Salı, 02 Haziran 2020
Sivil İletişim ve Koordinasyon Toplantısı Yapıldı

Sivil İletişim ve Koordinasyon Toplantısı Yapıldı Öne Çıkarılmış

Bilim Eğitim Kültür Araştırmaları Merkezi (BEKAM) tarafından düzenlenen Sivil İletişim ve Koordinasyon Platformu Toplantılarının ilki Bülbülzade Vakfı Davut Özgül Konferans Salonunda yapıldı.

Toplantıya; Anadolu Platformu Başkanı Turgay Aldemir, Gaziantep Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ali Gür, İlahiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Şehmus Demir, Göç İdaresi İl Müdürü Fatih Ayna,  Suriye Geçici Hükümetinden Abdulmecit Ağa, Bağımsız Kürt Konseyi Başkanı Abdulaziz Temmo, Hasan Kalyoncu Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Emel Topçu, Suriye Avukatlar Birliği Başkanı Muhammed Heyr Eyyub, siyasetçiler, Dışişleri Bakanlığı, Kilis ve Gaziantep Valiliğinden temsilciler, gazeteciler, yazarlar, STK temsilcileri, kanat önderleri ve basın mensupları katıldı.  

İçişleri Bakanlığı tarafından desteklenen “Suriyeli Göçmenlerin Uyum Sürecinde Sivil İletişim ve Koordinasyon Platformu Projesi” kapsamında yapılan ilk toplantıda bir araya gelen temsilciler gölgede yaşayan Suriyelilerin sahada yaşadıkları aksaklıkları ve bunların giderilmesi için çözüm yolları konusunda görüşlerini dile getirdiler.

Toplantının açılış konuşmasını Anadolu Platformu Başkanı Turgay Aldemir yaptı. Aldemir, konuşmasında şu hususlara değindi; “Hepimiz büyük acılara tanıklık ettik. Ne kadar büyük sorunlarımız olursa olsun tarih bize öğretiyor ki onları sağduyu ile aklıselim ile o soruna tanık olan taraflarla konuşabildiğimiz zaman çözüme de yaklaşmamız o oranda gerçekleşiyor. Suriye’deki, Irak’daki özellikle İslam coğrafyasında, dünyanın başka bölgelerinde yaşanılan göçler, iç savaşlar, işgaller insanlık vicdanını nasırlaştırdı. Büyük bir drama neden oldu. Ama bu acıları bir yaşam tarzı edinerek bunu çözmesi gerekenlerin bunları sürekli alta alta sıralayarak çözemeyeceğinin de tanığıyız. Bundan dolayı bu savaşları planlayan uluslararası şirketler, devletler bir araya gelerek buraları çıkarları, buradaki yer altı zenginliklerimizin paylaşımı için bizi önce ırklara, sonra dinlere, sonra mezheplere ve şimdi kabilelere ve aşiretlere ayırarak parçalamış durumda. Bunun çözümü bu parçaların hepsini bir vücudun azaları kabul ederek özgürce, cesurca meselelerimizi konuşmaktan geçiyor. Bunun için sorunlarımızın çözümü daha büyük birliktelikler oluşturarak mezhebimizi, meşrebimizi, inancımızı hiçbir ayrılığa dayanak yapmadan, bunları bir imkân bilerek bin yıla aşkındır bu coğrafyadaki insanlık yürüyüşümüzü bu toplantılarda konuşmayı amaçlıyoruz. Bunun için özelikle gönlümüzü geniş tutarak, sorunlarımızda, hak ve adalet arayışında birbirimize yer alarak var olmaya çalışıyoruz. Bizler BEKAM olarak burada yürüttüğümüz araştırmalar, çalışmalarda özellikle benimsediğimiz ilke sorunların tüm tarafını dinleyerek, masaya dâhil ederek birlikte çözüm aramaktır. Biz biliyoruz ki kıymetli olan arayıştır. Biz bu coğrafyanın yeniden huzurun, güvenin her türlü özgürlüğün başkenti olması için bunları birer arayış platformu olarak, sivil iletişim platformu olarak planladık. Bu toplantıları İstanbul, Ankara ve Avrupa’nın belli noktalarında Suriyeli bu acıyı yaşayan kardeşlerimizle bir araya gelip konularımızı konuşmak istiyoruz. Bunları ele alırken ortak aklın, o bereketli akıl denilen aklın ortaya çıkması da görüşlerimizi paylaşmaktan geçiyor. Türkiye’deyiz, Türkiye halkının, devletinin büyük bir özverisi var. Aydınların, akademisyenlerin, bu konuları takip eden sivil toplum kuruluşlarının çalışmalarıyla şekillenerek politika yapıcılara bizim görüşler, öneriler, fikirler sunmamız gerekir. Onun için bu masa güçlü olursa sivil toplumun elinde ciddi veriler ve siyaseti de kalıcı çözümlere sevk edecek yaklaşımlar olur. Biz aslında Yakub’un ayrı düşmüş evlatlarıyız. Burada birimiz diğerinden üstün değil. Allah günleri aramızda gezdiriyor. Biz ayrı iken eksiktik, bir arada birbirimizi tamamlamamız lazım. Bunun için ise konuşmamız gerekir. İnşallah bu toplantılarla özgürce yaklaşımlarını, fikirlerini ortaya koyarak daha büyük bütünleri kurabiliriz. Tarihte ne zaman ki daha büyük bütünleri kurduk, mayaladık işte o zaman adalet devletlerimiz her millete barınak oldu, korunak oldu. Bu toplantının buna ciddi katkı yapacağına inanıyorum” dedi.

Gaziantep Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ali Gür de; “Son zamanlarda dünyada değişim ve dönüşüm var. Açıkçası dünyamız bir buhran geçiriyor. Uzun zamandır hâkimiyet alanı oluşturan doğu medeniyeti gücünü kaybettikten sonra batı medeniyeti ile doğu medeniyeti arasında ciddi bir mücadele yaşanıyor. Ortadoğu tarih boyunca medeniyetlerin beşiği olmuştur. Doğu medeniyetinin temsilcileri din, dil, ırk ayrımı yapmadan yeniden bir toparlanma sürecine girişiyorlar. Bu değişim sürecinde Müslüman coğrafya burada nasıl bir rol alacak asıl mesele bu? Yanı başımızda Suriye’de ciddi bir travma yaşandı. Bu travmayı hep birlikte çözerken Türk toplumu büyük bir kadirşinaslık gösterdi. Biz de üniversite olarak 2011 yılından beri proaktif olarak hareket ettik. Gaziantep Üniversitesi gelen Suriyeli öğrencilere kucak açtı. 2013 yılından beri öğrenci alıyor. Hali hazırda ana merkez kampüsümüzde 2 bin 500, Suriye güvenli bölgesiyle beraber 3 bin 250 Suriyeli öğrenci üniversitemizde okuyor. Batı dünyası seçmeci bir şekilde birkaç öğrenci alıp onu algı üretmek adına kullanırken Türkiye tam tersine kadirşinaslık gösterdi. Şuanda burada farklı düşüncelerden farklı inançlardan ve farklı algılardan çok arkadaşımız var. Önemli olan bu travmayı farklı düşüncelerimizi konuşarak atlatabilmektir. Akademiya fikir üretir, sahadaki fikirleri toplar ve sivil toplum kuruluşlarıyla birlikte çalışarak Türkiye’nin ne yapmak istediğini dünyaya doğru anlatmak gerekir. Maddi ve manevi yapılan şeyleri hesaba katarsak bunu saymakla bitiremeyiz. Gerek Suriyeli kardeşlerimiz, gerek Türkiye’deki vatandaşlarımız tarafından bu yapılanlar doğru bir şekilde anlatılabiliyor mu? Batı dünyası çok azını büyük bir şey yapmış gibi uluslararası arenada gözümüze sokarken biz yaptığımız bunca şeyi gösteremiyoruz. Bugün burada atacağımız adımlar doğru algı yönetimlerini ve coğrafyamızda öncül kurtuluş olacak. Bugün doğru adımlar atarsak kriz yönetiminde muazzam bir tecrübemiz olacak” dedi.

Konuşmaların ardından katılımcılar tek tek söz alarak duygu, düşünce ve fikirlerini paylaştı. İki oturum şeklinde yapılan toplantının kapanış oturumunda söz alan BEKAM Başkanı Mehmet Ali Eminoğlu, toplantıda yapılan konuşmaların bir rapor haline getirilerek dışişleri bakanlığı, içişleri bakanlığı ve cumhurbaşkanlığına rapor olarak sunulacağını dile getirdi.

Sivil İletişim ve Koordinasyon Platformu Toplantıları Ankara, İstanbul ve Berlin’de de yapılacak.

Yazar Hakkında

bulbulzade.org

"Arzın imarını ve neslin ıslahı"nı kendisine ilke edinen vakfımız 1994 yılından beri Gaziantep'te faaliyetlerine devam etmektedir...

Benzer Ögeler

  • Suriyeli Kanat Önderleri Toplantısının İkincisi Yapıldı

    Anadolu Platformu Suriye Koordinatörlüğü ve Bilim Eğitim Kültür Araştırmaları Merkezi (BEKAM) işbirliği ile düzenlenen Suriyeli Kanaat Önderleri toplantılarının ikincisi 18 Mayıs 2020 Pazartesi günü sanal ortamda gerçekleştirildi.

    Toplantıya Anadolu Platformu İcra Kurulu Başkanı Turgay Aldemir, İstişare Kurulu Başkanı Zekeriya Şengöz, İstişare Kurulu üyesi Ramazan Kayan, BEKAM Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Ali Eminoğlu, Gaziantep İl Göç İdaresi Müdürü Fatih Ayna, Adana Ülfet Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Gazi Kılıçparlar, Suriye Türkmen Meclisi Başkanı Vecihi Cuma, PSRD Derneği’nden Zekeriya Malahfi, Suriyeli Siyasetçi Ahmed Toma, MİDAD Eğitim Derneği Başkanı Azzam Hancı, Muhacir Hakları ve Sosyal Uyum Dernek Başkanı Nesrin Keyyali, Suriyeli Sivil Toplum Temsilcisi Kinda Havasli, Suriyeli Gazeteci Yazar Subhi Desuki, Suriyeli Gazeteci Hasan al-Nifi, İmran Araştırma Enstitüsü Başkanı Ammar el-Kaif, Suriyeli Sivil Toplum Temsilcisi Emel Şeyhu, Anadolu Platformu Suriye Koordinatörlüğü’nden Mahmut Kaçmazer, Tekin Başer, Cemal Akıncı, Mustafa Şanverdi, Melih Ay, Minber Şam Derneği’nden Mustafa el-Hüseyin, BEKAM Genel Sekreteri Ömer Faruk Kavuncu katıldı.

    Toplantıda ülkemizin ve tüm dünyanın maruz kaldığı Covid-19 pandemisinin ülkemizde yaşayan Suriyeliler üzerindeki etkisi çerçevesindeki gündemlerin değerlendirilmesinin ardından, pandemi sonrasında neler yapılabileceğine dair görüşler alındı. Gerek Türkiye’de gerekse güvenli bölgede yaşayan Suriye vatandaşlarına yönelik sosyal, iktisadi ve kültürel çalışmaların hız kesmeden devam etmesi gerektiği belirtilerek, özellikle ekonomik olarak buhran içerisinde bulunan Suriye vatandaşlarına yönelik yardımların daha sistematik hale getirilmesi gerektiği üzerinde duruldu.

    Katılımcıların tek tek söz alarak gündem maddelerini değerlendirdiği toplantıda Gaziantep İl Göç İdaresi Müdürü Fatih Ayna, Suriyelilerin pandemi ile birlikte yaşadığı problemlerin önlenmesine ve resmi işlemlerin aksamaması için atılan adımlara değindi. Fatih Ayna’nın ardından Anadolu Platformu İstişare Kurulu Üyesi Ramazan Kayan söz alarak katılımcılara hitap etti.

    Anadolu Platformu İstişare Kurulu Başkanı Zekeriya Şengöz ise sürece dair yapmış olduğu değerlendirmesinin ardından  “İçinde bulunduğumuz durumun bizleri yalnızlaştırmasına, bizi birbirimizden koparmasına asla müsaade etmemeliyiz. Bunun için her zamankinden daha fazla birbirimizle iletişim halinde olmalıyız” ifadelerini kullandı.

    Kapanış konuşmasını gerçekleştiren Anadolu Platformu İcra Kurulu Başkanı Turgay Aldemir gündem maddeleri ile ilgili değerlendirmelerini aktararak, yürütülen bu toplantıların daha geniş gruplarla periyodik olarak sürdürüleceğini ifade etti.

    Anadolu Platformu Suriye Koordinatörlüğü ve Bilim Eğitim Kültür Araştırmaları Merkezi tarafından düzenlenen Suriyeli Kanaat Önderleri Toplantıları farklı kurum ve kuruluşların temsilcilerinin katılımıyla devam edecektir.

  • Suriyeli Kanaat Önderleri Toplantısı Gerçekleştirildi

    Anadolu Platformu Suriye Koordinatörlüğü ve Bilim Eğitim Kültür Araştırmaları Merkezi’nin (BEKAM) koordinasyonunda Suriyeli kanaat önderleri ile sanal ortamda bir toplantı gerçekleştirildi.

    Anadolu Platformu Suriye Koordinatörlüğü ve BEKAM koordinasyonunda 1 Mayıs Cuma günü Suriyeli kanaat önderleri ile gerçekleştirilen toplantıya Diyanet İşleri Eski Başkanı Prof. Dr. Mehmet Görmez, Anadolu Platformu İcra Kurulu Başkanı Turgay Aldemir, BEKAM Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Ali Eminoğlu, Minber Şam Derneği Başkanı Ali Bekir, ÖNDER Derneği Başkanı Abdurrahman Dadam, MİDAD Eğitim Derneği Başkanı Azzam Hancı, İşrak Gazetesi Yazarları Ahmed Mazhar Sadoo ve Ali Muhammed Şerif, Ataa Derneği Gaziantep Temsilcisi M. Vail Dada, Acu Derneği Başkanı Muhammed Hassno, Suriyeli Muhalif ve Devrimci Güçler Koalisyonu Gaziantep Temsilcisi Muhammed el-Şemeli, Tekeffül Şam Derneği Başkanı Muhammed Kallavi, LDO Derneği Başkanı Yusuf Nirabani, Gazeteci-Yazar Hasan el-Nifi, Fecr Radyo Genel Yayın Yönetmeni Alaaddin Hüsso, Rozana Radyo Programcısı ve Yazar Melek Touma, Yazar Zekeriyya Malahfi, Anadolu Platformu Suriye Koordinatörlüğü’nden Cemal Akıncı, Tekin Başer, Abdullah Başyiğit ve Melih Ay, Minber Şam Genel Sekreteri Mustafa el-Hüseyin, BEKAM Genel Sekreteri Ömer Faruk Kavuncu katıldı.

    Tanışma ile başlayan toplantıda Anadolu Platformu Turgay Aldemir’in açılış konuşmasının ardından söz alan Diyanet İşleri Eski Başkanı Prof. Dr. Mehmet Görmez, gündeme dair meselelerin ele alındığı bu tür toplantıların Suriye meselesinin çözümüne katkısının üst düzeyde olduğunu ifade etti. Prof. Dr. Mehmet Görmez’in konuşmasının ardından gündem maddelerinin değerlendirilmesine geçildi.

    İlk gündem maddesi olarak Koronavirüs salgınının Suriye içerisindeki ve Türkiye’de yaşayan Suriye vatandaşları üzerindeki etkisi ele alındı. Pandemi sebebiyle tüm dünyada görülen bir takım sosyal kısıtlamaların sebep olduğu problemlerin sığınmacılar üzerindeki etkisine dikkat çekilerek, özellikle alt hizmet sektöründe çalışanların bu süreçte işlerini kaybettikleri ifade edildi. Ayrıca Suriyeli sığınmacıların birçoğunun ekonomik birikime sahip olmaması nedeniyle evde geçirdikleri süre zarfında yeterli temel gıda maddelerine ulaşamadıklarına, ev kirası, elektrik, su, doğalgaz faturaları gibi aylık giderlerini karşılayamadıklarına ve yeterli temizlik ve hijyen malzemesi tedarik edemediklerine vurgu yapıldı. Bununla birlikte savaşa ait geçmiş acıların yeniden hatırlandığı ve psikolojik sorunların katlanarak ortaya çıktığına değinilerek, sürecin uzaması durumunda bireysel, sosyal ve ailevi birtakım vakaların ortaya çıkabilme ihtimalinin olduğu ifade edildi. Bu çerçevede ortaya konan öneriler şu şekildedir:

    -           Belirlenecek kurul veya vefa sosyal destek grupları vasıtası ile daha fazla Suriyeli aileye yardım ulaştırılmalıdır.

    -           Sosyal medya başta olmak üzere çeşitli basın yayın kuruluşlarında Suriyelilere yönelik yürütülen karalama kampanyalarına karşı bilgilendirici ve açıklayıcı içerikler oluşturulmalıdır.

    -           Türkiye’ye desteklerini ve ‘’Biz bize yeteriz Türkiye’m’’ kampanyasına bağış yaptığını bildiğimiz Suriyelilerin görünürlüğü arttırılmalıdır.

    -           İlgili bakanlıklar ve Göç İdaresi Genel Müdürlüğü tarafından pandemi ile mücadelede alınan ve alınacak tedbirler ile ilgili ülkemizdeki tüm yabancıları hedef kitlesi görerek Türkçe, Arapça ve İngilizce olmak üzere 3 dilde içeriklerin hazırlanması ve sosyal platformlarda ve medyada yayınlanması elzemdir.

    -           Şehirlerde valiliklerin ve yerel yöneticilerin aldığı karar ve tedbirlerin de aynı şekilde Arapça ve İngilizce dillerine çevrilmesi ve yayınlanması sosyal uyum açısından gereklidir.

    Alınan bu kararların yanı sıra Türkiye tarafından yapılan operasyonlarla oluşturulan güvenli bölgelerde şu ana kadar herhangi bir Covid-19 tanısına rastlanmadığı bilgisi verilmiş, ancak bundan sonra rastlanmayacağı anlamına gelmediği ifade edilerek özellikle bölgede faaliyet gösteren sivil toplum kuruluşlarının inisiyatif almasının gerekliliği üzerinde durulmuştur.

    Toplantıda gündem edilen diğer konular ve alınan kararlar şu şekildedir:

    -           Kızılay’ın kan stoklarında azalma yaşandığı bilinmektedir. Suriyeli sığınmacılar tarafından sürece katkı sağlamaları ve gerekli resmi izinlerin alınması noktasında ilgili kurumlarla irtibata geçilme kararı alınmıştır.

    -           Hür Akademisyenler Derneği ve Anadolu Öğrenci Birliği olarak yürütülen Koca Çınarlar Projesi Suriyelileri de kapsayacak şekilde genişletilecektir.

    -           Evde Karakter Eğitimi Komisyonu tarafından düzenlenen “Hikâyeye Ses Ver” yarışmasına Suriyeli ilkokul çocuklarının katılımı sağlanacaktır.

    -           Güvenli bölgelerde faaliyet yürüten sivil toplum kuruluşları, yardım çalışmalarının yanı sıra eğitim faaliyetlerine de ağırlık vermelidir.

    Gündemlerin değerlendirilmesinin ardından kapanış konuşmasını gerçekleştiren Anadolu Platformu İcra Kurulu Başkanı Turgay Aldemir sürece dair önerilerin ortak bir rapor haline getirilmesinin daha anlamlı olduğunu dile getirdi. “Ortaya koymuş olduğumuz önerileri ortak bir proje etrafında seslendirirsek, çözüm önerilerinin bir an önce hayata geçirilmesinde daha başarılı oluruz.” ifadelerini kullanarak, bu tür toplantıların periyodik olarak gerçekleştirileceğini ve sonraki toplantıların planlamalarının yapıldığını vurguladı.

    Suriyeli Kanaat Önderleri Toplantısı, temennilerin ve bilgilendirmelerin ardından sona erdi. Bir sonraki toplantı geniş bir katılımla gerçekleştirilecektir.

  • Sivil İletişim ve Koordinasyon Toplantısının 3.sü Ankara’da Yapıldı

    Bilim Eğitim Kültür Araştırmaları Merkezi (BEKAM) tarafından düzenlenen Sivil İletişim ve Koordinasyon Platformu Toplantılarının üçüncüsü Anadolu Platformu Ankara Ofisinde yapıldı.

    İlki Gaziantep’te, ikincisi İstanbul’da yapılan toplantıya; Anadolu Platformu Başkanı Turgay Aldemir, Suriye Geçici Hükümetinden Amal Al Sheikho, Türkmen Meclisi Başkanı Vecih Cuma, Bağımsız Kürt Konseyi Başkanı Abdulaziz Temmo, siyasetçiler, STK temsilcileri, kanat önderleri, gazeteciler, yazarlar, basın mensupları, Kızılay, Gaziantep Üniversitesi,  Yunus Emre Enstitüsü ve Milli Eğitim Bakanlığından temsilciler katıldı.  

    Toplantının açılış konuşmasını Bilim Eğitim Kültür Araştırmaları Merkezi (BEKAM) Başkanı Mehmet Ali Eminoğlu yaptı. Eminoğlu, toplantıyla ilgili bilgi verdiği konuşmasında şunları söyledi; “Sivil İletişim ve Koordinasyon Platformu; Türkiye’de bulunmuş, halen bulunmakta olan veya farklı nedenlerden dolayı Avrupa’nın farklı ülkelerine gitmiş Suriyelileri hedef alan ve hedefinde de iletişim ve koordinasyon olan bir çalışma. Bu toplantımızın birinci bölümünde Türkiye’de hâlihazırda yürütülen uyum sürecinin sağlıklı yürütülmesi, var olan çalışmaların ne tür sonuçlar oluşturduğu, verimliliğinin ne olduğuyla ilgili çalışmalar yapılacak. İkinci bölümde ise; yapılanların üzerine ne tür katkılar sağlanabilir, eleştiriler, konu daha farklı bir şekilde nasıl gündeme alınabilir gibi konuları konuşacağız.

    Özelde konunun ilgilisi akademisyen, sanatçı, araştırmacı, sivil toplum temsilcisi, siyasetçi insanları bu masanın etrafında toparlamaya çalıştık. Türkiye’den ve Suriye’den katılımcılar var. Suriye’den Kürt halkını, Türkmenleri, Arapları temsil eden her kesim var masanın etrafında. Türkiye’den de farklı görüşleri olan kişileri bu masanın etrafında toplamaya çalıştık. Bu toplantı serimizin üçüncüsünü yapıyoruz. Toplantılarımız bundan sonra da gerek Türkiye’de gerek Avrupa’nın farklı ülkelerinde devam edecek. Bu proje kapsamında bir web portalı oluşturacağız. Oluşturacağımız web portalında dünyanın neresinde olursa olsun Suriye konusunda çalışan veya Suriyeli olan kanaat önderleri, akademisyenlerin, sivil toplum kuruluşlarının kayıt olmalarını sağlayacağız. Bu web portalı üzerinden bir iletişim kanalı oluşturmayı planlıyoruz” dedi.

    Anadolu Platformu Başkanı Turgay Aldemir ise; “İnsanlığa bekçilik etmek, vicdanın sesi olmak, insanlığın nöbetini tutmak çok kolay bir iş değil, bedel istiyor. Tıpkı bugün burada olduğumuz gibi. Burada insanlık konuşuluyor; kadınlar, çocuklar, itilmişler, yok edilmişler konuşuluyor. Sıcak bir yuvası olmayan çok çocuk var. Binlerce çocuk Akdeniz’in sularında daha iyi bir yaşam için kayboluyor. Daha ne kadar Aylan bebek ölecek bunu bilmiyoruz. İnsanlar dilinden, dininden, renginden, görüşünden dolayı yerinden edilmesin, özgürce yaşasın. Bunları icra etsin istiyoruz. Biz vicdana konuluyoruz, insana konuşuyoruz. Biz birbirimizi dinlemek için buraya geldik. Hakkı beraber bulabilmek ve beraber ayağa kalkabilmek, birbirimizi dengede tutabilmek, bunun için ortak bir geçmişimiz var. Ortak da bir geleceğimiz var. Bundan hiç şüphemiz yok. Bugün yaptıklarımız o günü belirleyecek” dedi.

    İçişleri Bakanlığı tarafından desteklenen “Suriyeli Göçmenlerin Uyum Sürecinde Sivil İletişim ve Koordinasyon Platformu Projesi” kapsamında yapılan üçüncü toplantıda konuşmaların ardından katılımcılar tek tek söz alarak gündem maddeleri olarak belirlenen konularda düşünce, fikir ve önerilerini paylaştı. Toplantıda gündeme getirilen konular bir rapor haline getirilerek dışişleri bakanlığı, içişleri bakanlığı ve cumhurbaşkanlığına rapor olarak sunulacak.

Yorum yapın

(*) ile işaretlenmiş zorunlu alanların tümünü doldurduğunuzdan emin olun. HTML kodları kullanılamaz.

logolarımız