Salı, 11 Mayıs 2021
Sivil Toplum ve Eğitimin Sivilleşmesinde Öğretmen

Sivil Toplum ve Eğitimin Sivilleşmesinde Öğretmen Öne Çıkarılmış

Açılış ve selamlama konuşmalarının ardından çalıştayın açılış semineri olan “Sivil Toplum ve Eğitimin Sivilleşmesinde Öğretmen” sunumunu Bursa Teknik Üniversitesi Öğretim Üyesi Dr. Öğr. Üyesi Mehmet Ulukütük tarafından gerçekleştirdi.

Ulukütük, sunumunda şu ifadelere yer verdi; “başlığımız Sivil Toplum ve Eğitimin Sivilleşmesinde Öğretmen. Burada sivil toplum kavramı var, eğitim kavramı var ve öğretmen kavramı var. Üç kavramımız var. Bu üç kavramla ilgili zihinsel bir netliğimiz olmadığı takdirde tasavvurumuz u algılarda sahih olmadığından bu tasavvura dayalı cümleleriniz ve önermelerimiz de yanlış olacaktır. Sivil toplumdan ne anlıyoruz? Sivil toplum kavram olarak menşei olarak bizim kültürümüze yabancı, ithal bir kavram. Bu kavramın arka planında filolojik olarak Protestanlık, ekonomik olarak kapitalizm, siyasal-politik olarak da liberalizm var. Özünde çıkar merkezli insan tipi var. Sivil toplumu var eden olgu bu.

Ancak bu sivil toplumu bizde bir karşılığı olmasa da bir cemaat ve vakıf kültürümüz var. Burada cemaat ve vakıf kültürünün bir sivil toplum kültürü olmadığı, ikisi arasında derece farkı değil mahiyet farkı olduğunu belirtmemiz gerekiyor. Sivil toplum kendi çıkarları için bir araya gelen insanlar demektir. Vakıf ise kendisi dışındaki insanlara bir hayırda dokunmak, bir yardım etmek maksadıyla bir araya gelmiş insanlar topluluğudur. Onun için aralarında çok derin kavramsal ontolojik fark vardır. Sivilleşmeden bahsettiğimde burada sivil toplumun medenileşme, batılılaşma, yani uygarlaşma anlamında kullanmadığımı belirtmek istiyorum. Sivilleşme kavramından her söz ettiğimde bir işi gönülle yapmak, Rıza-i Bari için yapmak, merkezine sadece ama sadece bunu koymak. Sivilleşme bu demek. Bu anlamda kavramları belki kökeni ile itibariyle bize yabancı olsa da bugün biz bu kavramları yeniden kendimize uygun bir biçimde kavramlaştırabiliriz.

Sivil toplum dediğimiz olguyu bugün bizim kendi dünyamız için düşündüğümüzde bunu modern batı dünyasının son 400 yıllık macerası ulus devlet, sanayileşme ile karşımıza çıkardığı bir durumla mücadele etmektir. Peki, son 400 yılda ne oldu? Biz kendi kültürel damarlarımızdan, geleneksel damarlarımızdan, ontolojik ve inanç damarlarımızdan beslenerek son 400 yılda olan duruma nasıl dur diyebiliriz?

İmparatorluklar yıkıldı yerine ulus devletler çıktı. Ulus devlet demek bir ulusun egemenliği altında, bir ulusun üstünlüğü iddiasına göre yaşamaktır. Önce ulusçuluk ortaya çıktı sonra uluslar icat edildi. Millet tarihi hakikattir ama ulus çağdaş bir icattır. O anlamda millet olmakla ulus olmayı tamamen birbirinden ayırdığımı bilmenizi isterim. Bir ulusun etrafında, bir ulusun üstünlüğünde bir araya geldiğimizde bütün bir ulusun birbirlerinin aynısı haline gelmeye çalışıyorsunuz. Bütün bir ulusu bir arada tutabilmeniz için elinizde en güçlü silah eğitimdir. Bütün ulus devletler ulus olmalarını, ulus olarak yaşamalarını eğitime borçludur. Çünkü eğitim bütün bir eğitim bütün bir ulusu senkronize eder. Herkes aynı anda okula gider aynı anda çıkar, herkes homojenize olur, aynı kıyafetleri giyer, aynı müfredatları takip ederler. Kuşların, ağaçların, böceklerin burada yeri yoktur. Tek bir şey vardır, standardizasyon” dedi.

Sunumun ardından Bülbülzade Vakfı Öğretmen Komisyonu Başkanı Mesut Aydağ tarafından Mehmet Ulukütük’e hediye takdimi yapıldı.

Yazar Hakkında

bulbulzade.org

"Arzın imarını ve neslin ıslahı"nı kendisine ilke edinen vakfımız 1994 yılından beri Gaziantep'te faaliyetlerine devam etmektedir...

Benzer Ögeler

  • "Tahta Kalem" Fanzininin Üçüncü Sayısı Çıktı

    Bülbülzade Vakfı Öğretmen Komisyonu Genç Öğretmen Birimi tarafından hazırlanan “Tahta Kalem” fanzininin üçüncü sayısı yayımlandı. “Bazı Kalemler Ufku Göstermek İçindir” sloganıyla ayda bir çıkarılan fanzinin bu sayısında Allan Bloom’un “Eğitim karanlıktan aydınlığa olan harekettir” sözü manşete taşınmış.

    Bir edebiyat çalışması olarak çıkarılan fanzinde; öğretmen günlükleri, denemeleri, hatıraları, öğretmen-öğrenci iletişiminin mizahi boyutu yer alıyor.

    “Tahta Kalem” fanzinine siz de katkıda bulunmak isterseniz, eğitime ve öğretmene dair tüm eserlerinizi This email address is being protected from spambots. You need JavaScript enabled to view it. adresinden yayın kuruluna ulaştırabilirsiniz.

    Fanzini PDF formatında okumak/indirmek için tıklayın

  • Genç Öğretmen Birimi Makale Okumaları Devam Ediyor

    Bülbülzade Vakfı Öğretmen Komisyonu Genç Öğretmen Birimi tarafından düzenlenen çevrimiçi makale okumaları devam ediyor.

    Bu hafta beşincisi gerçekleştirilen oturumlarda Ortadoğu, din psikolojisi, İslam tarihi gibi alanlarda okumalar yapılıyor. Zoom platformu üzerinden çevrimiçi olarak yapılan oturuma genç öğretmen birimi ekibi katılıyor. Bu ayki oturumda “Haset” konusu işlendi. Haset konusunu Sema Demir Öztürk sundu. Diğer katılımcılarında interaktif olarak katkı sağladığı oturum müzakerelerin ardından sona erdi.

  • Şahinbey İlçe Milli Eğitim Müdürü’ne Ziyaret

    Bülbülzade Vakfı Öğretmen Komisyonu Başkanı Mesut Aydağ ve genç öğretmen birimi ekibi Şahinbey İlçe Milli Eğitim Müdürü Erdal Kılınç’a nezaket ziyaretinde bulundu.

    Bülbülzade Vakfı Öğretmen Komisyonu Başkanı Mesut Aydağ, genç öğretmen biriminden Fazilet Taş, Ayşenur Kaya ve İsmail Gülen’den oluşan heyet, 25 Mart Perşembe günü Şahinbey İlçe Milli Eğitim Müdürü Erdal Kılınç’ı ziyaret etti. Ziyarette öğretmen çalışmalarıyla ilgili görüş alışverişinde bulunulurken genç öğretmen birimimiz tarafından çıkarılan Tahta Kalem Fanzini içinde “eğitim” konusu ile alakalı bir röportaj gerçekleştirildi.

    Erdal Kılınç görüşmede şu ifadelere yer verdi: “Çocuklara ve öğretmenlerimize fırsat vermek bu alanda kendilerini geliştirmek için önemli bir adım. Biz de size destek oluruz. Her branştan öğretmenimizin ortak payda olan edebiyat ve kültürde buluşması eğitim camiası için bir avantajdır.”

Yorum yapın

(*) ile işaretlenmiş zorunlu alanların tümünü doldurduğunuzdan emin olun. HTML kodları kullanılamaz.

Snow
Snow
Snow
Snow
Snow
Snow
Snow
Snow