştirme ve Projeli Çalışma” konulu toplantı gerçekleştirildi.

Bülbülzade Vakfı Genel Sekreteri Adem Er başkanlığında yapılan toplantıya Anadolu Platformu İstişare Kurulu Üyesi Gazi Kılıçparlar ile vakıf bünyesinde devam eden projelerde görev alan proje sorumluları katıldı. Toplantıda yürütülen projelerden maksimum verim almak için yapılması gerekenlerle ilgili görüş alışverişinde bulunuldu.

Çarşamba, 28 Ekim 2020 13:58

İstişare Sohbetinin II. Oturumu Yapıldı

Bülbülzade Vakfı yönetimi tarafından düzenlenen, teşkilat çalışmaları, bölgemiz, ülke ve dünya gündeminden öne çıkan başlıkların müzakere edildiği İstişare Sohbetlerinin ikinci oturumu gerçekleştirildi.

Pandemi dolayısıyla bu sene iki grup halinde yapılan istişare sohbetlerinin ikinci oturumu Bülbülzade Vakfı Davut Özgül Konferans Salonunda yapıldı. İstişare sohbetinin moderatörlüğünü İbrahim Özmantar, sunumu ise vakıf başkanı Turgay Aldemir yaptı. Oturuma Bülbülzade Vakfı bünyesinde faaliyetlerde bulunan 22 komisyondan temsilciler katıldı.

Oturumun açılışında programın moderatörü İbrahim Özmantar şunları söyledi; “Yaşadığımız pandemi süreci ile tarihin ilginç bir zamanından geçiyoruz. Tarihe bir parantez açıldı. Ne zaman kapanacağını bilemediğimiz bir parantez. Açılan bu parantezin tarihe, topluma, insana nasıl bir etki bırakacağını çok iyi bilemiyoruz. Bazı ipuçlarımız var, görmeye çalışıyoruz. Bu süreçte bu ipuçlarını iyi değerlendirenler, bu yaşananları iyi okuyabilenler elbette daha net şeyler görecekler. Neler oluyor? Anadolu Platformu’nun strateji birimi önemli bir çalışma gerçekleştirdi. Tarihin bu ilginç dönemindeki pandemi sürecinin nasıl bir etki bırakacağı ile ilgili ipuçlarını derlemeye çalıştı.  Ulus devletlerin böylesi krizde nasıl yetersiz kaldıklarını da görüyoruz. Birliktelikler sorgulanıyor. Bu pandemi sürecinde gemisini kurtaran kaptan havasına büründü” dedi.

Ardından sözü Bülbülzade Vakfı Başkanı Turgay Aldemir alarak bir konuşma gerçekleştirdi. Aldemir konuşmasında kısaca şu ifadelere yer verdi;

“Rızık insanın biriktirdiği değildir. Rızık paylaştıklarımızdır. Biz paylaştıklarımızla bu kadar hikâye ortaya çıkardık, şu üzerinde bir araya geldiğimiz mekânlar oldu.  Biz yaptığımız şeyi bilerek yapalım, yapmadığımız şeyi bilerek terk edelim. Dünya nereye gidiyor? Neler yapılıyor diye kapsamlı bir rapor çalıştık. Raporun kapsamı şu; tarihi akışın hızlanma anında pandemi kırılması ve etkileri. Pandeminin etkileri ve sonrası için projeksiyon geliştirme çalışmaları. Bunu Anadolu Platformu Strateji Birimi çalıştı. İnsanlık neyin peşinde? Birileri hayatta kalmak için mücadele ediyor, evinden çıkmıyor. Ama birileri de dünyanın sözünü söylemeye çalışıyor. Bu süreçte okuyan, anlamaya çalışan, olayların gri noktalarını görmeye çalışanlar gidişatı da belirliyor. Dünyada güç merkezleri değişiyor. İslam dünyası yeni bir evreye geçiyor. Türkiye devlet olarak, milletiyle, tarihiyle, coğrafyasıyla, halkıyla ve halkının dini ile barış yolunda ilerliyor. Hala bu ülkede azınlık gibi görünmek isteyenler var. Biz bu toprakların asli unsuruyuz. Yokluğumuzda birçok insan sürgün edildi, katledildi, yok sayıldı. Onun için bu topluluk kendinden çok daha büyük bir şeyi temsil ediyor. Bunu yeniden kurgulamamız ve stratejik noktaları şekillendirmemiz gerekiyor. Artık sen senden, ben benden ibaret değiliz. Onun için sahip olduklarımızla imtihan edileceğiz. Artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacak ” dedi.

Sunumun ardından müzakere kısmına geçildi. Bu kısımda katılımcılar tarafından gündemdeki konularla alakalı sorular soruldu, fikirler beyan edildi ve öneriler dile getirildi.

İstişare Sohbetinin ikinci oturumu yapılan müzakerelerin ardından sona erdi.

Gaziantep Valiliği ve Bülbülzade Vakfı’nın koordinasyonunda düzenlenen Suriye kanaat önderleri toplantısının ikincisi 27 Ekim Salı günü video konferans yöntemiyle yapıldı.

Toplantıya; Gaziantep Valisi Davut Gül, Bülbülzade Vakfı Başkanı Turgay Aldemir, İslam Âlimleri Birliği Başkanı Abdulmecit Bayanoni, Minberşam Derneği Başkanı Ali Bekir, ACU Derneği İcra Kurulu Başkanı Muhammed Hassno, Doktorlar Topluluğu Bşk. Mustafa Lölük, Eczacılar Birliği Temsilcisi Eyub Zidan, Fecr Radyo Müdürü Alaaddin Hüsso, Hakim ve Savcılar Temsilcisi Hüsam Şahni, Suriye Dostluk Derneği Gaziantep Temsilcisi Hasan Memik, BEKAM Başkanı Mehmet Ali Eminoğlu, Başkan Yardımcısı Ömer Faruk Kavuncu, Avukatlar Birliği Temsilcisi Muhammed Eyyub, Ziraat Mühendisi Mahmud Hamdan, Sınırsız Eğitim Derneği Bşk. Azzam Hancı, Suriye Topluluğu Temsilcisi Mustafa el Hüseyin, Suriye Ulusal Koalisyonu Polis Birimi Bşk. Muhammed el Şemeli, sendika ve birlik temsilcileri katıldı.

Toplantıda; sahada tespit edilen sorunlar ve çözüm önerileri, Fırat Kalkanı Bölgesindeki eğitim, sağlık, medya, hukuk ve yerel yönetimlerin durumu, medyada yer alan nefret söylemi ile ilgili önlem almaya yönelik çalışmalar, sağlık alanında yaşanan sorunlar ve alınan önlemler, ziraat ve tarım alanında yapılan çalışmalar ele alındı.

Gaziantep Valisi Davut Gül, sorulan sorulara ve gündem edilen sorunlara tek tek cevap vererek toplantıda gündem edilen meseleleri takip ederek ilgili kurumlara ileteceklerini dile getirdiler.

Bülbülzade Vakfı Başkanı Turgay Aldemir de; “Öncelikle bu toplantılarda alınan kararların sahada özellikle sivil toplum kuruluşları tarafından kapsayıcı bir şekilde hayata geçirileceğine inanıyorum. Sokak çocukları ve dilencilerin sivil toplum kuruluşları tarafından himaye edilmesi gerekiyor. Kurumların faaliyetlerinin haftalık tanıtım bülteni ile kamuoyuna sunulması gerekir. Kış geliyor, bir takım ihtiyaçlar ortaya çıkacak, sivil toplum kuruluşları kışa dönük çalışmalara öncelik vermelidir” dedi.

Toplantıya katılan katılımcılar söz alarak çeşitli alanlarda ve sosyal uyum konusunda bugüne kadar yapılanlardan bahsederek sahada tespit edilen sorunları ve alınması gereken önlemleri aktardılar.

Bülbülzade Vakfı yönetimi tarafından düzenlenen, teşkilat çalışmaları, bölgemiz, ülke ve dünya gündeminden öne çıkan başlıkların müzakere edildiği yeni dönemin ilk İstişare Sohbeti gerçekleştirildi.

Bu sene 9. yılına giren istişare sohbetlerinin ilk oturumu Bülbülzade Vakfı Davut Özgül Konferans Salonunda yapıldı. İstişare sohbetinin moderatörlüğünü İbrahim Özmantar, sunumu ise vakıf başkanı Turgay Aldemir yaptı. Oturuma Bülbülzade Vakfı bünyesinde faaliyetlerde bulunan 22 komisyondan temsilciler katıldı.

Oturumun başında programın moderatörü İbrahim Özmantar yaşadığımız pandemi sürecinin arızi bir durum olduğunu vurgulayarak bu parantezin bir gün mutlaka kapanacağını dile getirdi.Özmantar, tam da kriz zamanında, insanların ihtiyacı olduğu zamanda var olmayacaksa iyilik hareketleri ne zaman var olacak? Bugün bu istişarede bunu değerlendireceklerini söyledi.

Ardından sözü Bülbülzade Vakfı Başkanı Turgay Aldemir alarak bir konuşma gerçekleştirdi. Aldemir konuşmasında kısaca şu ifadelere yer verdi;

“Her insanın verdiği mücadele onun karakteridir. Vermemişseniz işte burada bir gri alan vardır. İşte hayat geldi gidiyor. Oysa Allah bizi seçti ki bu hayata değer katalım, anlam katalım, değerlenelim. Hayatın neresinde olursak olalım faydalı olalım, insanlığa ve topluma. Bizler varlığı ile güven veren, yokluğu ile boşluk oluşan insanlar olalım. Biz vakıfçılığı düşe, kalka araştırarak öğrendik. Nihayetinde tam bulduğumuzu da söyleyemeyiz. Araştırmaya devam ediyoruz. Nerde bir güzellik bulsak hemen alıp getirmeye çalışıyoruz. Bizler hep beraber öncü olmanın, örnek olmanın bir sorumluluğu olarak bir araya geldik. Bir toplumun gerçek sermayesi sosyal alanda yaptıklarıdır. Bizler bir ekibiz, işlerimizi istişare ile yürütüyoruz. Her şeyi konuşuyoruz ve sonunda ne yapacağımıza birlikte karar veriyoruz” dedi.

Sunumun ardından müzakere kısmına geçildi. Bu kısımda katılımcılar tarafından gündemdeki konularla alakalı sorular soruldu, fikirler beyan edildi ve öneriler dile getirildi.

Sezonun ilk İstişare Sohbeti yapılan müzakerelerin ardından sona erdi.

İçişleri Bakanlığı Sivil Toplumla İlişkiler Genel Müdürü Erkan Kılıç, Sivil Toplumla İlişkiler Genel Müdürlüğü Dış İlişkiler Daire Başkanı Ahmet Türköz, Sivil Toplumla İlişkiler Genel Müdürlüğü Proje Destek Daire Başkan Vekili Mehmet Fatih Günay,  Şahinbey Kaymakamı Tahir Şahin, İl Sivil Toplumla İlişkiler İl Müdürü Özbey Tan ve beraberindekilerden oluşan heyet vakfımızı ziyaret etti.

Ziyarette vakıf başkanımız Turgay Aldemir ile görüşen heyetle vakfımızın çalışmalarıyla ilgili bilgi verildi. Özellikle Bülbülzade Vakfı Kurtuluş Ormanı, İşrak Gazetesi, Fecr Radyo, tercüme eserler ile ilgili bilgi veren Turgay Aldemir, gündemdeki projelerle ilgili de detaylı açıklamalarda bulundu.

Görüşmenin ardından heyet Bülbülzade Vakfı Eğitim ve Hizmet Merkezi’ni gezerek birim sorumlularından çalışmalarla ilgili bilgi aldı. Ziyaret vakıf önünde çekilen toplu hatıra fotoğrafının ardından sona erdi.

Pazartesi, 26 Ekim 2020 17:23

SMDK Başkanı Vakfımızı Ziyaret Etti

Suriye Muhalif ve Devrimci Güçler Ulusal Koalisyonu (SMDK) Başkanı Nasır el Hariri ve beraberindeki heyet 26 Ekim Pazartesi günü vakfımızı ziyaret etti.

SMDK Başkanı Nasır el Hariri ve beraberindeki heyet ziyarette ilk önce Bülbülzade Vakfı Başkanı Turgay Aldemir ile bir araya gelerek vakfımızın Suriye çalışmaları hakkında bilgi aldı. Aldemir, Suriye’ye dönük olarak savaşın ilk yıllarından beri halkın yanında olduklarını belirterek tercüme kitaplar, İşrak Gazetesi ve Fecr Radyo ile ilgili bilgiler verdi.

Görüşmenin ardından SMDK Başkanı Nasır el Hariri ve beraberindeki heyet Bülbülzade Vakfı Eğitim ve Hizmet Merkezi’nin gezerek ilgililerden çalışmalarla ilgili bilgi aldı. Hariri daha sonra Fecr Radyo’nun canlı yayın konuğu olarak Fecr Radyo Müdürü Aladdin Hüsso’nun sorularını yanıtladı.

SMDK Başkanı Nasır el Hariri ve beraberindeki heyet son olarak Bülbülzade Vakfı’nın önünde çekilen hatıra fotoğrafının ardından vakfımızdan ayrıldı.

Cumartesi, 24 Ekim 2020 11:03

AÖB Cuma Günleri Söyleşi Düzenliyor

Anadolu Öğrenci Birliği (AÖB) Gaziantep Yüksek Öğretim Birimi kız öğrenciler, Cuma günleri söyleşi dizisi gerçekleştiriliyor.

İstanbul sözleşmesi, iletişim sanattır, akademiye giden rota, stres ve öfke kontrolü, zaman yönetimi gibi konuların ele alındığı söyleşilerin ilk oturumunda “İstanbul Sözleşmesi” üzerinde duruldu. 9 Ekim Cuma günü video konferans yöntemiyle yapılan sunumda Fadime Eminoğlu şunlara değindi;

“Sözleşmeyi bütünüyle kabul etmek ya da reddetmek durumunda değiliz. Uygulamada çok hata var. Eleştiri güzel ama eleştiri kutuplaştırmanın yanı sıra şiddeti artırıyor. Müslüman olarak bizler var olan bir sorunu yok sayamayız, böyle gelmiş böyle gider diyemeyiz.

Zayıf olanı bilinçlendirmek, eğitimine destek vermek güçlendirmek gerekir. Zayıf ve suiistimale açık olanı korumak ve güçlendirmek gerek. Sağlıklı bir aileyi de sağlıklı bir bireyi de kolay kolay bir sözleşme yıkamaz.”

Söyleşinin ikinci oturumu 16 Ekim Cuma günü yapıldı. Video konferans yöntemiyle yapılan oturumda Hatice Sohbet, “İletişim Sanattır” konusu işledi. İletişimin önemi, güzel konuşmanın önemi, bunun yollarına dair yapılan söyleşide şunlara değinildi;

“İnsanlarla güzel konuşun” denmiştir sadece yakınlarınız, sevdikleriniz değil. Allah tarafından verilmiş her şeyin hakkını vermek gerek. Sözü güzelleştiren şey söze katılan sevgidir.

Sesimizi egzersizle terbiye etmemiz gerekir. Herkesi dinlemesini bilirsek, herkes de bizi dinler. Sadece anlamak için dinlemeye özen göstermeliyiz. Her insan Allah'ın ayetidir ve çıkardığı seste mucizedir, önyargısız bir şekilde dinlemek lazım. Konuşmaya çalışmadan önce dinlemeyi bilmeliyiz.

Küçük bir çocuk bile olsa hatta karşıdakinin görüşlerini beğenmesek de dinlemeyi bilmeliyiz. Her dil bir sanattır ve bilimdir. Bunu hakkıyla bilmek ve kelimeleri düzgün konuşabilmek sünnettir. Kendi sesimizi dinlemeden, nerde hata yaptığımızı bilmeden neyi düzelteceğimizi bilemeyiz. İnsan bulunduğu yerin şivesini ağzını taşıması gerekir, Türkçeyi de iyi konuşması gerekir. Kendini överek başlayan bir konuşma be kadar güzel olursa olsun karşılığı olamayabilir. Nerde ne konuşulacağını dinleyerek ve gözlemleyerek öğreniriz. İnandığımız şeyi söylemek lazım” dedi.

Anadolu Öğrenci Birliği Ortaöğretim biriminin eğitimcilere yönelik hazırladığı Online Eğitim Akademisi'nin 12. haftasında "Yeni Nesilde Sahih Din Bilincinin İnşası" konusu Prof. Dr. Ali Bardakoğlu’nun sunumuyla irdelendi.

Video konferans yöntemiyle yapılan ve moderatörlüğünü Turan Yaman'ın gerçekleştirdiği oturumda Ali Bardakoğlu şunları dile getirdi:

“Eskiden bilgi kaynakları sınırlıydı, insanlar bilgiye ulaşmakta zorlanıyorlardı. Şimdi ise çok kolay bir şekilde dinî bilgilere ulaşabiliyoruz. Fakat şimdi din hakkında konuşanlar dinde çok ayrıntılı, hayatta bir karşılığı bulunmayan bilgileri veriyorlar ve bazen birbiriyle çelişen konuları işliyorlar. Bu durum yeni nesli olumsuz bur şekilde etkiliyor.

Ayrıca dini anlatmada herhangi bir fıkhımız ve düzenimiz de olmadığı için ortaya çok farklı yorumlar çıkabiliyor. Bu farklılık gençlerin kafalarını karıştırıyor.

Bugün gençlerin örnek alacakları, İslam’ı gereği gibi temsil eden insanların sayısı oldukça azaldı. Bilgilerimiz amele dönüşmeyince dinî anlatımın ve dinin ayakları yere basmıyor. Bu durum sadece sözde kalınca buna bakan gençler dinden uzaklaşmaya başlıyor.

Dini, iyi bilmemiz iyi bir Müslüman olduğumuz anlamına gelmiyor, asıl önemli olan dini en güzel şekilde temsil etmemizdir.

Dini her yerde konuşuyoruz, çok sık bir şekilde dinî anlatımlara başvuruyoruz; fakat bunun karşılığını ve temsil gücünü taşımadığımız için bize bakanlar bu çelişkiden olumsuz şekilde etkileniyorlar.

Din ile tarihi, din ile kültürü birbirinden ayırmamız gerekiyor. Bugün din diye anlatılanların hep o bölgenin tarihi ve kültürü olduğunu görüyoruz. Bundan uzaklaşıp dinin aslını, özünü insanlara anlatmalıyız.

Anlattığımız dinin insanların ihtiyaçlarına cevap veren, hayatlarına dokunan, hayatlarında karşılığı olan bir dini insanlara anlatmamız ve bu dini temsil etmemiz gerekiyor.

İslam farklı bir şeydir, Müslümanlık farklı bir şeydir. İslam, Allah’ın en mükemmel sisteminin adıdır. Müslümanlık ise hata yapma ihtimali, unutma ihtimali çok olan bizlerin yaşamaya çalıştığıdır. Dolayısıyla bizler İslam ile Müslümanlığımızı aynı kefeye koymamalıyız. Bizler İslam'ı yaşamaya çalışanlarız. Dinin otoritesi, dinin sahibi değiliz. Allah adına, Peygamber adına konuşamayız; ancak bireysel olarak dinden sorumluyuz.

Kur'an-ı Kerim,  yaşanan durumlara göre, müşriklerin ve Müslümanların tavırlarına göre ayet ayet oluştu ve indi. Dolayısıyla iyi bir siyer bilgisine,  ayrıca ayetlerin iniş sebebini, indiği toplumu iyi bir şekilde bilmeliyiz. Bunları bilmeyen gençlerimizin ellerine hemen meal vermek gençlere çok ağır gelir, bu şekilde ayetlerin mesajını istedikleri gibi alamazlar.

Hadislerin de ifade edildiği durumları, ortamları bilmeden de hadislerle ilgili yanlış anlaşılmalar ortaya çıkar.

Gençlerin önüne daima dini sürmektense, ayetleri sürmektense onlara nefes alabilecekleri, yorum yapabilecekleri ortamları oluşturmalıyız.

Dünya'da Allah'ın koyduğu sistemde sebep sonuç ilişkisi vardır. Her yapılan bir yenilik ortaya çıkarır. Bu anlamda İslam kaderci değildir; İslam’da dinamik ve hareketli bir dindarlık vardır. Fakat özellikle Osmanlı döneminde kadercilik bu toplumda etkili olmuş ve dinden sayılmıştır. Bu durum dinamik ve hareketli olan dine büyük bir darbe indirmiştir.

Bütün bunlardan sonra gençlerin dinden uzaklaşmaları son derece normaldir. Sahih Din için, İslam dünyasının üretken olması, salih ameller işlemesi, insanlığa hayırlı işler sunması, insanlığın ortak tecrübesine ve mirasına katkıda bulunmamız gerekir.

İslam'ın mesajını bütüncül olarak ele almamız, hayatın tamamına yönelen, hayatın tamamını kapsayan bir şekilde İslam'ı temsil etmemiz gerekmektedir. Böyle yaparsak İslam'ın rahmeti bizleri her yönden kuşatacaktır. Dini sadece ibadet, belli başlı helaller ve haramlar olarak temsil edersek din eksik kalmış olur. Dinin hayatımızı kuşatması ve hayatımızın tamamında etkili olması gerekir.

Asıl sünnet; Peygamber ahlakıyla ahlaklanmaktır. Asıl hidayet, insanları ellerinden tutup bir yerlere götürmek değil; insanlara doğruyu göstermektir. Sahih Din için, bilgiden daha çok; örnekliğe, davranışa,  yaşam tarzına, temsiliyete ve en önemlisi de ahlaka ihtiyacımız vardır” dedi.

Ortadoğu Medya İletişim Merkezi tarafından TRT Kürdi için çekilen Rênas (Yol Gösteren) programının 4. sezon çekimleri başladı.

Suriyeli âlim ve mütefekkir Prof. Dr. Mustafa Müslim tarafından sunulan program Ortadoğu Medya İletişim Merkezi TV Stüdyosunda yapılan çekiliyor. 13 bölüm halinde çekilen programda Prof. Dr. Mustafa Müslim güncel meselelerden itikadi konulara kadar birçok konuyu izleyicilerle paylaşılıyor. Programda stüdyodaki katılımcılardan ve sokaktaki izleyicilerden gelen sorular da cevaplanarak konular derinlemesine irdeleniyor.

Rênas (Yol Gösteren) programını Pazar günleri saat 11.00’da TRT Kürdi kanalından izleyebilirsiniz.

Kuveyt Uluslararası El Rahme Derneği Suriye ve Türkiye sorumlusu Velid Ahmed El Suveylim vakfımızı ziyaret ederek çalışmalarımızla ilgili bilgi aldı.

Ziyarette vakfımızın Başkanı Turgay Aldemir ile görüşen El Suveylim ile Türkiye ve Suriye’ye dönük eğitim ve insani yardım çalışmaları ile ilgili görüş alışverişinde bulunuldu. Velid Ahmed El Suveylim görüşmenin ardından Bülbülzade Vakfı Eğitim ve Hizmet Merkezi’ni de gezerek çalışmalarla ilgili ilgililerden bilgi aldı.

Page 1 of 98

logolarımız