Hemhal Dergisi’nin 4. Sayısı Çıktı

Hemhal Dergisi’nin 4. Sayısı Çıktı Öne Çıkarılmış

Anadolu Öğrenci Topluluğu tarafından üç dilde çıkarılan Hemhal Dergisi’nin dördüncü sayısı “Gençlik ve Teknoloji” üst başlığı ile çıktı.

“Her Dem Birlikte Yaşama Sanatı” sloganı ile Anadolu Öğrenci Topluluğu’nun Gaziantep Üniversitesi Kültür Müdürlüğünün katılarıyla çıkardığı Hemhal Dergisinin dördüncü sayısında gençlik ve teknoloji konusu ele alındı. Türkçe, İngilizce ve Arapça olarak çıkarılan dergide; Yunus Keklikçi tarafından Teknoloji Gençliğin Afyonudur, Begüm Bolhocalı tarafından Teknoloji Bağlamında Araç-Amaç Dengesi, Firdevs Aygün tarafından Fotoğrafların Hikayesi, Furkan Yaşar tarafından Roman Durağı, Fırat Yıldırım tarafından Bunları Söylemez İsem Rahatlamam, Yakup Elden tarafından Teknolojiden Teknolojizme, Şiir Sokağı, Yapay Zeka Teknolojisi, Kemal Öztürk ile röportaj, Sedat Çelik tarafından Tekno Düşünce, Zeynel Kaplan tarafından Hikaye mi Yazıyoruz Hikaye mi Oluyoruz, Aliye Nur Doğan tarafından İstikametten Ayrılmamam Duası, Usame Çolakoğlu tarafından Güzelleştirebilenlerdenmiyiz,  Feyzullah Arıcan tarafından E-Spor, kitap tanıtım ve şahsiyet tanı bölümleri yer alıyor. Derginin İngilizce ve Arapça bölümlerinde de kapak konusu teknoloji ile alakalı makaleler yer alıyor.

Hemhal Dergisi’ni Gaziantep Üniversitesi Kampüsü içersinde bulunan Pusula Kitabevi ve AÖB Gaziantep Temsilciliğinden ücretsiz alabilirsiniz.

Yazar Hakkında

bulbulzade.org

"Arzın imarını ve neslin ıslahı"nı kendisine ilke edinen vakfımız 1994 yılından beri Gaziantep'te faaliyetlerine devam etmektedir...

Benzer Ögeler

  • AÖB’den Şehir Dışında Okuyan Öğrencilerle Hasbihal

    Anadolu Öğrenci Birliği Gaziantep Şubesi Yükseköğretim Birimi Gaziantep dışında okuyan ve ara tatil için memleketlerine dönen öğlencilerle hasbihal gerçekleştirdi.

    Anadolu Öğrenci Birliği Gaziantep Şubesi Yükseköğretim Birimi, Gaziantep dışında okuyan ve yarıyıl tatili için memleketlerine dönen Gaziantepli üniversite öğrencileriyle hasbihal programı gerçekleştirdi. 23 Ocak Çarşamba günü gerçekleştirilen hasbihale Anadolu Öğrenci Birliği Gaziantep Bölge Başkanı Huzeyfe Akaslan ve komisyon üyeleri katıldı. Hasbihalde üniversitelerdeki çalışmalarla ilgili tecrübe paylaşımı gerçekleştirildi. Verimli geçen oturumun ardından önümüzdeki günlerde yeni bir oturumun daha yapılmasına karar verildi.

  • AÖB, Psikolog Abdullah Solmaz’ı Ağırladı

    Anadolu Öğrenci Birliği Gaziantep Şubesinin düzenlediği Gençlerle Hasbihal programının bu ay ki konuğu Hasan Kalyoncu Üniversitesi Öğretim Görevlisi Uzman Psikolog Abdullah Solmaz’dı.

    Anadolu Öğrenci Birliği (AÖB) Gaziantep Şubesinin 27 Aralık Perşembe günü Bülbülzade Vakfı Davut Özgül Konferans Salonunda düzenlediği Gençlerle Hasbihal programında bu ay “Gençlik ve Gelecek” konusu irdelendi. Hasan Kalyoncu Üniversitesi Öğretim Görevlisi Uzman Psikolog Abdullah Solmaz’ın konuşmacı olarak katıldığı programa çok sayıda üniversite öğrencisi katıldı. Hasbihal Programının Moderatörlüğünü Anadolu Öğrenci Birliğinden Fatih Ahmetcan Alpcan yaptı. Hasbihal programında Uzman Psikolog Abdullah Solmaz gençlere zaman yönetimi ve planlı çalışmanın önemi konusunda tavsiyelerde bulundu. Soru ve cevap kısmı ile devam eden program Abdullah Solmaz’a hediye takdimi yapılmasının ardından sona erdi.

  • Uluslararası Öğrenci Buluşması II. Gün Etkinlikleri

    Anadolu Öğrenci Birliği tarafından ikincisi düzenlenen “Yeryüzü Gençlik” uluslararası öğrenci buluşması ikinci gün yapılan etkinliklerin ardından sona erdi.

    Anadolu Öğrenci Birliği Dış İlişkiler Birimi tarafından bu sene Bülbülzade Vakfı’nın ev sahipliğinde Gaziantep’te yapılan öğrenci buluşmasına ülkemizin 60 ilinde okuyan ve 40 ülkeden gelen 250 üniversite öğrencisi katıldı.

    “Bizden Sonra Gelecekler için Gelme ve Öğrenme Yolları, Neyi Nasıl ve Neden Yapmalı? Derdimiz ve Neşemiz” başlıklı “Workshop Çalışmaları” ile sona eren ilk günün ardından gece öğrenciler Bülbülzade Vakfı gönüllüleri tarafında evlerde misafir edildi.

    Programın ikinci günü olan 16 Aralık Pazar günü Anadolu Platformu İcra Kurulu Başkanı Turgay Aldemir tarafından “Medeniyet Tasavvurumuz ve Ümmet Bilinci” başlıklı hasbihal gerçekleştirildi. Sunumuna Alak Suresi’nin ilk ayetlerini okuyarak başlayan Aldemir, şunları söyledi;

    İlim sadece kalem değildir

    “İlim sadece kalem değildir, kitap değildir, defter değildir, akademik bilgi değildir. Sadece okumak da değildir. Onun için eskiler kendin bilmektir diye kendini bilmek, coğrafyayı bilmek, tarihi bilmek, arzın üstünde ve altında olanları bilmek, neyin üstünde yürüdüğümüzü ve nasıl bir gök kubbenin, galaksinin içerisinde yaşadığımız bilmekten geçer. Bunların hepsine şahit olmayabiliriz. Ama Allah’ın bildirmesiyle, peygamberin bize ulaştırmasıyla oradan bize açılan kâinattaki kapılarla biz yeni yollar, yönler ediniriz. Onun için insan bir başkasının ve diğer insanların istişaresine, yol göstericiliğine, dostluğuna, arkadaşlığına her daima ihtiyaç hisseder. Bundan dolayı ulusların, toplulukların, kabilelerin, aşiretlerin git gide içine çökerek bencil bir insana dönüştüğü bu çağda rengârenk 40’ı aşkın ülkeden siz kardeşlerimizle bir arada olmak hakikaten oldukça anlamlıdır.

    Burada Yemenli bir kardeşlerimiz var. Yemen bizde büyük bir umut ve sonrasında büyük bir acıdır. Yemen insanlığın atasıdır. Yemen son günlerde yeniden içimize bir acı olarak yüreğimizi dağlamaktadır. Çocuklar açlıktan ölüyor, insanlık paramparça ve bu acıyı Yemen’e yaşatanlar kendini İslam coğrafyasının bir parçası sayan ama ümmeti değil kendi İslam anlayışını, siyasal iktidarlarına basamak yapan içimizden zulme yeltenenlerden başkası değildir. Onun için yeniden okumak, yeniden anlamak. Burada Libya’daki parçalanmışlığımız konuşmak. Allah’ın çöl kumlarının içerisinde her şeyi var ettiği o toprakta bugün insanlar birbirini katlediyor. Bu elbette ki son günlerin hikâyesi değil. Mısır başka bir acı. Mısır medeniyetlerin kesiştiği yerken bugün Müslümanların darağaçlarına sıra sıra dizildiği bir coğrafyaya dönüştü. Somali bulunduğu konum olarak, coğrafyadaki yer ve tarihteki misyon olarak ayrı bir değeri ve anlamı taşırken ne acıdır ki korsanlığın ve birçok gayri meşru işin ocağına dönüştürülmüş vaziyette. Diğer taraftan Irak her türlü güven ortamının kaybolduğu yere dönüştü. Bir dönem Bağdat’daki kütüphanelerin ilmin başkentine dönüştüğü, İslam medeniyet tasavvurunda medeniyet şehri diyebileceğimiz; her dilden, her kültürden, her dinden insanın güven içerisinde yaşadığı, kimsenin diline, dinine dokunulmadığı, kütüphanelerindeki kitapların sadece fihristlerinin yüzlerce cilt olduğu, 500 bin, 600 bin kitapların olduğu Irak, Bağdat bir dönem yakılan kütüphanelerinin mürekkepleriyle kirlenirken şimdi kanımızla sulanıyor. Ve oradan acı coğrafyaya yayılıyor. Afganistan yeryüzünün güven dağlarını oluşturan Hindikuş Dağlarıyla insanlığa, medeniyetlere beşiklik ederken bugün modern çağın bize dayattıklarına karşı kurduğumuz ‘İslam Devletini’ yürütemediğimiz için sen, ben kavgasıyla bugün eroin tarlalarına dönüşmüş durumda. İmanın emanından öte Müslüman’ın birbirine korku saldığı ve coğrafyayı sömürmeye gelenlerinse bizi birbirimize kırdırdığı bir yere dönüşmüş. Arakan zaten sürgünün birbirine karıştığı yerdir. İnsanların birbirlerini parçalayarak evlerini, yurtlarını yakarak kendilerine bir yaşam alanı açmaya çalıştığı bir yer. Bunları çoğaltabiliriz. Bu acılar bizim başımıza niçin geldi? İslam coğrafyası neden bu halde? İnsanlığın, başı sıkışanların Müslümanlarıyla, Ermenisiyle, Süryanisiyle, Hıristiyanıyla kendi ülkelerinde zulme uğrayanların adalet için başvurduğu bu coğrafyalar bugün niçin bu halde? Hepimiz bunun cevabını aramak ve buna anlamlı bir yanıt vermek için bir arayış içerisindeyiz.

    Sınır insanla insan arasına çekilen duvardır

    Bizlerin yaşadığı son modern ulus devletlerle, batının yönetim sistemleriyle insanlık hala bölünmeye devam ediyor. Hedefleri dünyada bine yakın devlet oluşturmak. Küçük küçük kabileler, aşiretler. Irak’ı, Suriye’yi, Libya’yı bölmek. Bizleri küçük mutlulukların içerisinde büyük tutsaklıklara mahkûm ediyorlar. Sınır insanla insan arasına çekilen duvardır. Burada 40 ülkeden bahsediyoruz kaç sınır aşarak geliyoruz. Bu sınırlar bizim aramıza çekilmiş duvarlar olarak birbirimizi ötekileştiriyor. Ümmet yaklaşımının sınırı yoktur. Orada değer vardır, orada adalet vardır, orada kimse dilinden, dininden, ırkından, kültüründen dolayı ötekileştirilmezdi” dedi.

    Sunumun ardından Anadolu Öğrenci Birliği Dış İlişkiler Birimi Başkanı Muhammet Fatih Eren tarafından Turgay Aldemir’e hediye takdimi yapıldı. Daha sonra salondakilerle toplu fotoğraf çekildi. Öğrenci buluşmasına katılan tüm öğrencilere Anadolu Öğrenci Birliği tarafından buluşmanın anısına hediye takdimi yapıldı.

    “Yeryüzü Gençlik” uluslararası öğrenci buluşması Gaziantep şehir gezisinin ardından sona erdi.

Yorum yapın

(*) ile işaretlenmiş zorunlu alanların tümünü doldurduğunuzdan emin olun. HTML kodları kullanılamaz.