Pazartesi, 26 Ekim 2020
Esnaf Komisyonumuzda Seçim Heyecanı

Esnaf Komisyonumuzda Seçim Heyecanı Öne Çıkarılmış

Bülbülzade Vakfı Esnaf Komisyonu’nda yeni dönem esnafların katıldığı seçim ile belirlendi. 115 esnaf delegenin katılımıyla 18 Eylül Cuma günü büyük bir heyecan ve katılımla komisyon seçimi yapıldı.

3 yılda bir belirlenen delegelerle yapılan komisyon seçimi Bülbülzade Vakfı Eğitim ve Hizmet Merkezi avlusunda yapıldı. Pandemi nedeniyle gerekli önlemlerin alınmasından sonra delegelerin  oylarını kullandığı seçimde Yeni dönem Esnaf Komisyonu seçildi. Seçimde en çok oyu alan 6 kişi seçilerek kendi aralarında Komisyon Başkanı ve diğer birim sorumlularını seçti.

Seçim sonucunda komisyon başkanlığına Hamdi Keleş üç yıllığına yeniden seçilmiş oldu.

Seçim Sonuçları

Hamdi KELEŞ              82 Oy

Mustafa UNCUER      75 Oy

Metin KURÇEREN       72 Oy

Nebi ERGEN               69 Oy

Aydemir İYİKÜLAH     65 Oy

Zeki GÖLGELİ              53 Oy

Yazar Hakkında

bulbulzade.org

"Arzın imarını ve neslin ıslahı"nı kendisine ilke edinen vakfımız 1994 yılından beri Gaziantep'te faaliyetlerine devam etmektedir...

Benzer Ögeler

  • Rıdvan Hoca Vakfı Esnaf Kom. Vakfımıza Ziyaret

    Kahramanmaraş Rıdvan Hoca Vakfı Esnaf Komisyonu Başkanı Muhammet Sevmez ve beraberindeki heyet Bülbülzade Vakfı Esnaf Komisyonuna bir ziyaret gerçekleştirdi.

    20 Şubat Perşembe günü gerçekleştirilen ziyarette Muhammet Sevmez ve beraberindeki heyet Bülbülzade Vakfı Esnaf Komisyonu Başkanı Hamdi Keleş ve komisyon üyeleri ile bir araya geldi. Görüşmede çalışmalarla ilgili karşılıklı istişareler gerçekleştirildi.

  • Esnaf Komisyonu Tanıtım Toplantısı Düzenledi

    Bülbülzade Vakfı Esnaf Komisyonu, esnaf ve ailelerinin katılımıyla vakıf çalışmalarının tanıtıldığı bir tanıtım toplantısı düzenledi.

    6 Aralık Cuma günü Davut Özgül Toplantı Salonunda düzenlenen etkinliğe Bülbülzade Vakfı Başkan Yardımcısı Yunus Atilla Hamallar, Yönetim Kurulu Üyesi İbrahim Özmantar, Esnaf Komisyonu Başkanı Hamdi Keleş ve esnaf komisyonu üyesi esnaflar ve aileleri katıldı. Kur’an-ı Kerim tilaveti ile başlayan programda daha sonra Bülbülzade Vakfı’nın tanıtım filmi izlendi.

    Toplantının başında Bülbülzade Vakfı Esnaf Komisyonu Üyesi Mustafa Uncuer tarafından esnaf komisyonunun faaliyetleri ile ilgili haziruna bilgiler verildi. Ardından Bülbülzade Vakfı Yönetim Kurulu Üyesi İbrahim Özmantar şunları söyledi; “Bir anneye çocuğunu anlatması istendiğinde nereden başlayacağını bilemez. Çünkü her anneye çocuğu çok özeldir. Bu vakıf bizim hem yavrumuz, hem annemiz, hem babamız, çünkü etrafında toparlandık. O anlamda bu görmüş olduğunuz binalar evet başkaları için taş toprak, cam, mermer olabilir ama biz başka şeyler görüyoruz. Şu salondan her içeriye girdiğimizde Davut Özgül kardeşimizi hatırlarız. Yukarıdaki sahnede ailecek yaptığımız hadis derslerini hatırlarız. Bu salonda yaptığımız eğitimleri hatırlarız. Daha bu haftanın içerisinde Gaziantep’deki 30 STK temsilcilerine vakfımızın ev sahipliğinde vakfımızı tanıtmak nasip oldu. Ülkemizin çeşitli yerlerinden okumaya gelen aynı duygulara aynı sancılara sahip gençler buraya gelince Gaziantep’in yerel esnafıyla tanışıyorlar, memurlarıyla tanışıyorlar ve bir oluşum başlıyorlar. Bu oluşum çok kısa bir sürede Allah’ın bereketiyle bir birliktelik hasıl oluyor. 1994 yılına gelince bu birliktelik bir vakıf şemsiyesi altında toplanma kararı alıyorlar. Bu görmüş olduğunuz vakfın kuruluş serencamı çok hızlı bir şekilde böyle. Çocuklarımız burada büyüdüler. Buradakilerin çoğu onlara ağabeylik, ablalık, amcalık yapmıştır. Bizde şöyle bir anlayış vardır; çocuk sesi gelmeyen organizasyonlarda bir hata vardır. Çünkü bu hareket bir aile hareketidir. 1994 yılında başlayan bu harekete bir isim vermek gerekiyordu. Büyüklerimizden bir zat Bülbülzade adını önderdi. Kimdir bu Bülbülzade diye baktığımızda onun özellikleri bizim hayalini kurduğumuz insan tipidir diye düşündük. Kimdir peki Bülbülzade Abdullah Edip Efendi? Birincisi çok iyi bir evlat. Niye? İstanbul’da Fatih Medreselerinde müderris olmuş, ailesinin yokluğuna dayanamıyoruz diye sitemlerine dayanamayıp istifa edip Antep’e gelecek kadar annesine babasına bağlı bir evlat. İkincisi çok iyi bir ebeveyn çünkü savaş yıllarında bile çocuklarını ihmal etmeyip mesela iki damadının Antep harbinde şehit olmasına rağmen kızlarını her Cuma mutat ziyaret eder onların hallerini hatırlarını sorar. Zaten şehadeti de kızının ziyaretini yapıp çıktıktan sonra gerçekleşir. Çok önemli bir mütefekkirdir. Antep’i Fransızlar işgal etmiş, Bülbülzade Vakfı Abdullah Edip Efendi oturmuş Fransızca öğreniyor. Niye? Biz bu düşmanları kaba kuvvetle yenebiliriz. Ama onların bırakmış olduğu izi tamamen silebilmek, onlarla topyekûn mücadele edebilmek, onların muratlarına ermesine mani olmak için onları iyi tanımak gerekir diyerek bir medrese müderrisinin Fransızca öğrenmesini göze alacak kadar mütefekkir bir insan. Dört sanatkâr bir insan şiir yazıyor. Çok önemli şiirleri var. Bir başka özelliği de âlim bir şahsiyet. Kendisinin yazmış olduğu kitapları var. İlimle meşgul olmuş bir hayatı var. Bir başka özelliği ise hayırsever bir kişiliğe sahip. İstanbul’dan geldiği şahsi kütüphanesini bir derneğe bağışlıyor ve halka açık bir kütüphane haline getiriyor. Dolayısıyla memleketin aydınlanması için malıyla, evladıyla, canıyla mücadele eden bir kimse. En önemli özelliği sömürüye, emperyalizme karşı mücadele etmiş bir kimse. En son özelliği ise amansız bir muhalif. İşler yanlış gidiyor diye eleştiren ve bunu da canıyla ödeyen bir şehit, bir muhalif, bir mütefekkir. İşte bunun için bu vakfın adı Bülbülzade Vakfı’dır” dedi.

    Bülbülzade Vakfı Kadın Komisyonu adında söz alan Kadın Komisyonu Üyesi Hatice Sohbet de, Mozaik Kadın ve Aile Derneği’nin faaliyetlerinden bahsetti. Sohbet, sözlerini şöyle sürdürdü; “Mozaikder olarak bizim en temel hedefimiz çalışmalarımızın dalga dalga yayılarak geçmişi anlamak, geleceğimizi planlamak, bugünü de inşa ve imar etmek için kadın, genç, erkek demeden insanın olduğu her noktaya ulaşıncaya kadar azim ve gayretle birlik ve beraberlikle çalışmalar yapmak. Kadınların rehberliğinde toplumsal barış, dayanışma ve yaşamı daha güzel kılacak çalışmaları hedeflemekteyiz. Özelikle eğitim çalışmaları çalışmalarımızın büyük bir çoğunluğunu oluşturmaktadır. Yetişkin bayanların, kız ve öğrencilerin eğitim faaliyetleri, kültürel faaliyetleri kadınlar komisyonu tarafından organize edilmektedir. Bu anlamda seminer, kitap ve dergi tahlilleri, tefsiz ve hadis sohbetleri, kitap okuma faaliyetleri, kamp çalışmaları, kadınlara dönük gezi ve piknik organizasyonları yapılmaktadır. Kadınlarımız ve genç kızlarımız evlerde yapılan evde karakter eğitimi, yaz okulları, ilköğretim ve öncesine dönük çalışmalarda yoğun ve aktif olarak sorumluluk almaktadır. Yardım çalışmalarında özellikle yardımın fakir ailelere ulaştırılmasında kadınlarımız aktif olarak çalışmaktadır. Ağaç yaş iken eğilir diyoruz ve çocukları çok küçük yaşlarda eğitime alıyoruz ve hayırlı bir insan olarak yetiştirmek için çalışmalar yapıyoruz” dedi.

    Anadolu Öğrenci Birliği Ortaöğretim Komisyonu Başkanı Cumali Kaplan da; “Gençlik bir hazinedir ve geleceğimizdir. Gençliğe yapılan yatırımlar en önemli yatırımlardır.  Her çocuğumuz bizim için kıymetlidir. Biz bu kıymetle yola çıktık ve vakfımızın çatısı altında ortaokul ve liseli gençlerle sadece akademik değil, sadece İslami bilgiler ve ona bir şahsiyet kazandırmak için değil, ona hayatın tamamını vermeye çalışıyoruz. Onlara pencereler oluşturmak, farkındılık oluşturmaya çalışıyoruz. Haftalık sohbet gruplarımız, derslerimiz, kitap tahsillerimizle, gezilerimizle, pikniklerimizle, kamplarımızla, birçok kurslara kadar pek çok şey yapıyoruz. Gençlerimizle yol yürürken bu arkadaşlarımızın ilgi ve yetenekleri nedir? Bunun için de sanat alanında kurslar düzenliyoruz, spor alanında kurslar düzenliyoruz ve bunları sertifikalandırmaya çalışıyoruz. Oradan da uluslararası müsabakalara taşıyoruz. Okul derslerine de yardım ederek burada da akademik başarı yakalamaya çalışıyoruz. Bu çocuklarımızı matematik kadar, coğrafya kadar, fizik kadar, üniversite kadar hayat başarılarını da öne çıkarmak istiyoruz. Matematik gelecekten bağımsız değildir, kıldığımız namaz da hayattan bağımsız değildir. Hayat bir bütündür. Bu anlamda eğitimci arkadaşlarımızla sık sık hizmetiçi eğitim düzenliyoruz. Her çocuğumuza tek tek dokunmak istiyoruz. Çocuklarımızın hastalığı ile de ilgileniyoruz, notlarıyla da ilgileniyoruz, gerektiğinde okuluna gidip hocalarıyla da görüşüyoruz. Yine siz velilerimizle iletişim kurmaya çalışıyoruz. Hatta evlerinize misafir olup derslerimizi orada yapmak istiyoruz” dedi.

    Sunumların ardından sunumcular salondan gelen soruları da yanıtladı. Program sunumların ardından sona erdi.

  • Toplumsal Sorumluluklarımız Masaya Yatırıldı

    Bülbülzade Vakfı Esnaf Komisyonu Anadolu Platformu Başkan Yardımcısı Gazi Kılıçparlar’ın konuşmacı olarak katıldığı “Toplumsal Sorumluluklarımız” konulu bir program düzenledi.

    14 Mart Perşembe günü Bülbülzade Vakfı Hacı Firdevs Aslan Mescidinde düzenlenen programa Esnaf Komisyonu Başkanı Hamdi Keleş, komisyon üyeleri ve davetliler katıldı.

    Konuşmasına Kur’an’daki imtihan olgusuna değinerek başlayan Kılıçparlar şöyle devam etti; “Bu yürüyüşün içinde olan arkadaşlarla birlikte yürümekten büyük bir memnuniyet duyduğumu belirtmek istiyorum. Ders halkalarımızdaki o oturmuş standartları da az çok bildiğimiz için hasbihal kıvamında bugünkü konumuzu konuşmak istiyorum. Bir camia olarak, bir cemiyet olarak, bir sivil toplum olarak, bir fikri hareket olarak bazı şeyleri etüt etmemiz bunun üzerine konuşmamız önemli. Özellikle sözü kendimize konuşuyor olmamız kıymetli. Yine özellikle altını çizmemiz gereken en önemli husus tüm bu hayatı, tüm bu koşuşturmaları bir imtihan algısıyla karşılayabilirsek, bir imtihan bilinciyle kurgulayabilirsek sürdürmek mümkün. Bir imtihan bilinci oluşturamamışsak, bir imtihan bilinciyle meseleyi değerlendirecek ortam oluşturamamışsak bu çağın insanlarını bütün imkânlarına, bütün dünyalıklarına rağmen yürüyüşlerinin akamete uğradığını, çabuk yorulduklarını, bir şekilde tökezlediklerini ve yere düşenin kaldıranının olmadığını bir hayat içerisinde olduğumuzu görürüz. Bütün işin merkezinde bir imtihan anlayışı, bir imtihan kurgusu olduğunu düşünüyorum. Dünya hayatı bir imtihan hayatıdır. Onun kurgusu önemli, bu kurgu oluşmamışsa beklenilen neticeyi vermeyecek.

    Kur’an’da Allah’u Teâlâ dünyalık mallarla ilgili, mal, mülk, makamla ilgili nimetlerini bize arz etmesini veya arz ettiğini elimizden alması konusunda şöyle der;

    “Rabbin insanoğlu denemek için ona nimetlerini ikram ettiğinde, nimetlerinin ona sunduğunda,  ya da Rabbin vermiş olduğu nimetleri onu imtihan etmek için daralttığında...”

    Rabbimiz verirken de imtihan ettiğini söylüyor, alırken de imtihan ettiğini söylüyor. O halde sadece sahip olması imtihan değil, elden çıkması da imtihan. Toplum olarak bu kurguda sanki bir eksiğimiz var. Şöyle ki, bir arkadaşın cenazesi olduğunda taziyesine katıldığımızda sabret imtihan diyoruz. Ama çocuğu olduğunda imtihan olduğunu söylemiyoruz. O halde Allah Teâlâ’nın bize verdikleri ve aldıkları da bir imtihan. Bunu iyi kurmak lazım, bu hayatta alıp veriyoruz sürekli. İmtihan bilincinde şunu çok net ifade edebiliriz, verdiğimiz şey ve karşılığında aldığımız şey kıymetliyse alışverişimiz hayırlıdır. Ama aldığımız şey verdiğimiz şeyi karşılamıyorsa burada bir problem var demektir” dedi.

Yorum yapın

(*) ile işaretlenmiş zorunlu alanların tümünü doldurduğunuzdan emin olun. HTML kodları kullanılamaz.

logolarımız