Çarşamba, 02 Aralık 2020
Aile Çalıştayı Teşekkür Konuşması

Aile Çalıştayı Teşekkür Konuşması Öne Çıkarılmış

Anadolu Platformu İcra Kurulu Başkanı Turgay Aldemir, Aile çalıştayında bir teşekkür konuşmasını gerçekleştirdi.

Aile Çalıştayı teşekkür konuşması Anadolu Platformu İcra Kurulu Başkanı Turgay Aldemir tarafından yapıldı. İcra Kurulu Başkanı Aldemir, Peygamberlerden aldığımız ve anladığımızın bir ev hikâyesi olduğunu belirterek; bir milletin bağrında, evinde, ocağında olan şeylerin aslında devletleri de var ettiğine dikkat çekti ve “Bir toplumun evleri sevgi ve muhabbetten kardeşlikten uzaklaşmışsa o coğrafyada adaletten,  zayıfın korunmasından,  mazlumun gözetilmesinden, adaletin tesisinden bahsetmek zor olsa gerek”  dedi.

“Bugün İslam dünyasında mazlumlar gözetilmemesi,  yetimler görülmemesi evlerimizde sevgi ve muhabbetin azlığından kaynaklanıyor.  Varlığı yeniden merhametin ocağına dönüştürmek konusunda çağın hızı karşısında yer yer sendelemelerimiz oldu. Bir restorasyona, yeniden kendimizi ileri hedeflerimize taşımamıza ihtiyaç var” diyen Aldemir sözlerini şu şekilde sürdürdü:  “Birçok düşünürün altını çizdiği; insan siyasi bir varlıktır. Canlı bir organizmadır. Hayat dinamik ve sizin durduğunuz yer statikte kalırsa hayatın, tarihin, coğrafyanın, uygarlığın dışında kalırsınız. Hepimiz bir uçurumun kenarındaydık. Allah rahmetiyle bizleri aldı, seçti, kardeşler kıldı ve böyle güzide büyük bir ailenin fertleri kıldı. Ama uçurumun kenarında uçurumun dibine düşmüş yığınlarca insana umut olmak için çalışmamız gerektiğini de bize sorumluluk olarak yükledi.”

Kadınıyla, erkeğiyle, yaşlısıyla, genciyle ve yavrularımızın yaklaşımıyla yeryüzünde tek bir insanın dahi tutsak kalmayacağı bir çabanın bir gayretin peşine düştük diyen Aldemir, Anadolu Platformu’nun Türkiye’nin, İslam Dünyasının süreçlerine tanıklık ettiğini ifade etti. Aldemir, aile merkezli çalışmayı vurguladı: “Delisiyle, velisiyle, ermişiyle, akıllısıyla, fedakârıyla, zenginiyle, fakiriyle, yaşlısıyla,  genciyle, engellisiyle bir arada olunan o büyük Anadolu ailesi, o irfan ailesi bizi anlamlı kılıyor.”

“Sosyal değişimleri engelleyemezsiniz ama onların akışında roller alabilirsiniz. Onu fark edip,  onu okuyabilip ondan faydalanabilirsiniz. İnsanlık tarihinde büyük bir enerji var. Küresel vicdanın her açıdan nasırlaştığına tanıklık ediyoruz ama büyük bir merhamet de var. Küresel emperyalizm BM’de bir araya gelebiliyor ama küresel vicdan Anadolu’da, İslam Dünyası’nda dünyanın her yerinde mazlumların yüreğinde bir araya geliyor ve adeta ses veriyor. -Bizim sesimizi duyan yiğitler kadınlar gençler yok mu?-  diye bu feryada ses veren teşkilatlarımız var.”

“Evde bir değere dönüşmeyen yaklaşımın, Üniversite kürsüsünde ilham vermesi imkân dâhilinde değil. Bizler İbn Haldun’un dediği gibi kayaya seslenmiyoruz. Biz insanla konuşuyoruz,  birbirimizle konuşuyoruz. Coğrafyayla konuşuyoruz. Tarihle konuşuyoruz. Biz dağlarımızla, ovalarımızla konuşuyoruz ve biliyoruz ki yerin altıyla bağ kurmadan yerin üstünde ve bu yeri kuşatan gök kubbeyle bir irtibat kurmadan var olamayız”.

Anadolu Platformu’nun bir kurucu akıl olduğunu belirten Aldemir, “Bu aklın merkezi evdir.  Bu aklın üretildiği yer evlatlarımızdır, komşularımızdır, akrabalarımızdır. Yaşlının çocuğun, komşunun ve mahallenin içinde buluştuğu evlerdir” diye konuştu. “Aile hukukla kurulur hukukla da sonlandırılır ama ahlakla sevgiyle merhametle yaşatılır. İffetle, izzetle,  onurla çoğaltılır. Yoksa her sıkıştıkça hukuka başvurdukça orada bir değer biriktiremeyiz. Farkındalıklarımızı arttırarak, sorunlarımızla yüzleşmekten çekinmeden inşallah evrensel değerlerle ailelerimizdeki bu çabalamaları daha ileriye götürmemiz mümkün.”

Aile merkezli hareketi artık bizim dışımıza da taşımamız gerekiyor diyerek konuşmasını sonlandıran Aldemir;  çalıştayda emeği geçen;  Eğitim komisyonu, Akadder Yönetimi, Organize işler Birimi, Medya Organizasyonu ve Mentör yardımcılarına ayrıca teşekkürünü iletti.

Yazar Hakkında

bulbulzade.org

"Arzın imarını ve neslin ıslahı"nı kendisine ilke edinen vakfımız 1994 yılından beri Gaziantep'te faaliyetlerine devam etmektedir...

Benzer Ögeler

  • Rabia Aldemir Ülke TV’de “İnce Fikir” Programına Konuk Oldu

    Anadolu Kadın ve Aile Derneği (AKADDER) Başkanı Rabia Aldemir, 29 Kasım Cuma günü Ülke TV de canlı olarak yayınlanan “İnce Fikir” programına konuk olarak soruları yanıtladı.

    Gazeteci Fadime Özkan ve AK Parti Milletvekili Avukat Özlem Zengin tarafından sunulan programda “Süreklilik ve Değişim Ekseninde Aile Olmak” kitabı üzerinde duruldu.

    Rabia Aldemir programda yaptığı konuşmada şu ifadelere yer verdi; “Biz yaşadığımız ortamda, bulunduğumuz yerlerde Anadolu Kadın ve Aile Derneği (AKADDER) ailesi olarak, Anadolu Platformu olarak birçok şehirde faaliyet gösteriyoruz. Bulunduğumuz yerlerde de karşılaştığımız sorunlara yönelik her birimiz bir taraftan bir şeyler yapmak istiyoruz. Ailenin kendiliğinden, doğal şartlarda değişimi, köylerden kentlere gelinmesi, ortamın değişmesi, artık kadınların eğitim alması, çalışmak durumunda olması, dışarıda olması birçok alanda değişimlerle beraber sivil topluma olan ihtiyaç da artıyor. Çünkü o geniş aile daha önceden herkesin birlikte yetiştirdiği çocuklar yok artık. Dayılar, halalar, teyzeler onların olmadığı bir ortamda bir anne babanın bir çocuğu yetiştirmesi çok zor bir şey. Bu durumda biz sivil toplum olarak, bu işle ilgilenen insanlar olarak neler yapabiliriz? Bu değişimi olumlu bir şekilde nasıl evirebiliriz? Bütün şehirlerden arkadaşlarımızın sorularını, sorunlarını toparlayarak büyük bir dosya oluşturduk. Sonra onları bu alanda en iyi çalışmalar yapan, yazan kişilerden alalım ki daha etkili bir çözüm olsun. Kitabın hikâyesi böyle oluştu” dedi.

    Programın tamamını aşağıdan izleyebilirsiniz:

  • MOZAİKDER Hizmetiçi Eğitim Programı Düzenledi

    Mozaik Kadın ve Aile Derneği (MOZAİKDER), “İnsanlığın Geleceği ve Sivil Toplum” başlıklı hizmetiçi eğitim programı düzenledi.

    Bülbülzade Vakfı Davut Özgül Konferans Salonu’nda yapılan hizmetiçi eğitim programına MOZAİKDER Başkanı Rabia Aldemir, yönetim kurulu üyeleri ve davetliler katıldı. Bülbülzade Vakfı Başkanı Turgay Aldemir’in geçtiğimiz aylarda çıkan yeni kitabının tahlil edildiği hizmetiçi eğitim programın açılış konuşmasını MOZAİKDER Başkanı Rabia Aldemir gerçekleştirdi.

    Aldemir’in konuşmasından satır başları şöyle; “Eğer insanlarla aranıza duvarlar örmemişseniz, sert ikazlarınızla, eleştirilerle uzaklaştırmamışsanız bu insanlık için olağanüstü bir şeydir. Bizim için en değerli uyarı bir insanın kendini geliştirmesi için en yakınının uyarısıdır. Biz de bu uyarıları dikkate alırsak birlikte gelişiriz. Birlikte gelişmek için de bizim her zaman söylediğimiz, dikkat ettiğimiz bir şey var. Her zaman en kazançlı olan ötekinin haysiyetini, onurunu önemseyendir, ötekinin haysiyetini sorumluluğunu alandır. Bizim bu konuda artık belirli ilkelerimiz olmalı, belirli bir çizgimiz olmalı. Bir insan en yakınındakini geride bırakarak onun ne kadar yetersiz olduğunu vurgulayarak büyümeye çalışıyorsa, kendini geliştirmeye çalışıyorsa bu insan hastalıklı bir insandır. Hem ailede, hem toplumda, hem de her yerde bütün sorunların başlangıcı böyle şeylerden çıkıyor. En yakındakinin yetersizliğini ortaya koymaya çalışarak kendini ispat etmeye çalışmaktır. Doğru insan, gelişmeye çalışan akıllı insan başkasının üzerinden değil, ötekini de geliştirmeye çalışarak kendinin değeri, haysiyeti artar” dedi.

    Konuşmanın ardından kitabın “Sivil Toplum” bölümünü Nursinem Eminoğlu, “Medeniyet” bölümünü Fazilet Taş, “Aile ve Gençlik” bölümünü Özlem Şipar, “Günümüz ve Müslüman Coğrafyası” bölümünü Nurdan Orçin sundular.

    Sunumların ardından kitabın yazarı Turgay Aldemir programa katılarak katılımcılardan gelen soruları yanıtladı. Aldemir, konuşmasında şu ifadelere yer verdi; “Zor bir süreçten geçiyoruz. Ama birçok olağanüstü hadislerde bu tür zor süreçlerin sonunda ortaya çıkıyor. Bunun için tarihler büyük fikirler, büyük buluşlar, Anadolu tabiriyle büyük yara sarıcılar yeniden kapsayıcı sıçramalar hep böyle krizlerden sonra, sıkıntılardan sonra ortaya çıkıyor. Onun için sabretmek oturup beklemek değildir. Çalışmak, çabalamak, her birimizin bulunduğu yerlerde diğer varlık âlemine karşı ödevlerdir. Kitap asınla bizim hikâyemiz. Yıllar içerisinde yapılmış konuşulmuş, tartışılmış, birçoğu aslında hayatla buluşturulmuş çalışmaların kitap formatında makalelere dönüştürülmüş halidir. Sivil toplum da böyle bir şeydir. Sivil toplum herkesin kendi yüreğini ortaya koymasıyla şekillenir. Sürdürülebilirlik çok kolay bir şey değildir. Hayat hep akar, ırmaklar gibi nehirler gibi devinimini devam ettirir. O açıdan az ama sürekli olan, değiştirici, dönüştürücü, insanlara güven verici kısmı kıymetlidir. Bir işi ekiple yapmak, sivil toplumla yapmak, o işin sürdürülebilirliğinin de en önemli unsurudur. Bir insanın çocukluğu var, gençliği var, yaşlandığı dönemler vardır. Her toplantıya giriyoruz, her toplantıdan sonra bir görev çıkıyor bize. Oturup konuştuğumuz her insana da bir umut veriyoruz. İşte bu fikriyattan kaynaklanıyor” dedi.

    Hizmetiçi eğitim program sunumların ardından sona erdi.

  • Aile Çalıştayı İlk Paneli Yapıldı

    Aile Çalıştayı’nın ilk günü gerçekleşen panelde konuşmacılar Abdulhakim Yalçın, Gazi Kılıçparlar ve Saime Kırma’ydı. “Türkiye’de Gündemdeki Aile Tartışmaları ve Biz” konusunu anlatan Abdulhakim Yalçın konuşmasında “İnsanın yaratılışı tasvir edilirken önce bir nefs yaratıldı. Sonra insan o bir nefsten kadın ve erkek olarak birlikte yaratıldılar. Sonra bu yaratılanların ikisine birden, Allah’ın nefesinden, ruhundan üfleyerek onları varlığa getirdi. Daha sonra işte bu ikilinin kadın ve erkek olan insan varlığı olduğu ifade edildi.

    Ve hemen arkasından tekrar, yaratılan her şeyin çiftler hâlinde yaratıldığı belirtiliyor Kuran’da. Yaratılmış olmak, bu anlamda var olmak, daha ilk ontolojik adımda, öteki ile beraber var olmaktır. -Kadın erkeğin, erkek de kadının elbisesidir-.

    Yani; kadın erkeğin öteki-ben’idir, erkekte kadının öteki-ben’idir. Tamamlayıcısıdır.

    Kadın veya erkek kendisini, öteki ben ile tamamlar. Kadın veya erkekte öteki ben yoksa insan eksik kalır ve orada bir boşluk oluşur” dedi.

    Panelde “Sürdürülebilir Bir Yapı Nasıl Kurulur” adlı sunumunu gerçekleştiren Gazi Kılıçparlar, sürekli olmaya dikkat çekti: “Aile bizi kalıcı kılacak, anılır kılacak ocağın adıdır. Bu ocak, sadece kadın üzerinden okunabilecek olan müennes bir yapının adı değildir. Mücadelemizin çeperini aile ile tahkim etmek, eğitim seferberliğimizi aileden başlatmak, karar alma noktalarını bu nokta üzerinden güçlendirmek çok önemlidir. Gücünün yarısını dışarıda bırakan hiçbir organizasyon başarılı olamaz. Ailesini mücadelesi ile tanıştıramayan veya mücadelesini ailesi ile buluşturamayan bir kişi en iyimser yaklaşımla iki tekeri olmayan bir arabayı kullanmaya çalışmaktır. Az da olsa sürekli yapılan amel daha hayırlıdır şeklindeki efdaliyat hadislerinde anladığımız diğer bir husus da vardır ki o da Kurucu olan eylemin azlığı veya çokluğu değil devamlılığıdır gelenek halini almasıdır.”

    Panelin son konuşmacısı olan Saime Kırma ise “Değerden Pratiğe Aile Yürüyüşümüz” adlı konuşmasında; ailelerin sıradan topluluklara kimlik ve nitelik kazandırdığına değindi:

    “Vahye yani Kuran’ı Kerim’e iman edip onu hayat kitabı, hukuk prensibi, hayatın organize edici gücü ve yaşam programı olarak kabul eden bizlerin, bu camianın ailelerinin ilgisiz kalması, sadece sosyal etkinlik dediğimiz genel organizasyonlara katılması, eşine destek vermemesiyle acaba bu vahyi öğretilerin toplumda karşılık bulması mümkün olur mu? Durup beklemek, gözlemek acaba bizim ahireti kazanmamızda Salih bir amele dönüşür mü?

    Yeryüzünün halifesi olmada, emaneti yüklenmede Allah’a kulluğun gereği dini insanlara taşımada, Kur’an’ın ahkâm ve ahlakını özümseyen bizler kul olma açısından kadın ve erkek arasında bir fark var mıdır?

    Aslında tarih içerisinde bir eğitim yuvası işlevini sürdürebilen ailelerin, sıradan topluluklara kimlik ve nitelik kazandırarak onları millet ve ümmet yapan bir kurum olduğu görülmekte; ailenin millet ve ümmetin hücresi olduğu anlaşılmaktadır.”

Yorum yapın

(*) ile işaretlenmiş zorunlu alanların tümünü doldurduğunuzdan emin olun. HTML kodları kullanılamaz.

logolarımız