Bülbülzade Yurtlarında Tanışma Programı Düzenlendi

Bülbülzade Yurtlarında Tanışma Programı Düzenlendi Öne Çıkarılmış

Bülbülzade Aygün Erkek Öğrenci Yurdu ile Bülbülzade Eruslu Kız Öğrenci Yurdu’nda kalan öğrenciler için tanışma programı düzenlendi.

26 Eylül Perşembe günü yapılan programa Bülbülzade Yurtları Genel Müdürü Oktay Altun, yurt personeli ve öğrenciler katıldı. Erkek öğrenciler için düzenlenen tanışma etkinliği Bülbülzade Vakfı Davut Özgül Konferans Salonunda, kız öğrenciler için düzenlenen tanışma etkinliği ise BEKAM Konferans Salonunda yapıldı.

Kur’an-ı Kerim tilaveti, Bülbülzade Vakfı ve Anadolu Öğrenci Birliği’nin tanıtım filmlerinin izlenmesi ile başlayan programda konuşan Bülbülzade Yurtları Genel Müdürü Oktay Altun, öğrencilerimiz ve çalışanlarımızla kendimizi bir aile yurdumuzu da bir ev olarak gördüklerini vurgulayarak; “İstikrar Spor Kulübü, Katre Sanat Merkezi ve Ortadoğu Medya İletişim Merkezi’nin imkânlarınızdan öğrencilerimizle faydalanıyoruz. Her öğrencimiz kendi öz evladımız anlayışındayız. Öğrenciler ve çalışanlarımızla kendimizi bir aile yurdumuzu da ev olarak görüyoruz. Araştıran, soruşturan bireyler olarak yetişmemizi ve bir başkasının hakkına riayet etmenizi rica ediyorum. Yurt yönetimi olarak her zaman yanınızdayız” dedi. Oktay Altun konuşmasında yurt olarak yıl içinde yapacakları faaliyetlerden de bahsetti.

Erkek öğrenci tanışma programında Yunus Keklikçi, kız öğrenci tanışma programında ise Şehadet Gerçek Anadolu Öğrenci Birliği’nin öğrenci çalışmalarıyla ilgili katılımcılara bilgi verdi. Tanışma programı ikramların ardından sona erdi.

Yazar Hakkında

bulbulzade.org

"Arzın imarını ve neslin ıslahı"nı kendisine ilke edinen vakfımız 1994 yılından beri Gaziantep'te faaliyetlerine devam etmektedir...

Benzer Ögeler

  • Düzensiz Göçmenlerin Entegrasyonunda STK'ların Rolü

    Anadolu Platformu Başkanı Turgay Aldemir Gaziantep Üniversitesi tarafından 14 - 16 Ekim tarihleri arasında Gaziantep’te düzenlenen Dünya Göç ve Mülteci Kongresi’nde bir sunum gerçekleştirdi.

    16 Ekim Çarşamba günü Fen Edebiyat Fakültesi Ömer Asım Aksoy Salonu’nda gerçekleştirilen oturumda Aldemir, “Düzensiz Göçmenlerin Entegrasyonunda STK'ların Rolü” başlıklı bir sunum gerçekleştirdi.

    Turgay Aldemir sunumunda bugün batının aradığı farklılıkların geçmişte Bağdat’ta, Semerkant’ta buram buram yaşandığını belirterek; “Yitiğimizin peşine düşmemiz gerekirken bugün daha fazla parçalanıyoruz. İnsan tanık olduğundan sorumludur. Biz bugün bu coğrafya’da büyük bir drama, hatta soykırıma şahitlik ediyoruz. Maalesef bugüne üretilmiş sosyal bilimler insanlığın bu çaresizliğine kifayetsiz kalıyor. Bu noktada sorunun çözümü birlikte yaşamak. Ama nasıl? Hangi değerlerle? Birlikte yaşamamayı savunanlar niçin bunu savunduğunu da ortaya koyması gerekir. Bunun için bizim masa başında çizilen çalışmalarla bu toplumu bir yere taşımadığını gördük. Eşit zeminde, beraber, birlikte, hiç birini ötekileştirmeden birbirimizi var edeceğimiz en önemli gerçeğimiz. Bu insanların hayatı bir kısım sayılardan ibaret değil. Kendi iç dünyalarını gözden kaçırmadan hayallerini, umutlarını, kültürlerini, dillerini, dinlerini, tarihten getirdiklerini kaybetmeden bu sorunun çözümüne odaklanmamız gerekir. Bu sempozyumda da buna dair çok güzel umut verici gelişmeler oldu. Bir taraftan uyumdan bahsediyoruz diğer taraftan kabulü daha fazla konuşup içselleştirmemiz lazım. Bildiğimizden sorumluyuz. Bildiğimiz şey bize bir sorumluluk yükler. Bu kadar tespiti yapan bizlerin çözüm için bir araya nasıl gelebiliriz oturup konuşmamız lazım. Göçe maruz kalanların %48’i çocuklardır. Yarım hayatlardır, yarım kalmış sevinçlerdir. Bu çocuklar nasıl bir dünyaya açılacaklar? Bizim eğitime, kültüre, fikre, farklıklara yoğunlaşmamız lazım” diye konuştu.

    Anadolu Platformu Başkanı Turgay Aldemir sunumun ardından dinleyicilerden gelen soruları da yanıtladı.

  • Anadolu Platformu Bildirisi

    Türk Silahlı Kuvvetleri, Suriye Milli Ordusu’yla beraber 9 Ekim 2019 tarihinde Suriye’nin kuzeyine ‘Barış Pınarı’ isimli bir harekât başlatmıştır. Anadolu Platformu Barış Pınarı Harekâtıyla ilgili bir bildiri yayımladı. İşte o bildiri:

    Türk Silahlı Kuvvetleri, Suriye Milli Ordusu’yla beraber 09.10.2019 tarihinde Suriye’nin kuzeyine ‘Barış Pınarı’ isimli bir harekât başlatmıştır. Harekâtın amacının PKK/PYD ile DAEŞ terör örgütlerinin bölgedeki etkinliklerine son vermek, terör örgütlerinin baskısına maruz kalan sivil halkın güvenliğini sağlamak, güvenlik endişesiyle evlerini terk edip Türkiye’ye sığınan Suriyelilere güvenli bir bölge oluşturmak olduğu yetkililerce ifade edilmiştir.

    Bu harekât, bölgemizdeki emperyalist planları boşa çıkarmak amacındadır. Bilindiği gibi İslam coğrafyası, II. Dünya Savaşı ve özellikle Soğuk Savaş sonrasında sürekli bir tazyik altında bulunmaktadır. Emperyalistlerin yayınladıkları haritalar; İslam alternatifinin ortadan kaldırılması, petrolün selameti ve İsrail’in güvenliği için bölge ülkelerini çok sayıda parçaya bölmeyi öngördüklerini ortaya koymaktadır. Küresel çıkar hesaplarının gerçekleştirilebilmesi için bölge halklarının etnik ve mezhepçi temelde ayrıştırılması, birbirine düşürülmesi ve coğrafyanın ateş altında tutulması öngörülmektedir.

    İnsanlık karşıtı bu planların uygulama alanlarından biri olan Suriye, bu hedefler doğrultusunda bir iç savaşa sürüklenmiştir. Nerede ne söyleyeceği, ne yapacağı belli olmayan Trump’ın, günah çıkarırcasına, “ABD, hiçbir zaman Ortadoğu’da olmamalıydı. Bu bitmeyen salakça savaşlar, bizim için bitiyor!” demesine rağmen söz konusu haritaları çizenler, meşum planları hazırlayanlar, bölgeyi kan ve ateş çukuruna dönüştürenler de başkası değil.

    Emperyalist güçler, bölgeyle ilgili emellerini gerçekleştirebilmek amacıyla Türkiye sınırının sıfır noktasında terör örgütlerini açıkça beslemekten ve desteklemekten imtina etmemektedir. Bu terör örgütleri, bölgenin demografik yapısını değiştirmiş, insanları evlerinden çıkarmış, yurtlarından sürmüşlerdir. Çeşitli vaatlerle yanlarına çektikleri bu örgütlerin emperyalist devletler için aslında bir kıymeti harbiyesi bulunmamaktadır. Her birinin kullanım süresince bir anlam ifade ettiği bilinmelidir.

    Hiçbir devlet, sınırının sıfır noktasında, doğrudan kendisini hedef alan ve hızla büyüyen bir tehdide bu kadar süre tahammül edemezdi. Küresel güçlere taşeronluk yapan bu unsurlar, bir halkın asla temsilcisi olarak görülemezler. 3,5-4 milyon civarında Suriyeli Arap, Kürt, Türkmen kardeşini yıllardır topraklarında barındıran Türkiye de kendine yönelen bu açık tehdide gereken cevabı vermek için böyle bir harekâta girişmiştir. Mevzu küresel güçlerin bölgedeki emellerinin engellenmesidir.

    Bu harekâtın; Batılı emperyalist devletlerden, diktatör yönetimlerden ve terör örgütlerinden çok zarar görmüş olan bölge halkına barış, güvenlik ve huzur getirmesini temenni ediyoruz. Harekât sırasında sivil halka zarar gelmemesi için el-Bab, Cerablus ve Afrin’de olduğu gibi azami dikkat sergileneceğinden şüphe etmiyoruz. Bu harekât, bölge halkları arasında kardeşlik bağlarını güçlendirip birlik ve beraberliği artırmasını diliyoruz.

    Herkes için adalet, herkes için barış ve özgürlük sağlanmadan hiç kimse huzura eremeyecektir!

    Anadolu Platformu

  • Pusula Kitabevi Kitapseverlerin Hizmetinde

    Pusula Kitabevi, öğrencilerin, akademisyenlerin ve kitapseverlerin kitapla ve kültürle buluşma noktası olmaya devam ediyor.

    Gaziantep Üniversitesi kampüsü içersinde 3 yıl önce açılan Pusula Kitapevi, öğrencilerin, akademisyenlerin ve kitapseverlerin kitapla ve kültürle buluşma noktası olmaya devam ediyor. Kitapseverlerin buluşma mekânı haline gelen Pusula Kitabevi, zengin kitap çeşidiyle okuyucuların dikkatini çekiyor. Geçtiğimiz yıl yapılan tadilatla genişletilen kitabevi Gaziantep’te kitapseverlerin aradıkları kitabı buldukları en geniş kitapevlerinden biri haline geldi. Kur’an-ı Kerim, siyer-hadis, fıkıh, İslam tarihi, tefsir, felsefe, psikoloji, sosyoloji, Türk edebiyatı, dünya edebiyatı, yakın tarih, dünya tarihi, Osmanlı tarihi ve süreli yayınların bölümlerin yer aldığı kitapevinde; imza günleri ve yazarlarla hasbihal programları düzenleniyor. Kitapevinde farklı dillerde yazılmış kaynak eserlere ve yardımcı ders kitaplarına da yer veriliyor.

    Kitapevinin üst katında yer alan kafeteryada ise öğrenciler ders çalışma imkânı bulurken kurulan kütüphane ile öğrencilere ücretsiz hizmet veriyor.

    Kısacası Pusula Kitabevi, Gaziantep Üniversitesi içinde fikir ve kültürün pusulası olmaya devam ediyor…

Yorum yapın

(*) ile işaretlenmiş zorunlu alanların tümünü doldurduğunuzdan emin olun. HTML kodları kullanılamaz.

logolarımız