Pazartesi, 01 Haziran 2020
Sivil Toplum Oluşumunda Fikriyat

Sivil Toplum Oluşumunda Fikriyat Öne Çıkarılmış

Anadolu Platformu Başkanı Turgay Aldemir, 1 Kasım Cuma günü Körfez Derneği tarafından Payas Selim Şahin Konferans Salonunda düzenlenen “Sivil Toplum Oluşumunda Fikriyat” başlıklı bir sunum gerçekleştirdi.

Kur'an-ı Kerim tilaveti ile başlayan programda konuşan Aldemir’in konuşmasından satır başları şöyle; ”Türkiye'deki sivil toplum örgütlerinin Afrika'da binlerce kuyu açmış olduklarını, milyonlarca yardım paketleri ve kurban dağıttıklarını görüyoruz.

Hz. Peygamber’in derdi bizim derdimiz, ashabın derdi bizim derdimiz, Bu dava her zaman bizim de derdimiz olmaya devam etmeli. Komşusu açken tok yatan bizden değildir bilinci ile çalışmalıyız. Bir sivil toplum kuruluşu olarak bizim bir derdimiz var, ümmetin derdi bizim derdimiz. Gökyüzünün öğrencisi olmadan yeryüzünün öğreticisi olamazsınız diyen Aliye İzzet Begoviç’in bu sözü bizim düsturumuz olmalı.

Bizim görevimiz Kur'an'ın mesajını toplumlara ulaştırmaktır. Sorunları keşfettik, hataları gördük, çareleri kendimize bir görev bilmek bizim önceliğimizdir. Bunun için istişare önemli. Bunun için bir teşkilat olarak ne yapmalı, nasıl yapmalı, nasıl bir dünya, nasıl bir gelecek hedefimiz olmalı bunları tefekkür etmeliyiz ve harekete geçmeliyiz? Bizim amacımız, bizim gayemiz budur. Bunları yaparken temel değerlerimiz ne? Bizi bir arada tutacak temel ilkelerimiz ne? Bunun için temel referansımız Kur'an-ı Kerim ve Sünnet olmalıdır.

Bakınız şu kadar insan birçok peygambere nasip olmadı. Bunca insanın potansiyelini elimizde tutuyoruz. Bunu iyi değerlendirelim. İçimizdeki değerleri harekete geçirelim. Fırsatları değerlendirelim. Noksanlıklarımızı iyi belirlemeliyiz. Belirlemeliyiz ki ona göre çareler üretelim. Önce zaaflarımızı iyi tespit edelim, risk analizleri yapalım. Başarıya giden yolda bunlar önemli mihenk taşları. Hedef kitlemizi iyi tespit edelim, onlara ulaşalım. Yol yürürken bizi değerli kılacak yol azığımızdır. Stratejimizi iyi belirleyelim. Programlı çalışmazsak verimli sonuç elde edemeyiz.

Dış ülkelerden birçok ziyaretçilerimiz geliyor Anadolu Platformuna. Bunların bizden talep ettikleri gıda yardımı değil, maddi yardım değil, onlar bizden önderlik istiyor, fikir istiyor. Tecrübelerinizden yararlanmak istiyor. Ümmet bizden bir şeyler bekliyor. İslam dünyasındaki bu çöküşü durduracak bir çözüm yolu bekliyorlar bizden.

Yeni bir şeyler, yeni kavramlar,  projeler üretelim. Eski alışkanlıklar ve söylemler artık etkisini yitirdi. İslam'ın değerlerinden taviz vermeden yeni şeyler üretmemiz gerekiyor. Arkadaşlar toplumun yaşadığı hayata, sıkıntılara siz cevap üretemezsiniz o toplumu elden kaçırırsınız. O toplum başka yerlere yönelir. Yeni bir peygamber gelmeyeceğine göre bu davayı yürütecek olanlar İslami duyarlılığa sahip bizler ve İslami düşüncede olan sivil toplum örgütleridir.

Öncü olmanın sorumluluğu, bilincinde olalım. Şahitliğin sorumluluğundan kaçamayız. Özellikle aile bağlarını güçlendirmeliyiz. Bizim ailemiz sade anne babadan oluşan bir aile değil. En azından tüm sülalemiz, komşularımız, mahallemiz hepsi bizim ailemiz. Onlara zaman ayıralım. Bizim derneklerimiz proje üretme yeridir. Uygulama sahamız ise ailelerimiz, işyerimiz, komşularımız, mahallemiz, okullarımızdır.

Ders grupların da dertlerimize ortak olalım. Birbirimizin dertleriyle ilgilenelim. Birlik ve beraberlik içerisinde iş yapma ve bu işi yaparken birbirimizin hukukuna dikkat edelim. Güzel başlayalım güzel bitirelim. Niyetimiz hayır olursa akıbetimiz de hayır olur. İşimiz güzel olsun. Ayinesi iştir kişinin lafa bakılmaz diyor Ziya Paşa. Bizler icraat yapan olmalıyız. Anadolu Platformu bizi hayata götüren yollardan bir tanesidir. Bu yolda bir nefer olmaktır bizim işimiz. Bizim kutsalımız yaptığımız hayırlı işlerdir. Yoksa kurumlarımız değil. Bunları yaparken yanlış da yapabiliriz, yanlış yapmaktan korkmayalım. Allah tevbe kapısını her zaman açık tutmuştur. Yanlışlar bizi doğruya ulaştıracak. Onun için yanlışlar moralimizi bozmasın. İşlerimize engel olmasın.

Bu mücadeleyi yürütürken Hakkı, ahlakı, adaleti hayatımızın merkezine oturtalım. İşlerimizi ciddiyet ve bir düzen içerisinde yapalım. Samimiyet ve gönülden işimize bağlanalım. Gerekli bilgi ve birikim sahip olmak çok önemli. Başladığımız işlerimizi neticelendirelim. Neticelendirinceye kadar azimle devam edelim ve işlerimizi her zaman takip edelim.

Ortak bir dilimiz olsun, onun için ortak kavramları okuyalım, referans metinlerimiz öncelikle Kur'an ve hadisler olsun. Dünün güneşiyle bugünün çamaşırı yıkanmaz. Günümüze hitap eden kavramlar, söylemler oluşturalım. Ders halkalarına önem verelim. Reel politiğe kendimizi kaptırmayalım, bu bizi çözülmeye götürür. Derneklerimizin giderleri için aidatlarınızı ödeyelim ve gelir giderimiz de daima şeffaf olmalı.

Bilgi önemli fakat Kur'an'ın ifadesi ile kitap yüklü merkepler gibi olmayalım. Halimiz ve kavlimiz bir olsun. Özümüz, sözümüz, içimiz, dışımız bir olsun. Davamızın ağırlığını yaşantımıza yansıtalım. Kapsayıcı, kuşatıcı bir dil kullanalım. İnsanımızın rızasını almak için işlerimizi istişare ile yapalım” dedi.

Yazar Hakkında

bulbulzade.org

"Arzın imarını ve neslin ıslahı"nı kendisine ilke edinen vakfımız 1994 yılından beri Gaziantep'te faaliyetlerine devam etmektedir...

Benzer Ögeler

  • Teknofest’te Biz de Varız

    Ortaokul öğrencilerimiz tarafından Teknofest için hazırlanan proje yüz üzerinden 97 puan alıp ön elemeyi geçerek büyük bir başarı kazandı.

    Bu sene Gaziantep’te yapılması planlanan Teknofest’e insanlık yararına sağlık kategorisinde hazırlanan ve ortaokul öğrencilerimiz tarafından hazırlanan proje, yüz üzerinden 97 puan alarak ön elemeyi geçmeyi başardı. Proje kendi alanında Türkiye sıralamasında da ikinci oldu. Maket aşamasına geçen proje ikinci başvuru sürecini de geçerse Teknofest’te sergilenecek.

  • Prof. Dr. Nihat Erdoğmuş “Sordukça” Programına Konuk Oldu

    Prof. Dr. Nihat Erdoğmuş, 30 Mayıs Cumartesi Günü Anadolu Platformu tarafından Youtube kanalında Canlı olarak yayınlanan “Sordukça” programına konuk oldu.

    Anadolu Platformu tarafından hazırlanan “Sordukça” programının üçüncüsü “Değişime Hazır mıyız?” başlığı ile YouTube kanalında canlı olarak yayınlandı. Programın moderatörlüğünü Anadolu Platformu Yüksek İstişare Kurulu Üyesi ve Öğretmen Birimi Sorumlusu İbrahim Özmantar yaptı.

    Programın tamamını aşağıdan izleyebilirsiniz.

  • Süleyman Seyfi Öğün “Sordukça” Programına Konuk Oldu

    Anadolu Platformu tarafından organize edilen ve İbrahim Özmantar’ın moderatörlüğünde yapılan “Gelecek Dünya ve Ulus Devlet Modeli” söyleşi programı Süleyman Seyfi Öğün’ün katılımıyla yapıldı.

    26 Mayıs Salı günü Anadolu Platformu’nun Youtube Kanalı üzerinden canlı olarak yapılan programda; yaşadığımız korona virüs sürecinde sermaye, ulus devlet ve gelecek konularında dünyada neler olup bittiğinin analizi yapıldı.

    Programın açılışında konuşan İbrahim Özmantar; “bütün küreyi etkileyen bir pandemi yaşıyoruz. Hepimiz evlerimize sığındık. Dahası devletler politikalarını değiştirdiler, ticaret başka bir hal aldı, ülkeler güvenlik duvarlarını kalınlaştırdılar, daha korumacı söylemler, daha muhafazakâr tutumlar kendini gösteriyor. İlişkiler zorlanıyor bambaşka bir dünyaya uyanıyoruz. Neredeyse bütün dünyada koro halinde koronadan sonra dünya eskisi gibi olmayacak deniyor. Peki, ne olacak, geleceği nasıl görüyorsunuz?”

    Modern dünyanın tarihi krizler silsilesi olarak devam ediyor

    Süleyman Seyfi Öğün; “Bunun spekülasyonları çok yapılıyor. Bir tür fütürizm salgını halini aldı. Bir tıbbi salgın var ama bunun zihinsel yansımalarında da tuhaf salgınlar var. bu salgınlardan bir tanesi de fütürizm. Fütürizm önemli bir şeydir. Fütürologlara ihtiyacımız var insanlığın ufkunu açmak için. Bunu çok ucuz ve bence biraz da çığırından çıkartılmış örnekleriyle fazlaca karşılaşır olduk. Bunun sebebi birazda nasıl bir dünyadan böyle bir dünyaya geçiş olacak bunun muhasebesini yapabileceğimiz bir birikim, bir donanım maalesef yok. İnsanların tarih bilinçleri önemli ölçüde sakatlanmış vaziyette. Gelecekte bizi nasıl bir dünya bekliyor üzerine spekülasyon yapanlara sormak lazım? Peki, bugünkü dünya nasıl bir dünyadır veya dünkü dünya nasıl bir dünya idi? Bu soruların cevapları verilmeden kendimizi fütürologların spekülasyonların kaptırırsak bundan çok fazla bir şey çıkmayacaktır kanaatindeyim. Bir kere salgınlar yeni bir olgu değil. Bu insanlık tarihinde her yüz yılda bir görülüyor. Bunun bir döngüsü var. Kriziler de öyle. Krizler bugün yaşadığımız bir şey değil. Modern dünyanın tarihi bir krizler silsilesi olarak devam ediyor.” dedi.

    Söyleşinin tamamını aşağıdan izleyebilirsiniz:

Yorum yapın

(*) ile işaretlenmiş zorunlu alanların tümünü doldurduğunuzdan emin olun. HTML kodları kullanılamaz.

logolarımız