Cuma, 03 Temmuz 2020
Vakfımızdan Savaş Göç Kadın Sempozyumuna Katkı

Vakfımızdan Savaş Göç Kadın Sempozyumuna Katkı Öne Çıkarılmış

Hasan Kalyoncu Üniversitesi tarafından 9-10 Aralık tarihlerinde düzenlenen Uluslararası Savaş Göç Kadın Sempozyumuna Anadolu Öğrenci Birliği, Belkıs Kadın Derneği ve Bülbülzade Vakfı Yetim Komisyonu üyeleri de katılarak çeşitli katkılarda bulundu.

"Mezopotamya’da Kadın Olmak" projesi kapsamında gerçekleştirilen projenin bitirme programı olarak düzenlenen sempozyumda Yetim Komisyonu ve Belkıs Derneği yönetiminden Perihan Kaya'nın ve Anadolu Öğrenci Birliği Kız öğrenciler sorumlusu Şehadet Gerçek'in de sunumları da yer aldı.

"Göçten Sonra STK'larda Kadınların İnşa Edici Rolü”nü anlatan Şehadet Gerçek, şu hususlara değindi; “Tüm muhteşem hikâyeler iki şekilde başlar diyor Tolstoy; ya bir insan bir yolculuğa çıkar, ya da şehre bir yabancı gelir.” Burada hikâyeler yüzyıl önce başladı. Anadolu toprakları işgal edildiğinde ecdadımız eşleri ve çocuklarını İdlib’e, Halep’e bırakıp savaşa dönmüşler. Bugün de aynı hikâye tersine yaşanıyor.

Bu toprakların geçmişten günümüze hikâyesine, kadim kültürüne yenileri ekleniyor. İnsanlar yola çıktı, sınırları aştı, şehre yabancılar geldi, kadınlar, adamlar koşarak şehre girdiler; acısını, kültürünü, zevklerini, umutlarını getirdiler. Biz Bülbülzade Vakfı’nın kadınları olarak, Anadolu Kadın ve Aile Derneği (AKADDER) adıyla tüm Türkiye’de, Mozaik Kadın ve Aile Dermeği adıyla Gaziantep’te çalışmalar yürütüyoruz. Çalışmalarımız neslin ıslahı arzın imarı düsturuyla gerçekleşiyor. Arzın imarı, neslin ıslahı için “merhamet bizi başkalarının hikâyesine değer vermeye davet ediyor.”

Değer vermemiz gerekiyordu, çünkü mücadele çok büyüktü gözümüzün önündeydi. Şahit olduğumuzdan sorumluyduk ve sanki bazı çiçekler, bazı ağaçlar, küçük fidanlar yerinden edilmiş gelmiş toprağa suya havaya uyum sağlamak ister gibiydi. Yaşamaya çalışıyordu. Sayılar veriler istatistikler yeni dünya düzeninin karmaşası; insanın hikâyesini yok sayışı hepimizin başına geleceği ihtimaliyle canımızı acıtıyordu" dedi.

Göçten sonra yapılan yetim çalışmaları ve yetim anneler üzerine yapılan projelerden bahseden Yetim Komisyonu üyesi Perihan Kaya da şu noktalara değindi; “Savaşlar görünür görünmez birçok yaralar açar. Açık yaralar belki bir ilk yardım müdahalesi ya da ilaçla tedavi edilebilir. Açlık belki gönderilen bir gıda kolisiyle giderilebilir. Soğuk belki bir battaniye veya sobayla halledilebilir. Ama görünmeyen yaralar vardır ki ilk göze çarpan olmadığı için derinleştikçe derinleşir ve sonunda kangrene dönüşebilir. Suriyeli kardeşlerimiz ülkemize geldiklerinden sonra insanlık adına, iyilik adına yasadığımız topluma değer katmak adına yardım çalışmalarına başladık. Ama sadece veren el - alan el olarak konumlanmak bizi rahatsız etti. Kendi dillerini kendi kültürlerini iyi bilen kişiler olarak Suriyeli kardeşlerimizle eğitim faaliyetlerimizi birlikte planladık. Onları da sürece katarak sorumluluklarımızı da paylaşarak çalışmalarımızı birlikte yürütmeye başladık." dedi.

Programın medya organizasyonunda Anadolu Öğrenci Birliği istişaresinden Zeynep Aksu, Betül Yiğit, Sena Kavuncu ve Hazal Çakır da yer aldı.

Program toplu fotoğraf çekimi ve organizasyon gönüllülerine verilen teşekkür belgesi ve yemekle sona erdi.

Yazar Hakkında

bulbulzade.org

"Arzın imarını ve neslin ıslahı"nı kendisine ilke edinen vakfımız 1994 yılından beri Gaziantep'te faaliyetlerine devam etmektedir...

Benzer Ögeler

  • Prof. Dr. Hayri Kırbaşoğlu “Sordukça” Programına Konuk Oldu

    Sordukça Programının Dördüncüsüne Prof. Dr. Hayri Kırbaşoğlu Konuk Oldu.

    Sordukça Programının Dördüncüsü 5 Haziran Cuma günü yapıldı. Program Moderatör Doç. Dr. Mahsum Aytepe’nin, Hadis başta olmak üzere farklı disiplinlerde çalışmaları olan Prof. Dr. Hayri Kırbaşoğlu’nu tanıtmasıyla başladı.  Yazılarında Müslümanların yaşadığı fikri ve ameli problemlere dikkat çeken Prof. Dr. Kırbaşoğlu, Sordukça programının dördüncüsünde İslam dünyasına dair tespit ve değerlendirmelerde bulundu.

    İslami hareketin kavramsal çerçevesi tanımlanarak “Türkiye’de İslami Hareketlerde Entelektüel Derinlik ve Özgünlük” konusuna giriş yapıldı. Türkiye’de İslami hareketlerin başlamasında “Yeşil Kuşak”  projesinin etkili olduğunu belirten Prof. Dr. Kırbaşoğlu, “Büyük ölçüde küresel gelişmelerle bağlantısı olan bir hareket olarak ortaya çıktı” dedi.

    Türkiye’deki son 50 yılda ortaya çıkan İslami Hareket ile Osmanlı’nın geç dönemlerinde ortaya çıkan İslamcılık arasındaki ilişkinin belirtildiği programda; Türkiye’deki İslami camiaların ne kadar yerli olduğu ve özgün fikri yapılarını oluşturup oluşturamadığı konuşuldu.


  • Aldemir, Öğrencilerle Söyleşi Programın Konuk Oldu

    Anadolu Platformu İcra Kurulu Başkanı Turgay Aldemir Yeryüzü Gençlik ve Spor Kulübü Öğrencileriyle Zoom Üzerinden Söyleşi Yaptı.

    Anadolu Platformu İcra Kurulu Başkanı Turgay Aldemir, 1 Haziran Pazartesi Günü 21.00’da Yeryüzü Gençlik ve Spor Kulübü Öğrencileriyle görüştü. Kardeşlik Hukuku’nun konuşulduğu söyleşiye Anadolu Öğrenci Birliği’nden Genel Başkan Fatih Eren, Teşkilat Birimi Sorumlusu Yusuf Öcal ve Dış İlişkiler Birimi Sorumlusu Mehdi Coşkun katıldı.

    Üniversite yıllarında ve daha sonrasında toplumla beraber yurt içi ve yurt dışında birçok organizasyona katıldığını belirten Aldemir; konuşmasında Avrupa’da ve Amerika’da ırkçılığa maruz kalanlarla ilgili değerlendirmede bulundu. “Geçmiş zamanlarda Ortadoğu’da ve dünyanın çeşitli yerlerine demokrasi götürdüklerini iddia eden Amerikan askerleri bu kez kendi sokaklarına indi” diyerek  “İnsanlık ve vicdan susmadı. İnsanlar ayağa kalktı, haklarını savunmaya başladı” şeklinde konuştu. Aldemir konuşmasında Anadolu Medeniyeti üzerinden bir arada yaşamaya vurgu yaptı: “Anadolu toprakları tarihin çeşitli devirlerinde büyük medeniyetlere ev sahipliği yaptı. Farklılıklar bir arada huzur, güven ve barış içerisinde yaşadı. Beraber yaşamayı öğrendiler. Türkiye’de olduğunuz süre boyunca bu birikimi özümseyip kendi ülkelerinize döndüğünüzde bu erdemli yaşama örneğini oraya taşımanız lazım.”

    “Önümüzdeki yıllarda gıdada, giyimde, geri dönüşümde doğal olan ileride olacak. İnsanlar artık doğal olanı istiyor. Enerji sektöründe de ha keza kim üretim ve transfer koridorunda bulunursa söz sahibi olacak” diyen Aldemir, iletişimin önemini belirterek Yeryüzü Gençlik ve Spor Kulübü öğrencilerine tavsiyelerde bulundu: “Ülkeler arasındaki sınırlar kalktı. Eskiden Çin’le konuşamıyorduk. Ama bugün dünyanın her yeriyle iletişim halindeyiz. İnsanlarla konuşabilen her zaman bir adım önde olacaktır. Bugün minimum üç dile sahip olmamız gerekmektedir. Bununla beraber kendi mesleğimizin yanında ileride fırsatlar doğurabilecek yan dal bir meslek edinmemiz lazım.  Eğitimimizi bir adım öteye taşıyıp yüksek lisans doktora yapmamız gerekli. Tabi tüm bunların yanında alanında söz sahibi, yetkin kişilerin tecrübelerinden faydalanıp onların yanında mesleğin inceliklerine vakıf olmamız lazım”.

  • Kurtuluş Ormanımızdan Bahar Manzaraları

    Vakfımızın 2008 yılında çalışmalarına başladığı Bülbülzade Vakfı Kurtuluş Orman'ında bugüne kadar 35 bin adet fidan dikildi ve fidanlar yetişip ağaç oldu.

    ‘Arzın İmarı, Neslin Islahı’ ilkesince bakımları yapılan Bülbülzade Vakfı Kurtuluş Ormanında gelinen son noktayı görmeniz açısından drone kamerası ile çekilen videoyu sizlerle paylaşıyoruz.

Yorum yapın

(*) ile işaretlenmiş zorunlu alanların tümünü doldurduğunuzdan emin olun. HTML kodları kullanılamaz.

logolarımız