İnna Lillahi ve İnna İleyhi Raciun

İnna Lillahi ve İnna İleyhi Raciun Öne Çıkarılmış

“Onlar ki, malum insanlar kendilerine “Bakın, düşmanlarınız size saldırı için toplandı, onlardan korkun!” demişlerdi de, işte bu onların imanını artırmış ve şöyle cevap vermişlerdi: “Allah bize yeter, O ne güzel vekildir!” (Al-i İmran, 173)

Son mahkemesinde Kur’an’ın bu ifadeleriyle seslenen Muhammed Mursi, Mısır devlet televizyonunun haberine göre, ‘mahkeme salonunda geçirdiği baygınlığın ardından’ yaşamını yitirdi.

Mısır’ın 2012 yılında seçimle göreve gelen ilk lideri Muhammed Mursi, seçilmesinden bir yıl sonra küresel güçlerin desteğiyle darbe yapan ordu tarafından devrilmişti. Darbenin ardından, Müslüman Kardeşler hareketine karşı tasfiyeye girişilmiş, yüzlerce kişi güvenlik güçleri tarafından şehit edilmiş, on binlerce kişi de hapse atılmıştı.

Abdulfettah Sisi’nin 3 Temmuz 2013’te yönetime el koymasından sonra, Mursi tek kişilik hücrede tam bir izolasyona tabi tutulmuş ve cunta tarafından Mayıs 2015’te ömür boyu hapis cezasına çarptırılmıştı. Davada 16 kişi de idam cezası almıştı.

Zalim cunta tarafından yıllardır zindanlarda tutulan Muhammed Mursi, yapılan işkenceler ve temel insani ihtiyaçlarının kısıtlanması neticesinde şehitlik makamına erişmiştir.

Darbeci Sisi yönetiminin, Mursi’nin şehadeti ardından ülke genelinde acil durum ilan etmesi yeni şiddet olaylarının habercisi gibi

Tüm dünya kamuoyunu duyarlı olmaya davet ediyoruz.

Milletinin onurunu savunurken Hakkın rahmetine kavuşan şehid;

Şehadetin kutlu olsun!

Yazar Hakkında

bulbulzade.org

"Arzın imarını ve neslin ıslahı"nı kendisine ilke edinen vakfımız 1994 yılından beri Gaziantep'te faaliyetlerine devam etmektedir...

Benzer Ögeler

  • Ramazan Kayan Semt Derneklerimizi Ziyaret Etti

    Bülbülzade Vakfı ve semt dernekleri tarafından düzenlenen “Aile Olmak” isimli konferansa konuşmacı olarak Gaziantep’e gelen Araştırmacı-Yazar Ramazan Kayan 9 Kasım Cumartesi günü semt derneklerimizi ziyaret etti.

    Ramazan Kayan ve beraberindeki heyet sırayla Merveşehir Derneği, Semt-i İbrahimli Derneği ve Fidander’i ziyarette bulundu.  Kayan, burada derneklerin çalışmaları ile ilgili bilgi aldı, dernek yönetimi ve gönüllüleri ile hasbihal etti, tavsiyelerde bulundu.

    Ramazan Kayan hasbihallerin ardından kitaplarını da imzaladı.

  • Semt Derneklerimizden Aile Olmak Konferansı

    Bülbülzade Vakfı ve semt dernekleri tarafından düzenlenen ve Araştırmacı-Yazar Ramazan Kayan’ın konuşmacı olarak katıldığı “Aile Olmak” isimli konferans 9 Kasım Cumartesi günü Bülbülzade Vakfı Davut Özgül Konferans Salonunda yapıldı.

    Bülbülzade Vakfı’na bağlı olarak Gaziantep’in çeşitli semtlerinde faaliyetlerde bulunan Merveşehir Derneği, Semt-i İbrahimli Derneği, Bilimder, Fidander, Şehreküstü Derneği’nin organizasyonu ile gerçekleştirilen programa vakıf ve dernek temsilcileri ile çok sayıda gönüllü katıldı.

    Anadolu Platformu’nun tanıtım filmi ile başlayan programda daha sonra dernek başkanlarının selamlama konuşmaları ile devam edildi. İlk konuşmayı Merveşehir Derneği Başkanı Mustafa Şakı yaptı. Şakı konuşmasında; “Aile Rabbimizin bize en büyük lütuflarından birisidir. Aile içerisinde mutluluğu, huzuru ve geleceğimizi kurgularız. Aile bizim için çok önemlidir ve bunun kıymetini bilmemiz lazım” dedi.

    Semt-i İbrahimli Derneği Başkanı Mahmut Kaçmazer de; “Azgın fırtınalara kapılmış bir gemi nasıl sükûnet bulacağı bir yer ararsa bizler için de aile odur. Aile olmak İbrahim olmaktır, İsmail olmaktır, Hacer olmaktır. Aile olmak Allah’a kul olmaktır. Allah bizleri nesillere örnek olmayı nasip etsin” dedi.

    Fidander Başkanı Mustafa Minüsker ise; “Dernek olarak şehrimizin Düztepe/Cengiz Topel semtinde faaliyetlerimizi sürdürüyoruz. Kendi iç dünyamızda, ailemizde, mahallemizde, derneğimizde, vakfımızda aile olabilmeliyiz” dedi.

    Şehreküstü Derneği Başkanı Mehmet Özkan da; “Hayra vesile olan hayrı yapan gibidir. Bugün hayır için buradayız. Rabbim birliğimizi, dirliğimizi daim etsin” dedi.

    Bilimder Başkanı Hamdi Keleş ise; “Bizler yerelde Bülbülzade Vakfı’na bağlı genelde ise Anadolu Platformuna bağlı kuruluşlarız. Bir mahalle, bir semt içerisinde tüm bireylerin uğrayabileceği ortamlar sağlıyoruz. Gençlerin frekansını yakalamamız lazım.   Gençlerimizi yetiştirmemiz gerekiyor. Onları iyi yetiştirebilirsek gelecekte bayrağı gönül rahatlığı ile onlara devredebileceğiz” dedi.

    Selamlama konuşmalarının ardından “Aile Olmak” isimli konferansını sunmak üzere Ramazan Kayan sahneye geldi. Kayan sözlerini şöyle sürdürdü; “Aile Allah’ın ayetlerinden bir ayettir. Bu ayeti doğru okumak lazım, bu ayeti güzel tefsir etmek lazım. Böylesine önemli bir sınavı nasıl vereceğiz? Aile imtihanımızı nasıl gerçekleştireceğiz? Bu konuda hem çocuklarımıza karşı, topluma karşı, ümmete karşı ve en önemlisi mahşerde Allah’a karşı mahcup olmamak için nasıl bir aile örnekliği ortaya koymamız gerekiyor? Bunu üç S formülü ile inşallah anlatacağım.

    Birincisi Sonsuzluk. Aile sıkıntılarımızı, sorunlarımızı aşabilmenin ilk ilacı sonsuzluktur. Şöyle bir düşünelim, yeryüzünde ilk aile nerede ne zaman kuruldu? Allah Hz. Âdem’i yarattı, beraberinde Hz. Havva’yı yarattı ve ilk ailenin yeri neresidir cennettir. Aile sınavı cennette başladı. Cennette her şeyi elde edebilirsiniz yalnız şu yasak ağaca dokunmayacaksınız. Sonsuza kadar cennette mutlu olarak yaşayabilirsiniz. Tek şartım yasak ağacın meyvesine dokunmayacaksınız. Şeytan boş durmadı. Devreye girdi ilk aileyi bozmak için iblis devreye girdi. Âdem ile Havva’nın kulağına fısıldadı, eğer bu ağacın meyvesinden yerseniz melekleşeceksiniz. Eğer bu ağacın meyvesinden yerseniz ebedi olarak cennette kalacaksınız. İlk aile sınavı cennette başladı. İlk aile sürgünü de cennetten yeryüzüne oldu. Peki, yeryüzüne gelip ne yaptılar? Allah bunları uzunca bir süre birbirinden ayırdı ki ailenin kıymetini anlasınlar diye. Tekrar Mekke’de Arafat meydanında buluştular birlikte tövbe ettiler, rablerine dua ettiler. Allah ikisinin de duasını kabul etti, tekrar cennetin yolunu açtı. Birbirini suçlamadılar, birlikte Allah’a dua ettiler ve yeniden o aileyi, o birlikteliği cennete taşımak nasip oldu.

    Dünyadaki tüm evliliklerimizin hedefini belirleyeceğiz. Biz niçin aile oluyoruz? Niçin evlat sahibi oluyoruz? Hedefimiz ne olacak? Sadece üç günlük dünyada mutlu olmak için değil bu evliliği sonsuzluğa nasıl taşıyacağız, cennette nasıl sürdüreceğiz? En güzel evlilik cennete taşınabilen evliliktir. Gerçek dost kimdir biliyor musunuz? Birbirlerini cennete hazırlayan insanlardır. Gerçek eş kimdir biliyor musunuz? Birbirlerinin cennetine destek veren insanlardır. Dünyadaki evliliklerimiz evliliğin provasıdır. Gerçek evlilik inşallah cennette gerçekleşecek. Dünyadaki evlerimiz maket evlerdir. Kalcı konutları Allah cennette hazırlamış bizi bekliyor. Maket evlerde, prefabrik evlerde teselli bulmayın çıtayı yükseltin. Allah sizi Daru’s Selam’a davet ediyor. O zaman dünya sınavımız kolaylaşacaktır. Aile ilişkilerimiz ahretimizi riske atmasın gerisi önemli değil.

    İkincisi sorumluluk bilinci. Evlilik demek sorumluluk demektir, sabır demektir, Allah’ın sınırlarını muhafaza etmek demektir. Sorumluluk sadakat demektir, ciddiyet demektir. Hac’da Safa ile Merve arasında yürüyorum. Acaba bu iki tepe arasında neden yürüyoruz? Say’ın manasını, sırrını çözebildim. Şimdi sizinle paylaşayım. Kur’an-ı Kerim üç aileyi öne çıkarır. Bir İbrahim’in ailesi, İmran ailesi, Muhammed ailesi. Mekke’ye gittiğinizde İbrahim Ailesine misafir olursunuz. Medine’ye gittiğinizde Muhammed Ailesi sizi misafir edecektir. Kudüs’e gidince de İmran Ailesi sizi misafir edecektir. Safa ile Merve arasında yürüyorum. 4 bin yıldır bu devam ediyor. Büyük insanların, büyük ailelerin imtihanları büyük olur. Eğer siz büyük bir aile olmak istiyorsanız büyük imtihanlara hazır olacaksınız. Allah sevdiklerini büyük imtihanlarla derecelerini yükseltiyor. Allah Hacer annemizin yürüyüşünü öyle önemsedi ki çölde zemzem fışkırttı. Kıyamete kadar hacı olmak isteyen kişiler Hacer’in yaptığını yapmadan hacı olamıyor. İnsanlık için çıkarılmış hayırlı bir ümmetiz biz. Yeryüzündeki tüm acıları paylaşacağız. Allah da bizim acılarımızı azaltacak. Mutlaka beş vakitten bir vakit namazı ailemizle birlikte kılalım. Mutlaka bir yemeği birlikte yiyelim. Ve en az günde 10 dakika ailemizle sohbet edelim. Hatta mümkünse birlikte seyahat edelim.

    Aile sınavımızı vermenin üçüncüsü de sadelik. İslam bizden sade yaşamamızı istiyor. Sünneti seniye bize bunu öğretiyor. Müslüman sade olacak, doğal olacak dürüst olacak. Sadeliği İslam çok önemsiyor. Bana sorsalar dünyanın en sade yapısı neresidir deseler Kâbe’dir derim. Allah kendi evinin neden bu kadar sade olmasını istemiş? Niçin? Yerlerin göklerin hâkimi olan Allah’ın evine bakıyorsun dört duvar. Allah’ın evinin sadeliği hiç mi bize yansımayacak. Bu kadar şatafat nereye kadar? Zerreyi miskal şerrin de hayrın da ortaya çıkacağı bir gün bizi bekliyor” dedi.

    Ramazan Kayan sunumun ardından kitaplarını imzaladı.

  • Sivil Toplum Oluşumunda Fikriyat

    Anadolu Platformu Başkanı Turgay Aldemir, 1 Kasım Cuma günü Körfez Derneği tarafından Payas Selim Şahin Konferans Salonunda düzenlenen “Sivil Toplum Oluşumunda Fikriyat” başlıklı bir sunum gerçekleştirdi.

    Kur'an-ı Kerim tilaveti ile başlayan programda konuşan Aldemir’in konuşmasından satır başları şöyle; ”Türkiye'deki sivil toplum örgütlerinin Afrika'da binlerce kuyu açmış olduklarını, milyonlarca yardım paketleri ve kurban dağıttıklarını görüyoruz.

    Hz. Peygamber’in derdi bizim derdimiz, ashabın derdi bizim derdimiz, Bu dava her zaman bizim de derdimiz olmaya devam etmeli. Komşusu açken tok yatan bizden değildir bilinci ile çalışmalıyız. Bir sivil toplum kuruluşu olarak bizim bir derdimiz var, ümmetin derdi bizim derdimiz. Gökyüzünün öğrencisi olmadan yeryüzünün öğreticisi olamazsınız diyen Aliye İzzet Begoviç’in bu sözü bizim düsturumuz olmalı.

    Bizim görevimiz Kur'an'ın mesajını toplumlara ulaştırmaktır. Sorunları keşfettik, hataları gördük, çareleri kendimize bir görev bilmek bizim önceliğimizdir. Bunun için istişare önemli. Bunun için bir teşkilat olarak ne yapmalı, nasıl yapmalı, nasıl bir dünya, nasıl bir gelecek hedefimiz olmalı bunları tefekkür etmeliyiz ve harekete geçmeliyiz? Bizim amacımız, bizim gayemiz budur. Bunları yaparken temel değerlerimiz ne? Bizi bir arada tutacak temel ilkelerimiz ne? Bunun için temel referansımız Kur'an-ı Kerim ve Sünnet olmalıdır.

    Bakınız şu kadar insan birçok peygambere nasip olmadı. Bunca insanın potansiyelini elimizde tutuyoruz. Bunu iyi değerlendirelim. İçimizdeki değerleri harekete geçirelim. Fırsatları değerlendirelim. Noksanlıklarımızı iyi belirlemeliyiz. Belirlemeliyiz ki ona göre çareler üretelim. Önce zaaflarımızı iyi tespit edelim, risk analizleri yapalım. Başarıya giden yolda bunlar önemli mihenk taşları. Hedef kitlemizi iyi tespit edelim, onlara ulaşalım. Yol yürürken bizi değerli kılacak yol azığımızdır. Stratejimizi iyi belirleyelim. Programlı çalışmazsak verimli sonuç elde edemeyiz.

    Dış ülkelerden birçok ziyaretçilerimiz geliyor Anadolu Platformuna. Bunların bizden talep ettikleri gıda yardımı değil, maddi yardım değil, onlar bizden önderlik istiyor, fikir istiyor. Tecrübelerinizden yararlanmak istiyor. Ümmet bizden bir şeyler bekliyor. İslam dünyasındaki bu çöküşü durduracak bir çözüm yolu bekliyorlar bizden.

    Yeni bir şeyler, yeni kavramlar,  projeler üretelim. Eski alışkanlıklar ve söylemler artık etkisini yitirdi. İslam'ın değerlerinden taviz vermeden yeni şeyler üretmemiz gerekiyor. Arkadaşlar toplumun yaşadığı hayata, sıkıntılara siz cevap üretemezsiniz o toplumu elden kaçırırsınız. O toplum başka yerlere yönelir. Yeni bir peygamber gelmeyeceğine göre bu davayı yürütecek olanlar İslami duyarlılığa sahip bizler ve İslami düşüncede olan sivil toplum örgütleridir.

    Öncü olmanın sorumluluğu, bilincinde olalım. Şahitliğin sorumluluğundan kaçamayız. Özellikle aile bağlarını güçlendirmeliyiz. Bizim ailemiz sade anne babadan oluşan bir aile değil. En azından tüm sülalemiz, komşularımız, mahallemiz hepsi bizim ailemiz. Onlara zaman ayıralım. Bizim derneklerimiz proje üretme yeridir. Uygulama sahamız ise ailelerimiz, işyerimiz, komşularımız, mahallemiz, okullarımızdır.

    Ders grupların da dertlerimize ortak olalım. Birbirimizin dertleriyle ilgilenelim. Birlik ve beraberlik içerisinde iş yapma ve bu işi yaparken birbirimizin hukukuna dikkat edelim. Güzel başlayalım güzel bitirelim. Niyetimiz hayır olursa akıbetimiz de hayır olur. İşimiz güzel olsun. Ayinesi iştir kişinin lafa bakılmaz diyor Ziya Paşa. Bizler icraat yapan olmalıyız. Anadolu Platformu bizi hayata götüren yollardan bir tanesidir. Bu yolda bir nefer olmaktır bizim işimiz. Bizim kutsalımız yaptığımız hayırlı işlerdir. Yoksa kurumlarımız değil. Bunları yaparken yanlış da yapabiliriz, yanlış yapmaktan korkmayalım. Allah tevbe kapısını her zaman açık tutmuştur. Yanlışlar bizi doğruya ulaştıracak. Onun için yanlışlar moralimizi bozmasın. İşlerimize engel olmasın.

    Bu mücadeleyi yürütürken Hakkı, ahlakı, adaleti hayatımızın merkezine oturtalım. İşlerimizi ciddiyet ve bir düzen içerisinde yapalım. Samimiyet ve gönülden işimize bağlanalım. Gerekli bilgi ve birikim sahip olmak çok önemli. Başladığımız işlerimizi neticelendirelim. Neticelendirinceye kadar azimle devam edelim ve işlerimizi her zaman takip edelim.

    Ortak bir dilimiz olsun, onun için ortak kavramları okuyalım, referans metinlerimiz öncelikle Kur'an ve hadisler olsun. Dünün güneşiyle bugünün çamaşırı yıkanmaz. Günümüze hitap eden kavramlar, söylemler oluşturalım. Ders halkalarına önem verelim. Reel politiğe kendimizi kaptırmayalım, bu bizi çözülmeye götürür. Derneklerimizin giderleri için aidatlarınızı ödeyelim ve gelir giderimiz de daima şeffaf olmalı.

    Bilgi önemli fakat Kur'an'ın ifadesi ile kitap yüklü merkepler gibi olmayalım. Halimiz ve kavlimiz bir olsun. Özümüz, sözümüz, içimiz, dışımız bir olsun. Davamızın ağırlığını yaşantımıza yansıtalım. Kapsayıcı, kuşatıcı bir dil kullanalım. İnsanımızın rızasını almak için işlerimizi istişare ile yapalım” dedi.

Yorum yapın

(*) ile işaretlenmiş zorunlu alanların tümünü doldurduğunuzdan emin olun. HTML kodları kullanılamaz.

logolarımız