Ramazan İstişaremizin İkincisi Yapıldı

Ramazan İstişaremizin İkincisi Yapıldı Öne Çıkarılmış

Bülbülzade Vakfı’nın her yıl Ramazan ayında düzenlediği “Geleneksel Ramazan İstişareleri”nin ikinci ve son oturumu 25 Mayıs Cumartesi günü Davut Özgül Konferans Salonunda yapıldı. 

Arınma ve muhasebe ayı olan Ramazan’da yapılan ikinci istişare oturumuna vakıf yönetimi, vakıf bünyesinde faaliyet gösteren 18 komisyon ve birim ile semt derneklerinden temsilciler katıldı. Ramazanın ruhuyla örtüşen istişarelerin ikinci oturumunda yeni yılın planlanması, öne çıkarılacak konular ve faaliyetler ile şehrimizin, ülkemizin ve ümmetin öne çıkan sorun ve gündemlerine dair fikirler müzakere edildi. İftardan sonra başlayıp sahur vaktinde kadar süren Ramazan istişaremizin ikinci oturumunun gündem maddeleri ise;

- Ramazan İstişarelerinin Genel Değerlendirmesi

- Kurumsallaşma ve Vakıf Kültürümüz

- Kurumlarımızın Görünürlüğü ve İşlevselliği

- Entelektüel Gelişimimiz

- Mali Yönetim

- Genel katılımlı programların (Âlimler Çalıştayı, Kadın Buluşması, Öğretmen Sempozyumu, Öğrenci Buluşmaları vd.) olarak belirlendi.

Yönetim Kurulu üyesi M.Hıdır Akaslan’ın moderatörlüğünde başlayan programın sunuş konuşmasında Akaslan şu ifadelere yer verdi; “İftardan sahura ramazan istişaremizin ikinci oturumundayız. Birinci oturumumuzda pratiği konuşmuştuk. Yaptığımız çalışmaların değerlendirmesini yapmıştık. Bu ikinci oturumumuzda da daha çok teorik üzerinde konuşacağız. Teoriğin değerlendirmesini yapacağız. Ne yaptık, nasıl yaptık, nasıl yapmamız gerekirin hep beraber müzakeresini yapacağız. Kendimizi sürekli yenilemek, revize etmek gerekiyor. Bu değişimin içerisinde en fazla kurumlarımız etkileniyor. Aslında kurumlarımız kuruluş sırasında benimsemiş olduğu varoluş gayeleri ve bütün bunları niçin yaptığı gibi ana etkenler dışında organizasyon şekli,  yönetim biçimi, mali kaynak temini, faaliyet alanları, görünürlük, resmi kurumlarla ilişki biçimi, toplumun diğer kesimleri ile ilişki biçimi gibi alanlarının tamamını revize etmek zorunda kalmıştır. Ya da revize etmeyerek oyundan düşmüşlerdir. Son 20 yıldır Türkiye’de baş döndürücü bir hızla değiştiği zaman dilimi olmuşlardır. 20 yıl öncesinin mahkûmları 20 yıl sonra günün, vaktin belirleyici unsurları haline gelmişlerdir. Biz bu değişimle beraber büyüdük, büyüyoruz. Her büyüme aslında bir krizi beraberinde getiriyor. Bir krizle karşı karşıyayız. Aslında bütün STK’lar da böyle bir krizi yaşıyor. Bu krizi aşabilirsek STK’lar olarak daha da büyümüş olacağız. En önemli sıkıntılardan biri de muhafazakârlaşma. Yapılan çalışmaları olduğundan daha fazla büyütmek de bir muhafazakârlaşmayı getirecek. Böyle bir muhafazakârlığın içine düşmeden teorimizi konuşmamız gerekir” dedi.

Bülbülzade Vakfı Başkanı Turgay Aldemir de değerlendirme konuşmasında şunları söyledi; “Ramazanın başından beri yoğun bir program icra ettik. Yaptığımız işi bir bilgi ve bilinçle yapmamız gerekiyor. Burası da içinde yaşadığımız toplumun sorunları için bir arayış. Bizim sürekli yenilenmeye ihtiyacımız var. Zaman bizim için bir imtihan. Asla geri getirme imkânımız yoktur. Hiçbir şeyle onu satın alamayız. Onun için bir teşkilatın zaman bilinci yoksa onun mekânda yer tutması mümkün değildir. Başka bir zamanda kalır. Hep geç kalmışlığı, dünü konuşur. Bu işlerimizi yaparken ortak bir dil ve hissin meydana gelmesi için ortak referans metinler, referans kitaplar vardır. Bizim teşkilatımızda da gerek fikri birlik, gerek dil birliği, gerek eylem birliği için insanların birbirine yakınlaşması için referans metinlere ihtiyaç var. Toplumsal süreçlere, özelikle toplumsal meselelere dönük yüzümüz olmadığı zaman, söz hayatla buluşmadığında sokakla bağ kurulamıyor. Sokağın, gençlerin, kadınların, engellilerin, azınlıkların, farklı dini ve fikri grupları anlamaya dair bir çabanız yoksa kendi oluşturduğunuz o konfor dünyasında başka bir sürece evriliyor. Bunları gerçekleştirirken karşılaştığımız bir sıkıntımız var. Reel politiğin tansiyonu an be an değişen gösterimleri bu tansiyonun bizim teşkilatlarımızda da çok fazla gündem oluyor olması. Muhtemel yaşanan ülkedeki sorunlar bunlara çok evirildiğimiz zaman aşırı gergin veya aşırı özgüvenli olan, her an bir meselede patlayan, öbür meselede dünyayı kurtaran bir insan profili ile karşı karşıya kalıyoruz. Bunun için bir İslami hareketin, toplumsal değişimi hedefleyen bir hareketin reel politiğin gündemine, tansiyonuna kendini teslim etmemesi lazım. Hayatın hızı düşüncenin demlenmesini engellediği için ayaküstü, yalnız kalmaktan korkan, kendi ile yüzleşmekten kaçınan insanlar var oluyor.

Bir diğer konumuzda dil ve düşünce. Yani daha sorumlu, daha kapsayıcı, özellikle kadim dilimizle yaşadığımız toplumun dilini buluşturmamız gerekiyor. Dünyamızda, hareketimizde, cemiyetimizde dil; dünyamızın, fikir hayatımızın taşıyıcı sistemidir. Bununla barışmamız gerekir. Buna dair okumalara ve gayretlere biraz daha ağırlık vermemiz gerekiyor. Bir hareketin dinamizmi muhafaza etmesi iç bütünlüğünü korurken süreklilik içerisinde değişimi başarmasına bağlıdır. Hem dinamizmi koruyacağız, hem iç bütünlüğümüzü muhafaza edeceğiz, hem de süreklilik içerisinde kurucu referans metinlerimize bağlantıyı koparmayacağız. Birbirimizi ve bu hayırlı işlerimizi istikamette tutmak çok önemli. Özle, ruhla, varoluş meselesiyle daha köklü bağlar kurmamız lazım” dedi.

Konuşmaların ardından Ramazan İstişaresi sahura kadar devam etti.

Yazar Hakkında

bulbulzade.org

"Arzın imarını ve neslin ıslahı"nı kendisine ilke edinen vakfımız 1994 yılından beri Gaziantep'te faaliyetlerine devam etmektedir...

Benzer Ögeler

  • Bülbülzade Vakfı Genel Kurulu Yapıldı

    Bülbülzade Vakfı Genel Kurulu 17 Haziran Pazartesi günü Davut Özgül Konferans Salonunda yapıldı.

    7 kişilik yönetim kurulunun seçildiği genel kurula Bülbülzade Vakfı Başkanı Turgay Aldemir, mevcut yönetim kurulu üyeleri, komisyon başkanları, komisyon üyeleri ve gönüllüler katıldı.

    Seçimi gerçekleştirmek üzere yönetim kurulu tarafından görevlendirilen tertip kurulunda Mustafa Kar, Mehmet Ali Eminoğlu ve Adem Er yer aldılar. Tertip kurulu adına konuşan Mustafa Kar; “bu seçim tarihe tanıklıktır. Bu kadar rahat, bu kadar huzurlu kendi yönetimini belirleyen camialar gerçekten azdır. Hepimiz üzerimizdeki mesuliyetin farkındayız. Buradan çıkacak kararlarla bu camianın bu şehirde daha güzel şeyler yapacağına inanıyoruz. Buradan çıtayı biraz daha yükselterek daha güzel şeyler yapmamızın başlangıcı olacağının kanaatindeyiz” dedi.

    Bülbülzade Vakfı Başkanı Turgay Aldemir de seçim dolayısıyla yaptığı konuşmada şu ifadelere yer verdi; “Bugün Muhammed Mursi’yi Rabb’inin katına gönderdik. Mursi hayatının birçok noktasına tanıklık ettiğimiz ailemizin bir ferdi idi. Mısır tarihinde bu son dönemdeki zulümler firavun döneminin ötesine geçti. Yanı başımızda Suriye’de bir milyon insan öldü. Hapishanelerdeki 7 yüz 8 yüz bin insandan 5 yüz bininin kayıp olduğundan bahsediliyor. Bir milyondan fazla dul, iki milyondan fazla yetim var. Irak bundan farksız 1 milyon 6 yüz bin şehit verdi. Libya’da şehit olan insanların kayıtları bile tutulmuyor. Hakikaten bir kaos çağına tanıklık ediyoruz. Güvenden, merhametten söz etmek neredeyse imkânsız.

    Allah’u Teala bu yaşananlara yeniden bir uyanış için, yeniden bir umut için bizleri bir uçurumun kenarından alıverip dini ile müşerreflendirdi ve bizleri de kardeş kıldı. Bu kardeşliğimizde bizleri merhametiyle buluşturdu bu buluşmalar sonucunda bu hayır kurumları oluştu. Düştük, kalktık, itildik, ötelendik, yanlış yaptık, doğru yaptık, birbirimizi üzdük, kavga ettik ama hep kardeş kaldık. Çünkü şunu öğrenmiştik, biz iyi olmak zorundaydık. Bize umut bağlamış hiç tanımadığımız, bilmediğimiz dünyanın en ücra köşesinden kardeşlerimiz olduğunu biliyoruz. Birçoğumuz gittik bunlara şahitlik ettik. Nerdeydiniz? Varlığınız bizlere umut oluyor dediklerini gördük.

    Bugün 118 arkadaşımızla bu camianın geleceğinde, yönetiminde yer alacak arkadaşlarımızı seçeceğiz. Bu yapının bir hikâyesi var. Bizler seksenli yılların ikinci yarsından sonra Türkiye’nin o uyanışlarla beraber bir araya geldik. Ağaç altlarında, camilerin sofasında bir araya geldik. Bir ders halkası için beş camiden kovamadığımız günleri biliriz. Burada tefsir dersi yapamazsınız dendiği günler oldu bu ülkede. Ama bugün bu topluluktan hangi arkadaşımız hangi camiye gitse saygı ve ilgi ile karşılanır. Türkiye olağanüstü bir süreçten geçti. Dolaplarımızda birkaç kitap bulunduğu için yurttan atılanımız oldu. Ama bu vakıf binlerce, on binlerce kitabın olduğu kitabevleri, kütüphaneler açtı. Şuanda bu ülkede 21 tane kitap kafemiz var. Her arkadaşımızın evi bir kütüphane oldu.

    Biz 28 Şubattan sonra şöyle bir karar aldık; asla gizli saklı iş yapmayacağız, şiddetle işimiz olmayacak, insanlığa karşı bir işin içersinde olmayacağız, işimizi istişare ile yapacağız, cinsiyeti değil şahsiyeti merkeze alıp bu işleri ailecek gerçekleştireceğiz. Aynı fikir ve maneviyat dünyasını soluyan ve aynı hedefe doğru yürüyen kişiler bir geleneği, bir medeniyeti oluşturabilirler. Bunun için ders halkalarımızın, eğitim programlarımızın, kültürel çalışmalarımızın önemini, çok daha kıymetli olduğunu gördük. Bunun için öğretmen çalışmalarını hareketin en önemli birimlerinden birine dönüştürdük. Zihinlerdeki ve gönüllerdeki bu birlik, bu beraberlik, bu adanmışlık, bu hikâye zarar görürse bizim bedenen bir arada durmamızın hiçbir anlamı kalmaz. Onun için bu birlikteliği canlı tutmamız gerekiyor.

    Toplumsal ahitleşme dinamik bir süreçtir. Bugün yaptığımız toplumsal bir ahitleşmedir. Bir topluluğun en önemli özelliği krizlere cevap verme kapasitesidir. Türkiye ve İslam dünyası bir krizden geçiyor. Bu krizlere cevap verme biçimimiz, bunları karşılama biçimimiz, bunları alıp bir üst akılla cevap vermemiz bizi geleceğe taşıyacaktır. Eğer krizleri panik içinde karşılarsanız buradan bir çıkış elde edemezsiniz. Onun için yönetimi tabana yaymalıyız. Bu işe herkesi ortak etmek, herkesi bu işin bir parçası haline getirmek gerekiyor. Bu topluluğu farklı kılan en önemli şey dayanışmadır. Her akla, her yaklaşıma ihtiyacımız var” dedi.

    Konuşmanın ardından seçime geçildi. Seçim için Cavit Karakaş, Nevzat Arslan ve Canan Yılmaz divan kuruluna seçilerek seçimi yönetti. Seçim imza karşılığında pusulular verilerek seçmenden 7 kişi seçmesi istendi. Seçimin ardından sayım işlemine geçildi. Sayım işlemi sırasında mevcut yönetim kurulu sahneye gelerek yapılan çalışmalarla ilgili bilgiler verdi. Salondaki hazirun da seçimle ilgili duygu ve düşüncelerini ifade etti.

    Sayımın ardından divan kurulu tarafından seçim sonucu açıklandı. Sonuca göre; Turgay Aldemir, Rabia Aldemir, İbrahim Kutlu Özmantar, Adem Er, Yunus Atilla Hamallar, Mahmut Kaçmazer ve M. Hıdır Akaslan yeniden yönetim kuruluna seçilen isimler oldular.

    Bülbülzade Vakfında başlayan bu seçim geleneği 3 yılda bir gerçekleştirilecek.

  • Hayır Çarşısı ve Bahar Şenliklerimiz Sona Erdi

    Vakfımızın bu sene 13-14-15-16 Haziran tarihlerinde Festival Park’ta düzenlediği Hayır Çarşısı ve Bahar Şenlikleri sona erdi.

    Her yıl ihtiyaç sahipleri yararına geleneksel olarak düzenlenen Hayır Çarşısı ve Bahar Şenlikleri bu sene 13-14-15-16 Haziran tarihlerinde Festival Park’ta yapıldı. Hayır Çarşımızda; yöresel ev yemekleri, halı, ayakkabı, pasta, tatlı, döner, zücaciye, kıyafet, meşrubat ve tanıtım stantları yer aldı. Bahar şenlikleri kapsamında İstikrar Spor Kulübü tarafından Tekvando, Karate ve Aba Güreşi gösterileri gerçekleştirildi. Ayrıca canlı müzik ve çocuk etkinlikleri de ilgi ile takip edildi.

    İyilikder, Anadolu Öğrenci Birliği, Evde Karakter Eğitimi Komisyonu, Yetim Komisyonu, Bülbülzade Öğrenci Yurtları ve İstikrar Spor Kulübü de Hayır Çarşımızda stant açarak faaliyetlerini tanıtıyor. Yaz Okulu kayıtları ve Evde Karakter Eğitimi standındaki yüz boyama erkinliklerine çocuklar büyük ilgi gösterdi.

    Hayırseverlerin, gönüllülerimizin ve ailelerinin buluşma, kaynaşma noktası haline gelen geleneksel Hayır Çarşımıza emeği geçen tüm gönüllülerimize Bülbülzade Vakfı ailesi olarak teşekkür eder, hayır yolunda çalışmalarının devamını dileriz…

  • Hayır Çarşısı ve Bahar Şenliklerimiz Başladı

    Vakfımızın her yıl geleneksel olarak düzenlediği Hayır Çarşısı ve Bahar Şenlikleri Festival Park’ta başladı.

    Bülbülzade Vakfı’nın her yıl ihtiyaç sahipleri yararına geleneksel olarak düzenlediği Hayır Çarşısı ve Bahar Şenlikleri bu sene 13-14-15-16 Haziran tarihlerinde yapılıyor. Hayır Çarşımızda; yöresel ev yemekleri, kitap, halı, ayakkabı, pasta, tatlı, döner, zücaciye, kıyafet, meşrubat ve tanıtım stantları yer er alıyor. Bahar şenlikleri kapsamında canlı müzik, söyleşi, çocuk ve spor etkinlikleri de yer alacak.

    İyilikder, Anadolu Öğrenci Birliği, Evde Karakter Eğitimi Komisyonu, Yetim Komisyonu, Bülbülzade Öğrenci Yurtları ve İstikrar Spor Kulübü de Hayır Çarşımızda stant açarak faaliyetlerini tanıtıyor.

    13-14-15-16 Haziran tarihlerinde Festival Park’ta düzenlediğimiz Hayır Çarşısı ve Bahar Şenliklerimize ailenizle birlikte bekliyoruz…

Yorum yapın

(*) ile işaretlenmiş zorunlu alanların tümünü doldurduğunuzdan emin olun. HTML kodları kullanılamaz.

logolarımız