Pazar, 19 Ocak 2020
Türkiye’nin Suriyeli Göçmen Politikası

Türkiye’nin Suriyeli Göçmen Politikası Öne Çıkarılmış

Bilim Eğitim Kültür Araştırmaları Merkezi (BEKAM) tarafından düzenlenen “Bitmeyen Hikâye Göç” atölye çalışmasının üçüncü oturumunda “Türkiye’nin Güvenli Bölge Stratejileri Bağlamında Suriyeli Göçmen Politikası” masaya yatırıldı.

Atölye danışmanlığını İbrahim Özhazar’ın yaptığı üçüncü oturum 7 Aralık Cumartesi günü BEKAM Çok Amaçlı Salon’da yapıldı. Oturuma BEKAM Başkanı Mehmet Ali Eminoğlu konuşmacı olarak katıldı.  Mehmet Ali Eminoğlu “Türkiye’nin Güvenli Bölge Stratejileri Bağlamında Suriyeli Göçmen Politikası” konusunu interaktif bir sunumla dinleyicilerle paylaştı.

5 hafta sürecek atölye çalışmasının 14 Aralıkta yapılacak dördüncü oturumunda “Dünya Göç ve İnsan Ticareti Yollarında Türkiye’nin Konumu” ele alınacak. Oturuma Prof. Dr. Emel Topçu konuşmacı olarak katılacak.

Yazar Hakkında

bulbulzade.org

"Arzın imarını ve neslin ıslahı"nı kendisine ilke edinen vakfımız 1994 yılından beri Gaziantep'te faaliyetlerine devam etmektedir...

Benzer Ögeler

  • Sivil İletişim ve Koordinasyon Toplantısı Yapılıyor

    Bilim Eğitim Kültür Araştırmaları Merkezi (BEKAM) tarafından düzenlenen Sivil İletişim ve Koordinasyon Platformu Toplantılarının ilki Bülbülzade Vakfı Davut Özgül Konferans Salonunda yapıldı.

    Toplantıya; Anadolu Platformu Başkanı Turgay Aldemir, Gaziantep Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ali Gür, İlahiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Şehmus Demir, Göç İdaresi İl Müdürü Fatih Ayna,  Suriye Geçici Hükümetinden Abdulmecit Ağa, Bağımsız Kürt Konseyi Başkanı Abdulaziz Temmo, Hasan Kalyoncu Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Emel Topçu, Suriye Avukatlar Birliği Başkanı Muhammed Heyr Eyyub, siyasetçiler, Dışişleri Bakanlığı, Kilis ve Gaziantep Valiliğinden temsilciler, gazeteciler, yazarlar, STK temsilcileri, kanat önderleri ve basın mensupları katıldı.  

    İçişleri Bakanlığı tarafından desteklenen “Suriyeli Göçmenlerin Uyum Sürecinde Sivil İletişim ve Koordinasyon Platformu Projesi” kapsamında yapılan ilk toplantıda bir araya gelen temsilciler gölgede yaşayan Suriyelilerin sahada yaşadıkları aksaklıkları ve bunların giderilmesi için çözüm yolları konusunda görüşlerini dile getirdiler.

    Toplantının açılış konuşmasını Anadolu Platformu Başkanı Turgay Aldemir yaptı. Aldemir, konuşmasında şu hususlara değindi; “Hepimiz büyük acılara tanıklık ettik. Ne kadar büyük sorunlarımız olursa olsun tarih bize öğretiyor ki onları sağduyu ile aklıselim ile o soruna tanık olan taraflarla konuşabildiğimiz zaman çözüme de yaklaşmamız o oranda gerçekleşiyor. Suriye’deki, Irak’daki özellikle İslam coğrafyasında, dünyanın başka bölgelerinde yaşanılan göçler, iç savaşlar, işgaller insanlık vicdanını nasırlaştırdı. Büyük bir drama neden oldu. Ama bu acıları bir yaşam tarzı edinerek bunu çözmesi gerekenlerin bunları sürekli alta alta sıralayarak çözemeyeceğinin de tanığıyız. Bundan dolayı bu savaşları planlayan uluslararası şirketler, devletler bir araya gelerek buraları çıkarları, buradaki yer altı zenginliklerimizin paylaşımı için bizi önce ırklara, sonra dinlere, sonra mezheplere ve şimdi kabilelere ve aşiretlere ayırarak parçalamış durumda. Bunun çözümü bu parçaların hepsini bir vücudun azaları kabul ederek özgürce, cesurca meselelerimizi konuşmaktan geçiyor. Bunun için sorunlarımızın çözümü daha büyük birliktelikler oluşturarak mezhebimizi, meşrebimizi, inancımızı hiçbir ayrılığa dayanak yapmadan, bunları bir imkân bilerek bin yıla aşkındır bu coğrafyadaki insanlık yürüyüşümüzü bu toplantılarda konuşmayı amaçlıyoruz. Bunun için özelikle gönlümüzü geniş tutarak, sorunlarımızda, hak ve adalet arayışında birbirimize yer alarak var olmaya çalışıyoruz. Bizler BEKAM olarak burada yürüttüğümüz araştırmalar, çalışmalarda özellikle benimsediğimiz ilke sorunların tüm tarafını dinleyerek, masaya dâhil ederek birlikte çözüm aramaktır. Biz biliyoruz ki kıymetli olan arayıştır. Biz bu coğrafyanın yeniden huzurun, güvenin her türlü özgürlüğün başkenti olması için bunları birer arayış platformu olarak, sivil iletişim platformu olarak planladık. Bu toplantıları İstanbul, Ankara ve Avrupa’nın belli noktalarında Suriyeli bu acıyı yaşayan kardeşlerimizle bir araya gelip konularımızı konuşmak istiyoruz. Bunları ele alırken ortak aklın, o bereketli akıl denilen aklın ortaya çıkması da görüşlerimizi paylaşmaktan geçiyor. Türkiye’deyiz, Türkiye halkının, devletinin büyük bir özverisi var. Aydınların, akademisyenlerin, bu konuları takip eden sivil toplum kuruluşlarının çalışmalarıyla şekillenerek politika yapıcılara bizim görüşler, öneriler, fikirler sunmamız gerekir. Onun için bu masa güçlü olursa sivil toplumun elinde ciddi veriler ve siyaseti de kalıcı çözümlere sevk edecek yaklaşımlar olur. Biz aslında Yakub’un ayrı düşmüş evlatlarıyız. Burada birimiz diğerinden üstün değil. Allah günleri aramızda gezdiriyor. Biz ayrı iken eksiktik, bir arada birbirimizi tamamlamamız lazım. Bunun için ise konuşmamız gerekir. İnşallah bu toplantılarla özgürce yaklaşımlarını, fikirlerini ortaya koyarak daha büyük bütünleri kurabiliriz. Tarihte ne zaman ki daha büyük bütünleri kurduk, mayaladık işte o zaman adalet devletlerimiz her millete barınak oldu, korunak oldu. Bu toplantının buna ciddi katkı yapacağına inanıyorum” dedi.

    Gaziantep Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ali Gür de; “Son zamanlarda dünyada değişim ve dönüşüm var. Açıkçası dünyamız bir buhran geçiriyor. Uzun zamandır hâkimiyet alanı oluşturan doğu medeniyeti gücünü kaybettikten sonra batı medeniyeti ile doğu medeniyeti arasında ciddi bir mücadele yaşanıyor. Ortadoğu tarih boyunca medeniyetlerin beşiği olmuştur. Doğu medeniyetinin temsilcileri din, dil, ırk ayrımı yapmadan yeniden bir toparlanma sürecine girişiyorlar. Bu değişim sürecinde Müslüman coğrafya burada nasıl bir rol alacak asıl mesele bu? Yanı başımızda Suriye’de ciddi bir travma yaşandı. Bu travmayı hep birlikte çözerken Türk toplumu büyük bir kadirşinaslık gösterdi. Biz de üniversite olarak 2011 yılından beri proaktif olarak hareket ettik. Gaziantep Üniversitesi gelen Suriyeli öğrencilere kucak açtı. 2013 yılından beri öğrenci alıyor. Hali hazırda ana merkez kampüsümüzde 2 bin 500, Suriye güvenli bölgesiyle beraber 3 bin 250 Suriyeli öğrenci üniversitemizde okuyor. Batı dünyası seçmeci bir şekilde birkaç öğrenci alıp onu algı üretmek adına kullanırken Türkiye tam tersine kadirşinaslık gösterdi. Şuanda burada farklı düşüncelerden farklı inançlardan ve farklı algılardan çok arkadaşımız var. Önemli olan bu travmayı farklı düşüncelerimizi konuşarak atlatabilmektir. Akademiya fikir üretir, sahadaki fikirleri toplar ve sivil toplum kuruluşlarıyla birlikte çalışarak Türkiye’nin ne yapmak istediğini dünyaya doğru anlatmak gerekir. Maddi ve manevi yapılan şeyleri hesaba katarsak bunu saymakla bitiremeyiz. Gerek Suriyeli kardeşlerimiz, gerek Türkiye’deki vatandaşlarımız tarafından bu yapılanlar doğru bir şekilde anlatılabiliyor mu? Batı dünyası çok azını büyük bir şey yapmış gibi uluslararası arenada gözümüze sokarken biz yaptığımız bunca şeyi gösteremiyoruz. Bugün burada atacağımız adımlar doğru algı yönetimlerini ve coğrafyamızda öncül kurtuluş olacak. Bugün doğru adımlar atarsak kriz yönetiminde muazzam bir tecrübemiz olacak” dedi.

    Konuşmaların ardından katılımcılar tek tek söz alarak duygu, düşünce ve fikirlerini paylaştı. İki oturum şeklinde yapılan toplantının kapanış oturumunda söz alan BEKAM Başkanı Mehmet Ali Eminoğlu, toplantıda yapılan konuşmaların bir rapor haline getirilerek dışişleri bakanlığı, içişleri bakanlığı ve cumhurbaşkanlığına rapor olarak sunulacağını dile getirdi.

    Sivil İletişim ve Koordinasyon Platformu Toplantıları Ankara, İstanbul ve Berlin’de de yapılacak.

  • Sivil İletişim ve Koordinasyon Platformu Projesi’nin Tanıtımı Yapıldı

    Bilim Eğitim Kültür Araştırmaları (BEKAM), “Suriyeli Göçmenlerin Uyum Sürecinde Sivil İletişim ve Koordinasyon Platformu Proje”nin tanıtım için bir toplantısı düzenledi.

    25 Aralık Çarşamba günü BEKAM Toplantı Salonunda yapılan tanıtım toplantına; Bülbülzade Vakfı Başkanı Turgay Aldemir, BEKAM Başkanı Mehmet Ali Eminoğlu, Türkiye’den ve Suriye’den STK temsilcileri, aktivistler, kanaat önderleri, akademisyenler ve basın mensupları katıldı.

    Toplantıda İçişleri Bakanlığı tarafından desteklenen “Suriyeli Göçmenlerin Uyum Sürecinde Sivil İletişim ve Koordinasyon Platformu Projesi” ile ülkemizde ve dünyanın çeşitli yerlerinde yaşayan Suriyelilerin bir araya geleceği bir mekanizma oluşturularak sorunlarına çözümler üretilecek.

    Tanıtım toplantısında bir selamlama konuşması yapan Bülbülzade Vakfı Başkanı Turgay Aldemir şunları söyledi; “Bizler Suriye krizinin başından beri Suriye’de yaşayan tüm tarafları bir araya getirerek kültürel çalışmalar, müzakere toplantıları, basına dair çalışmalar, kitap tercümeleri gerçekleştirdik. Gazetemizde, radyomuzda hep Suriye’nin kültürel çeşitliliğini yansıttık ve gözettik. Sahada yürüttüğümüz çalışmalarda karşılaştığımız en önemli zenginlik bu kültürel zenginlik oldu. Çok dilli, çok kültürlü, çok dinli bir coğrafyayı daha yakından tanışma fırsatımız oldu. Sivil İletişim ve Koordinasyon Projesindeki amacımız da dünyanın çeşitli yerlerine dağılmış olan Suriyelileri yaşadıkları mekânlarda bir araya getirip kendi sorunlarını, kendi dilleri ile konuşarak tespitlerde bulunmak, ortaya çıkan sonuçları da gerek Türkiye’deki yetililere gerekse dünyada çalışan Birleşmiş Milletlere ulaştırmak. Halep’te, Lübnan’da, Kudüs’te barış olmadan Paris’te, Londra’da, Moskova’da barış olmayacağına biz bu süreçte şahit olduk. Buralarda yaşayan halkların birbirine saygı duyarak sorunlarını konuşmasından geçtiğine inanıyoruz. Bunun için hiçbir batı başkentine gerek kalmadan kendi sorunlarımızı Gaziantep’te, İstanbul’da, Şam’da,  Halep’te konuşabildiğimiz zaman yeniden buralarda özgürlük ve adalet hâkim olacak. Onun için bu toplantıların gerek ülkemizde, gerek Suriye’nin içinde gerekse de dünyada Suriyelilerin yaşadığı her yerde gerçekleştirerek yeniden diyalog kaplarını açıp gönüllerden bu coğrafyaya köprüler kurmak için bu projeyi gerçekleştirmiş bulunuyoruz. Amacımız sizlerin desteği ve sahiplenmesiyle dünyanın her yerinde hala vicdanı nasırlaşmamış her kadını, her erkeği, her insanı, dünyada yaşanılan bu soykırıma kaşı vicdanlı olmaya, duyarlı olmaya ve insanlığı yeniden uyandırmak için bu toplantıları gerçekleştireceğiz. Katılımınız için şimdiden teşekkür ederim” dedi.

    BEKAM Başkanı Mehmet Ali Eminoğlu da proje ile ilgili bilgilendirme yaptı. Eminoğlu, konuşmasında şu ifadelere yer verdi; “Bülbülzade Vakfı, BEKAM, Minberşam Derneği gibi kuruluşlarımızla uzun zamandan beri Suriye konusunu işleyen birçok çalışma yürütüyoruz. BEKAM, Bülbülzade Vakfı çatısı altında özelde Suriye konusunu işleyen ve yaklaşık 8 yıldan beri de uyum stratejileri çalışan bir düşünce kuruluşudur. Yapmış olduğumuz bu proje İçişleri Bakanlığının desteği ile ortaya çıkmış ve bu destekle sürdürülebilir bir proje olarak masamızda durmaktadır. Projemizin içeriğinde Suriye’den göç etmek zorunda kalıp ülkemize yerleşen, ülkemizde özellikle Suriyelilerin yoğun olduğu Gaziantep, İstanbul ve Ankara illerinde bu projenin ilk toplantıları bu illerde olacak. Bir toplantımız da Berlin’de yapılacak. Daha sonra bu toplantı trafikleri bu şekilde devam edecek. Daha sonra bu toplantılar farklı ülkelerde ve farklı şehirlerde devam edecek. Her toplantımızın ana gündem maddesi Türkiye’de Suriyelilerle ilgili politikalara önerilerde bulunmak, benzer konularda çalışma yapan Türkiyeli ve Suriyeli STK’ları bir araya getirerek ortak projeler geliştirmelerini sağlamaktır. Ana gündem maddesi olarak belirlediğimiz Suriyelilerin kendi konularını konuşarak hükümete politika önerilerinde bulunması ve bu önerilen politikalar için gerekli girişimlerde ve çalışmalarda bulunmak geçiyor. Bizim kurumsal anlayışımızda şu var; bir konunun muhatapları bir masa etrafında toplanıp o konuyu çalışmazlarsa o konuyla ilgili bir sonuç elde etmek mümkün değildir. Onun için Suriyelilerin kendi sorunlarına çözüm üretip bunu da karar alıcı mekanizmalara sunabilmeleri için bir imkân oluşturmak istiyoruz. Yapılan bütün toplantılarda ortaya konan fikirler bir rapora dönüştürülecek, cumhurbaşkanlığına, içişleri bakanlığına bu konuyla ilgilenen kamu bürokrasisine ve sivil toplum örgütlerine dağıtılacak. Sivil iletişim platformu adı altında bir web sitesi oluşturulacak, bu toplantıya katılan kişilerin kayıt olabileceği, paylaşım yapabileceği, dünyanın çeşitli yerlerinde dağılmış Suriyeli gazeteciler, akademisyenler, sivil toplum yöneticileri, aktivistler açacağımız bu web portalı üzerinden birbirleri ile proje paylaşımında bulunabilecekler. Özgür bir Suriye’nin kurulması için mücadele eden bütün tarafları hangi soydan, hangi ırktan, hangi dinden olduğuna bakmadan toplantılara davet edeceğiz. Bu projeye hepinizin çok ciddi katkıları olacağına inanıyoruz” dedi.

    Bilgilendirmenin ardından toplantıya katılan STK temsilcileri ve kanaat önderleri proje ile ilgili görüş ve önerilerini beyan ettiler. Tanıtım toplantısı soru cevap kısmının ardından sona erdi.

  • Göçün Türkiye Sosyo-Ekonomisi Üzerine Etkileri

    Bilim Eğitim Kültür Araştırmaları Merkezi (BEKAM) tarafından düzenlenen “Bitmeyen Hikâye Göç” atölye çalışmasının son oturumu olan değerlendirme oturumunda “Göçün Türkiye Sosyo-Ekonomisi Üzerine Etkileri” ele alındı.

    Atölye çalışmasının son oturumu BEKAM Başkanı Mehmet Ali Eminoğlu’nun sunumuyla oturum 21 Aralık Cumartesi günü BEKAM Çok Amaçlı Salon’da gerçekleştirildi. Atölye danışmanlığını İbrahim Özhazar’ın yaptığı oturumda Mehmet Ali Eminoğlu  “Göçün Türkiye Sosyo-Ekonomisi Üzerine Etkileri” konusunu interaktif bir sunumla slâytlar eşliğinde hazirunla paylaştı.

    5 hafta süren “Bitmeyen Hikâye Göç” atölye çalışması bu oturumun ardından sona ermiş oldu. Atölye çalışmasının raporu önümüzdeki günlerde BEKAM tarafından yayımlanarak araştırmacıların ve konuya ilgi duyanların istifadesine sunulacak.

Yorum yapın

(*) ile işaretlenmiş zorunlu alanların tümünü doldurduğunuzdan emin olun. HTML kodları kullanılamaz.

logolarımız