Perşembe, 28 Ocak 2021
Tarihî Akışın Hızlanma Anında Pandemik Kırılma ve Sonrası

Tarihî Akışın Hızlanma Anında Pandemik Kırılma ve Sonrası Öne Çıkarılmış

Neredeyse bütün ülkelere yayılan, etki etmedik insani faaliyet ve hayati bir alan bırakmayan yeni tip koronavirüsün yol açtığı kriz, insanlığı cendere altına almıştır. Hem muazzam teknolojik ilerlemelerin hem de 2008 küresel ekonomik krizin etkisiyle 1945 sonrası kurulan uluslararası sistemin derinden sarsıldığı, siyasetin sorun çözücü bir mekanizma olmaktan çıktığı ve yeni bir yönetişim modeline ihtiyaç duyulduğu bir dönemde patlak veren bu yeni krizin; siyasi, iktisadi ve toplumsal sonuçları her geçen gün artmaktadır. Belli ki Covid-19 pandemisi, dünya tarihine, bireylerin de toplumların da devletlerin de alışkanlıkları ve reflekslerini değiştiren önemli kırılma anlarından biri olarak geçecek.

Peki, dünya bundan sonra nereye evrilecek? Eğer pandemi, değişimin hızlandırıcısı ise nasıl bir değişim olacak? Bu değişim kimi, nasıl etkileyecek? Değişimden etkilenenler buna nasıl bir tepki verecek? Bu durumda bizim yaklaşımımız ne olmalı? Gelişmeler karşısında doğru cevap veya tepkiler nasıl üretilebilir? Bu cevap ve tepkiler neler olmalı? Bu çalışma; işte bu soruların cevabını aramayı, uzmanların ve yazarların değerlendirmelerine dayalı projeksiyonlar geliştirmeyi ve strateji önerileri oluşturmayı amaçlamıştır. Bunun için kapsamlı bir durum analizi yapılmış; insanlık, İslam Dünyası, Türkiye ve STK’lar için strateji teklifleri ile sonlanacak bir çalışma planlanmıştır.

“Tarihî Akışın Hızlanma Anında Pandemik Kırılma ve Sonrası” başlığını taşıyan ve “Pandeminin Etkileri ve Sonrası için Projeksiyon Geliştirme Çalışması” alt başlığına sahip olan rapor, bilinen stratejik analiz ve tasarım metodolojilerinin çalışmaya uyarlanmasına dayalı olarak yürütülmüş. Bu anlamda üç temel aşamadan oluşmuştur: 1. Durum Analizi, 2. Projeksiyon Geliştirme, 3. Stratejik Öneriler Geliştirme.

Aşamaların her birinde uygulanan yöntemler, duruma göre yorumlanarak kullanılmış. Durum Analizi aşamasında yazı analizleri, katılımcılardan görüş toplama anketleri ve saha anketi yapılmış. Toplanan veriler üzerinden PESTEL esaslı Etki Analizi ve etkilenen aktör bazlı SWOT analizleri çıkarılmış. Etkilenen aktörleri farklı ölçeklerde değerlendirmek gerektiğinden SWOT analizleri; İslam Dünyası, Türkiye, STK’lar ve Anadolu Platformu için ayrı ayrı çıkarılmış. PESTEL ve SWOT analizlerinin kaynağı, çalışma grupları değil, yazı ve raporlarından yararlanılan kişi veya kurumlardır. Bu çalışmada ilk aşamada durum analizi teknikleri kullanılmış, ikinci aşamada konsolide edilen öneriler üzerinden beyin fırtınası toplantıları yöntemiyle strateji önerileri geliştirilmiştir.

PESTEL esaslı etki analizi, pandemi ve eşlik eden gelişmelerin politik, ekonomik, sosyal, teknolojik, çevresel ve hukuki değişim ve etkilerinin derlenmesi ve değerlendirilmesi için kullanılan bir yöntemdir. SWOT analizi ise pandemi ve eşlik eden gelişmelerin etkilediği STK sektörü, Türkiye ve İslam Dünyası’nın güçlü ve zayıf yönleri ile ortaya çıkan tehdit ve fırsatların belirlenmesi ve değerlendirilmesi için kullanılmıştır.

Raporun hazırlanma sürecinde 33 kişiden oluşan 4 ekip kurulmuş, bir ana strateji grubu ve 4 alt grup ile çalışmalar yürütülmüş. Çalışmaya başlama tarihi 23 Nisan 2020’dir ve bütün süreç 28 haftada tamamlanmış.

Çalışmanın sonucunda pandeminin ortaya çıkardığı gelişmeler ana başlıklar halinde madde madde ortaya konulmuştur. Bu başlıklar uluslararası sistem, uluslararası örgütler (BM ve Dünya Sağlık Örgütü, AB, G-8, G-20, D8, AGİT, İK Teşkilatı), devlet, insan/insanlık, çatışma ve gerilim bölgeleri (Libya, Suriye, Yemen, Afganistan, Körfez, Mısır, Karabağ, Keşmir, Sudan, Somali), İslam Dünyası, Türkiye ve STK’lar olarak yer almıştır.

Pek çok stratejik tespit ve öneri içeren çalışmanın “Neye İhtiyaç Var?” başlığı altında yer alan tespitlerden biri şöyle: “Analitik yöntemlere ve akl-ı selime dayalı çözümlemeler yapmaya ve durumu hakikatine uygun bir şekilde anlamaya ihtiyaç var.” “Ne Yapmalı?” başlığı altında yer alan ifadelerden birinde ise “Yeni bir yaşam tarzı, yeni kuralları ve kurumlarıyla geliyor. Bu bir fırsat dönemidir ve hazırlığı olanlar, oluşa katılarak ortaya çıkacak olana etki edecektir. Yeni bir inşa çağının fırsatlar taşıdığını bilerek olana yaklaşmalı. Olana ve getirilmek istenene karşı eleştirilerimiz olmalı, ama önerilerimiz de olmalı” denilmektedir. Bununla birlikte uzak durulması gerekenlerin sıralandığı bölümde “Ne Yapmamalı?” başlığı altında yer alan ifadelerden biri, “Gelmekte olanı anlayamayan, bu yüzden de hazırlıksız olan, en kolayından da tepkisel ve toptancı muhalif tutum alan ve anlamlı bir cevap üretemeyen kesin inançlı topluluklara dönüşmekten kesinlikle kaçınmalı” şeklinde ortaya konulmaktadır.

Pandeminin etkilerine dair oldukça ayrıntılı tespit ve analizleriyle, bilimsel standartlara uygun disipliniyle, katkıda bulunan geniş bir çevrenin katılımıyla, meseleyi çok boyutlu bir perspektiften ele alan yaklaşımıyla yoğun bir emek ürünü olmasının yanında tarihî bir kırılma anını anlamak ve buna ilişkin doğru sonuçlar çıkarmak adına yapılmış önemli bir çalışma. Devlet yetkililerinden sivil toplum kuruluşlarına, akademik çevrelerden iş dünyasına kadar herkesin faydalanabileceği ve dikkate alması gereken bir rapor.

Yazar Hakkında

bulbulzade.org

"Arzın imarını ve neslin ıslahı"nı kendisine ilke edinen vakfımız 1994 yılından beri Gaziantep'te faaliyetlerine devam etmektedir...

Benzer Ögeler

  • Hemhal Dergisi Web Sitesi 3 Dilde Yayında

    Anadolu Öğrenci Birliği Gaziantep şubesi öğrencilerinin birçok farklı ülkelerden uluslararası öğrenciler ile beraber Gaziantep Üniversitesi’nde çıkardığı Hemhal Derginin Web Sitesi 3 dilde yayın hayatına başladı.

    Türkçe, Arapça ve İngilizce olarak üzere 3 dilde hazırlanan Hemhal Dergisi pandemi dolayısıyla yayın hayatına e-dergi olarak devam ediyor.

    www.hemhaldergi.com web adresinden derginin yazılarına,  röportajlarına, şahsiyet tanıtımı, film kritiği ve kitap tahlili köşelerine ulaşabilirsiniz. Dilerseniz dergiyi PDF dosyası biçiminde indirip multimedya cihazlarınızdan okuyabilirsiniz.

  • İnsanlığın Geleceği ve Sivil Toplum

    Turgay Aldemir tarafından kaleme alınan “İnsanlığın Geleceği ve Sivil Toplum” adlı eser, Tire Kitap tarafından okurların istifadesine sunuldu.

    “Ona Yolculuk - Hz. Muhammed’in Örnekliği”, “Tarihin Nöbet Değişiminde Zamanın Ruhu”, “Bilgi ve Bilinç” ve “Muhasebe ve İnşa Sürecinde Aklı Selim” adlı eserlerin sahibi olan Turgay Aldemir, yeni bir eserle okurlarının karşısına çıktı.

    Aldemir, Tire Kitap tarafından 2020 Temmuz ayında yayımlanan “İnsanlığın Geleceği ve Sivil Toplum” adlı çalışmasında, adından da anlaşılacağı üzere insanlığın geleceğini ve sivil toplum çalışmalarını masaya yatırarak konuyu esaslı bir şekilde irdeliyor.

    Kitapta ele alınan bazı başlıklar şöyle: kamu otoritesi ve sivil toplum, gönüllülük, sivil eğitim, aidiyet ve sahiplik ilişkisi, aile ve sivil toplum, kurumsal önderlik, gelecek perspektifi, birliktelik modeli…

    Gelecekte nasıl bir insan profili ortaya çıkacak ve bu insan, hangi değerlerle donanmış olacak? İnsanlık sonrasının tartışıldığı günümüzde bazı soruların ihmal edilemez bir konu haline geldiğine dikkat çeken Aldemir, çalışmasında şu görüşlere yer veriyor:

    “Teknolojik gelişmelerin insanlık değerlerini unutturmaması, eşref-i mahlûkatın bir makineye dönüşmemesinin yolu, enerjisini kadim değerlerden alan, kökleri mazide olan sivil toplum çalışmalarından geçmektedir. Neslin ıslahı ve arzın imarı gibi büyük bir sorumluluk, ancak kolektif bir ruhla yapılan çalışmalarla yerine getirilebilir. Bununla birlikte geleceği kuracak olan irade, nihayetinde her bireyin kendi vicdanında saklıdır.”

    “Bu çalışmada ifade edilenler, sahada tecrübe edilmiş ve müşahede sürecinden geçirilmiş bir birikime dayanmaktadır” diyen Aldemir, eserde sıklıkla karşılaşılacak eleştirilerin önce kendi nefsine, sonra da faaliyet gösterdiği sivil toplum kuruluşlarına yönelik olduğunu dile getiriyor.

    Aldemir, “Birlikte yol yürüdüğüm dostlarım ve dava arkadaşlarımın şahsında İslami mücadelenin daha sürdürülebilir, verimli ve nitelikli bir hal alması için ne gerekiyorsa onu ifade etmeye çalıştım. Yazıp çizdiklerimin nihai ve kesin doğrular olmadığını biliyor ve başkaca doğruların varlığına da kalpten inanıyorum” diyerek kitabında yer verdiği eleştirilerin yapıcılığına dikkat çekiyor.

    Yazar Turgay Aldemir kitabında öncelikle hâlihazırda içinde bulunduğumuz durumu her yönüyle tespit etmeye, sonra da kadim tecrübe birikimine dönüp doğru örnekleri seçerek geleceğe ışık tutmaya çalışmış.

    Kitabı satın almak için tıklayın

  • Tire Kitap’tan Yeni Bir Eser Daha

    Tire Kitap, ülkemizde son dönemde birçok çevre tarafından sıkça tartışılan “İstanbul Sözleşmesi”ni derinlemesine ele alan yeni bir kitap yayımladı. “İstanbul Sözleşmesi Disiplinler Arası Bir Soruşturma” başlığı ile çıkan kitapta birçok yazar, kanaat önderi ve akademisyenin kaleme aldığı makalelere yer veriliyor.

    Sözleşmenin birçok boyutuyla ele alındığı kitapta;

    Doç. Dr. Davut AKDUMAN; Ailenin Korunması ve Akademiyanın Sorumluluğu,

    Turgay ALDEMİR; Değişim Sürecinde Kadın ve Aileyi Anlamak,

    Dr. Öğr. Üyesi Ahmet BOZDAĞ; İstanbul Sözleşmesi’nin ve Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun’un Hukuki Açıdan Değerlendirilmesi,

    Av. Veysel DAĞAŞAN; İstanbul Sözleşmesi Özelinde Cinsiyet, Kadın, Çocuk ve Aile Üzerine,

    Av. Abdurrahman AKINCI; İstanbul Sözleşmesi Hukuki Değerlendirme,

    Prof. Dr. Mehmet BİRSİN; Kadın İnsan Hakları Bakımından Cinsiyet Meselesi ve İslam Hukuku Açısından Değerlendirilmesi,

    Prof. Dr. Abdullah ÇOLAK; İslam Hukuku Perspektifinden İstanbul Sözleşmesi,

    Prof. Dr. Hasan AYIK; Toplumsal Cinsiyet Kavramının Tarihsel Arka Planı,

    Doç. Dr. Mehmet ULUKÜTÜK; Aile, Hukukun Nesnesi Olabilir mi? Ahlakî Bir Soruşturma,

    Doç. Dr. Abdulnasır SÜT; Varlık ve Değer Açısından Kadın,

    Doç. Dr. Mahsum AYTEPE; İstanbul Sözleşmesi’nin İslâm Düşüncesi Açısından Tahlili,

    Prof. Dr. İhsan TOKER; Sosyolojik Açıdan Cinsiyet ve Türkiye’deki Güncel Dolayımları, 

    Dr. Öğr. Üyesi Mustafa GÜNERİGÖK; Toplumsal Cinsiyet, İslam ve İstanbul Sözleşmesi,

    Prof. Dr. Erol GÖKA - Dr. Ayşe GÜRSES - Dr. Ayşe Nur ERDEM - Dr. Sümeyye GÜRLER; Son Sınıflandırma ve Yaklaşımlarla Cinsiyet Disforisi (Cinsiyet Uyumsuzluğu),

    Doç. Dr. Yusuf BATAR; İstanbul Sözleşmesi’nin Uzak Hedefleri,

    Fadime EMİNOĞLU; Hayatın İçinde Bir Özne Olarak Var Olabilmek.

    Kitabı, kitapçılardan ve online kitap mağazalarından edinebilirsiniz.

    Kitabın arka kapağından;

    İstanbul Sözleşmesi'nin imzalanması ve yürürlüğe girmesi, tüm Avrupa'da olduğu gibi ülkemizde de hukuki, sosyolojik, felsefi, dini ve kültürel bazı tartışmaları beraberinde getirmiştir. İstanbul Sözleşmesi ve 6284 sayılı Kanuna dair tartışmalar, son yıllarda giderek büyümekte ve çoğunlukla ideolojik yaklaşımlara sahne olmaktadır. Kadın dernekleri, feminist çevreler, sol ve liberal kesimlerin ekseriyeti Sözleşme'ye sahip çıkarken muhafazakâr çevreler karşı çıkmaktadır.

    İstanbul Sözleşmesi ve 6284 sayılı Kanun; kadına, kadın-erkek ilişkileri-ne ve aile kurumuna dair pek çok felsefi, siyasi, hukuki, toplumsal ve pedagojik imalar ve kabuller barındırmaktadır. Bu durum, her iki metnin, birçok disiplin tarafından ele alınmasını zaruri kılmaktadır. Bu nedenle çalışmada modern hukuk, İslam hukuku, psikoloji, sosyoloji, felsefe, eğitim ve İslam düşüncesi alanlarına mensup akademisyenlerin görüşlerine başvuruldu.

    Kadın ve aile konusu, ideolojik bakış açısıyla ele alınan diğer meselelerden farklı olarak toplumun tüm kesimleri tarafından karşılıklı iyi niyet ve empatiyle müzakere edilmek ve çözüme kavuşturulmak durumundadır. Çünkü ailelerin dağılması, çocukların ihmal edilmesi, şiddet ve istismar gibi sorunlar, aslında toplumdaki hemen her kesimi rahatsız etmekte ve çözüm arayışına sevk etmektedir. Toplumsal yapımızın güçlenmesi, ailenin korunması: kadının, erkeğin ve çocukların hak ettiği değeri görmesi, ancak sağduyulu yaklaşımlara dayanan çözümlerle mümkün olabilir.

Yorum yapın

(*) ile işaretlenmiş zorunlu alanların tümünü doldurduğunuzdan emin olun. HTML kodları kullanılamaz.

Snow
Snow
Snow
Snow
Snow
Snow
Snow
Snow