Pazartesi, 24 Şubat 2020
Güvenli Bölgede Eğitim Öğretim Faaliyetleri Çalıştayı Yapıldı

Güvenli Bölgede Eğitim Öğretim Faaliyetleri Çalıştayı Yapıldı Öne Çıkarılmış

SETA Vakfı ve Bilim Eğitim Kültür Araştırmaları Merkezi (BEKAM) işbirliği ile gerçekleştirilen “Güvenli Bölgenin Geleceği: Eğitim Öğretim Faaliyetleri” başlıklı çalıştay 28 Ocak Salı günü BEKAM’ın ev sahipliğinde Gaziantep’te yapıldı.

Çalıştaya; SETA Vakfı Eğitim ve Sosyal Politikalar Araştırmaları Direktörü Prof. Dr. Atilla Arkan, BEKAM Başkanı Mehmet Ali Eminoğlu, Türkiye ve Suriye’den STK temsilcileri, akademisyenler, araştırmacılar ve eğitimciler katıldı.

SETA Vakfı Eğitim ve Sosyal Politikalar Araştırmaları Direktörü Prof. Dr. Atilla Arkan çalıştayın açılışında yaptığı konuşmada; “Bugün burada toplanmamızın amacı güvenli bölgede Suriyeli kardeşlerimize yönelik eğitim faaliyetlerini konuşmak istiyoruz. Bununla ilgili kanaatlerinizi, sahada gördüğünüz sorunları ve tekliflerinizi alacağız. Bu çalıştayın hayırlara vesile olmasını diliyorum” dedi.

BEKAM Başkanı Mehmet Ali Eminoğlu da; “Bizler, Suriyeli Göçmenlerin Uyum Sürecinde Sivil İletişim ve Koordinasyon Platformu Projesi kapsamında buradaki dostlarımızla geçen hafta toplantı yaptık. Bunun üzerine de bu toplantının olması bizi memnun etti. İnşallah hayırlara vesile olur” dedi.

Çalıştayda, Eğitimin Yönetimi ve Koordinasyonu başlığı altında; eğitimin yönetimi ve finansmanı, eğitimin paydaşları ve koordinasyon, STK’ların rolü, Eğitime Erişim ve Sürdürülebilirlik başlığı altında; eğitime erişimde mevcut durum, okul devamsızlığı ve terk durumları, kademeler arası geçiş sınavları, Eğitimin Beşeri Kaynakları: Öğretmenler başlığı altında; öğretmenlerin belirlenmesi, öğretmenlerin özlük hakları, öğretmenlerin eğitimi, fırsatlar, Eğitimin İçeriği ve Müfredat başlığı altında ise; eğitimin programı, eğitimin müfredatı, ders kitapları ve eğitim materyalleri, fırsatlar, güçlükler ve öneriler başlıkları ele alındı. Son bölümde Eğitimin Geleceği ve Beklentiler ele alınarak çalıştay tamamlandı.

Yazar Hakkında

bulbulzade.org

"Arzın imarını ve neslin ıslahı"nı kendisine ilke edinen vakfımız 1994 yılından beri Gaziantep'te faaliyetlerine devam etmektedir...

Benzer Ögeler

  • Öğrencilere Hijyen ve Çevre Bilinci Eğitimi Verildi

    Bülbülzade Vakfı Eruslu Kız Öğrenci Yurdu ve Aygün Erkek Öğrenci Yurtlarındaki öğrencilere “Kişisel Hijyen” ve “Çevre Bilinci” eğitimi verildi.

    Bülbülzade Vakfı Eruslu Kız Öğrenci Yurdu ve Bülbülzade Aygün Erkek Öğrenci Yurtlarında kalan öğrencilere “Kişisel Hijyen” ve “Çevre Bilinci” eğitimi verildi. 20 Şubat Perşembe günü Bülbülzade Davut Özgül Konferans Salonunda, Gençlerle Hasbihal programı kapsamında yapılan etkinlik Kalite Yönetim Temsilcisi Nurettin Yener'in katılımıyla yapıldı. Programa çok sayıda öğrenci ve yurt yönetimleri katıldı.

  • Bülbülzade Abdullah Edip Efendi Kabri Başında Anıldı

    Bülbülzade Abdullah Edip Efendi, şahadetinin 93. sene-i devriyesinde kabri başında dualarla anıldı.

    Vakfımıza ismini veren Gaziantep’in yetiştirdiği mütefekkir ve âlimlerden olan Bülbülzade Abdullah Edip Efendi, şahadetinin 93 sene-i devriyesinde kabri başında dualarla anıldı. 23 Ocak Perşembe günü düzenlenen anma etkinliğine Bülbülzade Vakfı Yönetim Kurulu Üyesi İbrahim Özmantar ve gönüllüler katıldı. Yasin-i Şerif suresinin okunmasıyla başlayan etkinlikte dua ve konuşma yapan Bülbülzade Vakfı Yönetim Kurulu Üyesi İbrahim Özmantar, Bülbülzade Abdullah Edip Efendi’nin bir âlim ve müderris olarak Gaziantep’in kurtuluşunda gösterdiği fedakârlık ve çalışma azmi ile yüz yıl sonra bile insanlara örnek olduğunu belirtti. Özmantar, Cemiyet-i İslamiye’yi kurarak Fransızlara karşı direnişi örgütleyen bir teşkilat adamı ve bir müderris olan Bülbülzade Abdullah Edip Efendi’nin kendi imkânlarıyla kurduğu kütüphanesi ile aynı zamanda gençlerin de yetişmesine de büyük katkı sağladığını belirtti.

    Bülbülzade Abdullah Edip Efendi 23 Ocak 1927 yılında kızının evine giderken bir kiralık katil tarafından şehit edilmişti.

    Bülbülzade Abdullah Edip Efendi’nin hayatı hakkında daha fazla bilgi almak için tıklayın

  • Vakfımızdan Savaş Göç Kadın Sempozyumuna Katkı

    Hasan Kalyoncu Üniversitesi tarafından 9-10 Aralık tarihlerinde düzenlenen Uluslararası Savaş Göç Kadın Sempozyumuna Anadolu Öğrenci Birliği, Belkıs Kadın Derneği ve Bülbülzade Vakfı Yetim Komisyonu üyeleri de katılarak çeşitli katkılarda bulundu.

    "Mezopotamya’da Kadın Olmak" projesi kapsamında gerçekleştirilen projenin bitirme programı olarak düzenlenen sempozyumda Yetim Komisyonu ve Belkıs Derneği yönetiminden Perihan Kaya'nın ve Anadolu Öğrenci Birliği Kız öğrenciler sorumlusu Şehadet Gerçek'in de sunumları da yer aldı.

    "Göçten Sonra STK'larda Kadınların İnşa Edici Rolü”nü anlatan Şehadet Gerçek, şu hususlara değindi; “Tüm muhteşem hikâyeler iki şekilde başlar diyor Tolstoy; ya bir insan bir yolculuğa çıkar, ya da şehre bir yabancı gelir.” Burada hikâyeler yüzyıl önce başladı. Anadolu toprakları işgal edildiğinde ecdadımız eşleri ve çocuklarını İdlib’e, Halep’e bırakıp savaşa dönmüşler. Bugün de aynı hikâye tersine yaşanıyor.

    Bu toprakların geçmişten günümüze hikâyesine, kadim kültürüne yenileri ekleniyor. İnsanlar yola çıktı, sınırları aştı, şehre yabancılar geldi, kadınlar, adamlar koşarak şehre girdiler; acısını, kültürünü, zevklerini, umutlarını getirdiler. Biz Bülbülzade Vakfı’nın kadınları olarak, Anadolu Kadın ve Aile Derneği (AKADDER) adıyla tüm Türkiye’de, Mozaik Kadın ve Aile Dermeği adıyla Gaziantep’te çalışmalar yürütüyoruz. Çalışmalarımız neslin ıslahı arzın imarı düsturuyla gerçekleşiyor. Arzın imarı, neslin ıslahı için “merhamet bizi başkalarının hikâyesine değer vermeye davet ediyor.”

    Değer vermemiz gerekiyordu, çünkü mücadele çok büyüktü gözümüzün önündeydi. Şahit olduğumuzdan sorumluyduk ve sanki bazı çiçekler, bazı ağaçlar, küçük fidanlar yerinden edilmiş gelmiş toprağa suya havaya uyum sağlamak ister gibiydi. Yaşamaya çalışıyordu. Sayılar veriler istatistikler yeni dünya düzeninin karmaşası; insanın hikâyesini yok sayışı hepimizin başına geleceği ihtimaliyle canımızı acıtıyordu" dedi.

    Göçten sonra yapılan yetim çalışmaları ve yetim anneler üzerine yapılan projelerden bahseden Yetim Komisyonu üyesi Perihan Kaya da şu noktalara değindi; “Savaşlar görünür görünmez birçok yaralar açar. Açık yaralar belki bir ilk yardım müdahalesi ya da ilaçla tedavi edilebilir. Açlık belki gönderilen bir gıda kolisiyle giderilebilir. Soğuk belki bir battaniye veya sobayla halledilebilir. Ama görünmeyen yaralar vardır ki ilk göze çarpan olmadığı için derinleştikçe derinleşir ve sonunda kangrene dönüşebilir. Suriyeli kardeşlerimiz ülkemize geldiklerinden sonra insanlık adına, iyilik adına yasadığımız topluma değer katmak adına yardım çalışmalarına başladık. Ama sadece veren el - alan el olarak konumlanmak bizi rahatsız etti. Kendi dillerini kendi kültürlerini iyi bilen kişiler olarak Suriyeli kardeşlerimizle eğitim faaliyetlerimizi birlikte planladık. Onları da sürece katarak sorumluluklarımızı da paylaşarak çalışmalarımızı birlikte yürütmeye başladık." dedi.

    Programın medya organizasyonunda Anadolu Öğrenci Birliği istişaresinden Zeynep Aksu, Betül Yiğit, Sena Kavuncu ve Hazal Çakır da yer aldı.

    Program toplu fotoğraf çekimi ve organizasyon gönüllülerine verilen teşekkür belgesi ve yemekle sona erdi.

Yorum yapın

(*) ile işaretlenmiş zorunlu alanların tümünü doldurduğunuzdan emin olun. HTML kodları kullanılamaz.

logolarımız