Çarşamba, 08 Temmuz 2020
Anadolu Platformu Bildirisi

Anadolu Platformu Bildirisi Öne Çıkarılmış

Türk Silahlı Kuvvetleri, Suriye Milli Ordusu’yla beraber 9 Ekim 2019 tarihinde Suriye’nin kuzeyine ‘Barış Pınarı’ isimli bir harekât başlatmıştır. Anadolu Platformu Barış Pınarı Harekâtıyla ilgili bir bildiri yayımladı. İşte o bildiri:

Türk Silahlı Kuvvetleri, Suriye Milli Ordusu’yla beraber 09.10.2019 tarihinde Suriye’nin kuzeyine ‘Barış Pınarı’ isimli bir harekât başlatmıştır. Harekâtın amacının PKK/PYD ile DAEŞ terör örgütlerinin bölgedeki etkinliklerine son vermek, terör örgütlerinin baskısına maruz kalan sivil halkın güvenliğini sağlamak, güvenlik endişesiyle evlerini terk edip Türkiye’ye sığınan Suriyelilere güvenli bir bölge oluşturmak olduğu yetkililerce ifade edilmiştir.

Bu harekât, bölgemizdeki emperyalist planları boşa çıkarmak amacındadır. Bilindiği gibi İslam coğrafyası, II. Dünya Savaşı ve özellikle Soğuk Savaş sonrasında sürekli bir tazyik altında bulunmaktadır. Emperyalistlerin yayınladıkları haritalar; İslam alternatifinin ortadan kaldırılması, petrolün selameti ve İsrail’in güvenliği için bölge ülkelerini çok sayıda parçaya bölmeyi öngördüklerini ortaya koymaktadır. Küresel çıkar hesaplarının gerçekleştirilebilmesi için bölge halklarının etnik ve mezhepçi temelde ayrıştırılması, birbirine düşürülmesi ve coğrafyanın ateş altında tutulması öngörülmektedir.

İnsanlık karşıtı bu planların uygulama alanlarından biri olan Suriye, bu hedefler doğrultusunda bir iç savaşa sürüklenmiştir. Nerede ne söyleyeceği, ne yapacağı belli olmayan Trump’ın, günah çıkarırcasına, “ABD, hiçbir zaman Ortadoğu’da olmamalıydı. Bu bitmeyen salakça savaşlar, bizim için bitiyor!” demesine rağmen söz konusu haritaları çizenler, meşum planları hazırlayanlar, bölgeyi kan ve ateş çukuruna dönüştürenler de başkası değil.

Emperyalist güçler, bölgeyle ilgili emellerini gerçekleştirebilmek amacıyla Türkiye sınırının sıfır noktasında terör örgütlerini açıkça beslemekten ve desteklemekten imtina etmemektedir. Bu terör örgütleri, bölgenin demografik yapısını değiştirmiş, insanları evlerinden çıkarmış, yurtlarından sürmüşlerdir. Çeşitli vaatlerle yanlarına çektikleri bu örgütlerin emperyalist devletler için aslında bir kıymeti harbiyesi bulunmamaktadır. Her birinin kullanım süresince bir anlam ifade ettiği bilinmelidir.

Hiçbir devlet, sınırının sıfır noktasında, doğrudan kendisini hedef alan ve hızla büyüyen bir tehdide bu kadar süre tahammül edemezdi. Küresel güçlere taşeronluk yapan bu unsurlar, bir halkın asla temsilcisi olarak görülemezler. 3,5-4 milyon civarında Suriyeli Arap, Kürt, Türkmen kardeşini yıllardır topraklarında barındıran Türkiye de kendine yönelen bu açık tehdide gereken cevabı vermek için böyle bir harekâta girişmiştir. Mevzu küresel güçlerin bölgedeki emellerinin engellenmesidir.

Bu harekâtın; Batılı emperyalist devletlerden, diktatör yönetimlerden ve terör örgütlerinden çok zarar görmüş olan bölge halkına barış, güvenlik ve huzur getirmesini temenni ediyoruz. Harekât sırasında sivil halka zarar gelmemesi için el-Bab, Cerablus ve Afrin’de olduğu gibi azami dikkat sergileneceğinden şüphe etmiyoruz. Bu harekât, bölge halkları arasında kardeşlik bağlarını güçlendirip birlik ve beraberliği artırmasını diliyoruz.

Herkes için adalet, herkes için barış ve özgürlük sağlanmadan hiç kimse huzura eremeyecektir!

Anadolu Platformu

Yazar Hakkında

bulbulzade.org

"Arzın imarını ve neslin ıslahı"nı kendisine ilke edinen vakfımız 1994 yılından beri Gaziantep'te faaliyetlerine devam etmektedir...

Benzer Ögeler

  • Prof. Dr. Hayri Kırbaşoğlu “Sordukça” Programına Konuk Oldu

    Sordukça Programının Dördüncüsüne Prof. Dr. Hayri Kırbaşoğlu Konuk Oldu.

    Sordukça Programının Dördüncüsü 5 Haziran Cuma günü yapıldı. Program Moderatör Doç. Dr. Mahsum Aytepe’nin, Hadis başta olmak üzere farklı disiplinlerde çalışmaları olan Prof. Dr. Hayri Kırbaşoğlu’nu tanıtmasıyla başladı.  Yazılarında Müslümanların yaşadığı fikri ve ameli problemlere dikkat çeken Prof. Dr. Kırbaşoğlu, Sordukça programının dördüncüsünde İslam dünyasına dair tespit ve değerlendirmelerde bulundu.

    İslami hareketin kavramsal çerçevesi tanımlanarak “Türkiye’de İslami Hareketlerde Entelektüel Derinlik ve Özgünlük” konusuna giriş yapıldı. Türkiye’de İslami hareketlerin başlamasında “Yeşil Kuşak”  projesinin etkili olduğunu belirten Prof. Dr. Kırbaşoğlu, “Büyük ölçüde küresel gelişmelerle bağlantısı olan bir hareket olarak ortaya çıktı” dedi.

    Türkiye’deki son 50 yılda ortaya çıkan İslami Hareket ile Osmanlı’nın geç dönemlerinde ortaya çıkan İslamcılık arasındaki ilişkinin belirtildiği programda; Türkiye’deki İslami camiaların ne kadar yerli olduğu ve özgün fikri yapılarını oluşturup oluşturamadığı konuşuldu.


  • Aldemir, Öğrencilerle Söyleşi Programın Konuk Oldu

    Anadolu Platformu İcra Kurulu Başkanı Turgay Aldemir Yeryüzü Gençlik ve Spor Kulübü Öğrencileriyle Zoom Üzerinden Söyleşi Yaptı.

    Anadolu Platformu İcra Kurulu Başkanı Turgay Aldemir, 1 Haziran Pazartesi Günü 21.00’da Yeryüzü Gençlik ve Spor Kulübü Öğrencileriyle görüştü. Kardeşlik Hukuku’nun konuşulduğu söyleşiye Anadolu Öğrenci Birliği’nden Genel Başkan Fatih Eren, Teşkilat Birimi Sorumlusu Yusuf Öcal ve Dış İlişkiler Birimi Sorumlusu Mehdi Coşkun katıldı.

    Üniversite yıllarında ve daha sonrasında toplumla beraber yurt içi ve yurt dışında birçok organizasyona katıldığını belirten Aldemir; konuşmasında Avrupa’da ve Amerika’da ırkçılığa maruz kalanlarla ilgili değerlendirmede bulundu. “Geçmiş zamanlarda Ortadoğu’da ve dünyanın çeşitli yerlerine demokrasi götürdüklerini iddia eden Amerikan askerleri bu kez kendi sokaklarına indi” diyerek  “İnsanlık ve vicdan susmadı. İnsanlar ayağa kalktı, haklarını savunmaya başladı” şeklinde konuştu. Aldemir konuşmasında Anadolu Medeniyeti üzerinden bir arada yaşamaya vurgu yaptı: “Anadolu toprakları tarihin çeşitli devirlerinde büyük medeniyetlere ev sahipliği yaptı. Farklılıklar bir arada huzur, güven ve barış içerisinde yaşadı. Beraber yaşamayı öğrendiler. Türkiye’de olduğunuz süre boyunca bu birikimi özümseyip kendi ülkelerinize döndüğünüzde bu erdemli yaşama örneğini oraya taşımanız lazım.”

    “Önümüzdeki yıllarda gıdada, giyimde, geri dönüşümde doğal olan ileride olacak. İnsanlar artık doğal olanı istiyor. Enerji sektöründe de ha keza kim üretim ve transfer koridorunda bulunursa söz sahibi olacak” diyen Aldemir, iletişimin önemini belirterek Yeryüzü Gençlik ve Spor Kulübü öğrencilerine tavsiyelerde bulundu: “Ülkeler arasındaki sınırlar kalktı. Eskiden Çin’le konuşamıyorduk. Ama bugün dünyanın her yeriyle iletişim halindeyiz. İnsanlarla konuşabilen her zaman bir adım önde olacaktır. Bugün minimum üç dile sahip olmamız gerekmektedir. Bununla beraber kendi mesleğimizin yanında ileride fırsatlar doğurabilecek yan dal bir meslek edinmemiz lazım.  Eğitimimizi bir adım öteye taşıyıp yüksek lisans doktora yapmamız gerekli. Tabi tüm bunların yanında alanında söz sahibi, yetkin kişilerin tecrübelerinden faydalanıp onların yanında mesleğin inceliklerine vakıf olmamız lazım”.

  • Kurtuluş Ormanımızdan Bahar Manzaraları

    Vakfımızın 2008 yılında çalışmalarına başladığı Bülbülzade Vakfı Kurtuluş Orman'ında bugüne kadar 35 bin adet fidan dikildi ve fidanlar yetişip ağaç oldu.

    ‘Arzın İmarı, Neslin Islahı’ ilkesince bakımları yapılan Bülbülzade Vakfı Kurtuluş Ormanında gelinen son noktayı görmeniz açısından drone kamerası ile çekilen videoyu sizlerle paylaşıyoruz.

Yorum yapın

(*) ile işaretlenmiş zorunlu alanların tümünü doldurduğunuzdan emin olun. HTML kodları kullanılamaz.

logolarımız