Yitik Cennet Kitabı Tahlil Edildi

Yitik Cennet Kitabı Tahlil Edildi Öne Çıkarılmış

Mozaik Kadın ve Aile Derneği (Mozaikder) tarafından aylık olarak düzenlenen kitap tahlili programında bu ay "Yitik Cennet" kitabı tahlil edildi.

Mozaikder tarafından aylık düzenlenen kitap tahlili programında geçen ay "Beynin Sırları" kitabı tahlil edilmişti. Yeni faaliyet döneminin ikinci kitap tahlili programında Sezai Karakoç’un Diriliş Yayınları tarafından çıkarılan "Yitik Cennet" kitabı tahlil edildi. 22 Aralık Cumartesi günü Bülbülzade Vakfı Davut Özgül Konferans Salonunda yapılan kitap tahlili programının moderatörlüğünü Fatma Taş yaparken, sunumu ise Ayşegül Günaslan yaptı. Kitap Tahlili programına Mozaikder yönetimi ve çok sayıda üye katıldı.

Kitabın özeti şöyle:

“Yitik Cennet adlı eserinde Sezai Karakoç felsefe ile edebiyatın muhteşem bir uyumunu sergiliyor. Bunu yaparken kullanılan yöntem ve benzetmeler zaman zaman ağır olduğu düşünülse de oldukça akıcı ve anlaşılır bir şekilde gerçekleştiriliyor.

Cennetin sekiz kapısını temsil eden sekiz peygamber ve cennetin tam da kendisi olan son peygamber Hz Muhammed’in hikâyelerinden yola çıkılıyor. Bu hikâyeler üzerinden bir medeniyetin doğuşu, gelişmesi, karşılaşacağı sorunlar ve bunların üstesinden nasıl gelineceği, sorumlulukları ve sonunda öz benliğine erişip Yitik Cennet’ten Bulunmuş Cennet’e nasıl ulaşılacağının değerlendirilmesi yapılıyor.

Bu kitap aynı zamanda yazarın İnsanlığın Dirilişi adlı diğer eserinin başka bir varyasyonu olarak da değerlendirilebilir. Yazarın ifadesiyle bu diğer eserinde hakikat dıştan içe/kabuktan öze doğru işlenirken, Yitik Cennet’te içten dışa/özden kabuğa doğru incelenmektedir.

Hz. Âdem ile açılan ilk kapıda insanın toprakla imtihanı başlar. Topraktan yaratılan insanın aslına düşüşü, dirilişin gerçekleşmesi için gereken düşüş anlatılır. Metafizik olarak başlangıçta Âdem ile cennet bir bütün gibidir, birbirinin sınırları belirsizdir. Oluş’tan Varoluşa çıkmak içinse bu sınırların belirlenmesi ve Âdem’in düşmesi-kursağına yasak meyvenin girmesi gerekir. Bu yasak meyve realiteyle karşılaşmanın sembolüdür.

Âdem’in benliğin tam olarak anlaşılması içinse Havva’ya, şeytana, yılana ve cennetin yitirilmesine ihtiyaç vardı. Âdem’in cennetten kovulup toprağa düşmesi, insanın hakikati anlayıp yeni bir dirilişe ulaşmasının çağrısıdır. Kaybetmenin verdiği özlemle aranan bir cennete ulaşmanın çağrısı… Bulma arzusunun oluşması için yitirmek gerekiyordu.

Şeytanla karşılaşmanın ardından tövbeyi bulan Âdem gibi, medeniyetlerin de köklü değişimler gerçekleştirebilmesi için şeytanlarıyla karşılaşması gerekir. Bu şeytan “Batı Soluğu”dur. Cennet kapısını bekleyen yılan gibi medeniyetlerin de içi boş, dışı süslü yılanları vardır. Medeniyetlerin de vermesi gereken varoluş savaşları vardır. Ancak bunardan sonra Rönesans mümkün olur. Bu iç özleyiş Rönesans’ı doğurur.

Zamanla hakikati unutan insanoğlu su ile olan imtihanını da Hz Nuh ile verir. Hz Nuh gelmekte olan cezayı açıklıyor fakat insanoğlu onu alaya alıyordu. Nuh’un gemisi inanmış insanlar topluluğunun sembolüdür. Her zaman inananlar bir araya gelmeli ve yol göstericinin etrafında toplanıp inkâr isyan bataklığından kurtulmaya çalışmalıdırlar.

Nasıl ki insan olağanüstünün hakkını unutmuşsa, medeniyet de bunu unutunca onları da bekleyen tehlike oluşur. Bir medeniyet de batış çanları çaldı mı, onun gerçek sahipleri, hemen bir diriliş noktasında toplanmalıdır. Nuh’un Gemisi, bir nevi yeniden doğuşun sembolüdür, batmaya yüz tutmuş uygarlıklar için. Hz Nuh sonrası bu dünya öbür dünyaya bir hazırlanma alanı oldu; Hz. Âdem ile atılan tohuma tarla oldu. Medeniyetler de varoluş problemini aştıktan sonra varlıklarını sürdürebilme problemiyle karşılaşırlar; süreklilik imtihanı.

Hz. Âdem ve Nuh’tan sonra insanlığı hayvanlığa düşüşten kurtaran da Hz İbrahim olmuştur. İnsanın ateşle imtihanı… Üçüncü kez insanlık Hakikat Medeniyetine şahit olacaktır. Hz İbrahim örneğinde olduğu gibi medeniyetler de samimiyet özünü kaybetmeyen medeniyet de zamanın dostu olacaktır. Sürekli sınav, özeleştiri, fedakârlık, insan ruhunun kemalini de, medeniyetlerin devamını da sağlayan temel faktörlerdir. Varoluş, bir Yitik Cennetin ortaya çıkarılışı davasıdır.

Devlet düşüncesi, ilkeleri ve girişimi de Hz Yusuf’un hayatını doldurmuştur. İhanet, iftira, politik unutkanlık gibi devlet adamının karşılaşacağı tüm sorunlar onun başına gelmiştir. Hz. Yusuf Devletin dirilişidir.

Hz. Musa, toplum ve devletini bütünüyle ve öbür insanların yasa, düzen ve yaşamlarından sıyrılmış olarak kuracaktır. Hz Musa, Hz İbrahim ve Yusuf’un toplumda dirilişi oldu.

Hakikat Medeniyeti, “devlet” modeline, ideal devlet formuna Hz. Süleyman ile ulaşır. Hikmet, devlet; devlet, hikmettir artık. Yitik Cennet bulunmuştur.

Hz. Yahya, Yitik Cennetin, yalancı dünya cennetine, yalancı dünya cenneti taklidine indirdiği yumruktu.

Yitik cennetin sekizinci kapısı da Hz İsa’dır. Hayatın ölmeye başladığı her sefer bir peygamber çıkagelip dirilişi başlatmıştır. Diriliş mucizesi insanda yeniden gerçekleşmişti.

Yitik Cennet, Hz. Muhammed ile Yeniden Bulunmuş Cennete dönüştü. İdeal site, ütopya olmaktan çıkıp Medine’nin kimliğinde reel hale geldi.”

Sunumun ardından kitap, soru cevap kısmında müzakere edildi. Program yapılan müzakerelerin ardından sona erdi.

Yazar Hakkında

bulbulzade.org

"Arzın imarını ve neslin ıslahı"nı kendisine ilke edinen vakfımız 1994 yılından beri Gaziantep'te faaliyetlerine devam etmektedir...

Benzer Ögeler

  • Mozaikder “Him Bastı” Etkinliği Yapıldı

    Mozaik Kadın ve Aile Derneği (Mozaikder), Ramazan’a bir gün kala “him bastı” kahvaltı etkinliği ile gönüllü aileleri bir araya getirdi.

    5 Mayıs Pazar günü Bülbülzade Vakfı Eğitim ve Hizmet Merkezi avlusunda düzenlenen etkinliğe çok sayıda vakıf gönüllüsü aileleriyle birlikte katıldı. Gelecek nesillere güzel bir mekân bırakmak için tertip edilen kahvaltı programında ev yapımı kahvaltılıklar gönüllüler tarafından hazırlanarak vakfa getirildi. Him bastı etkinliğinde evlerde hazırlanan çeşitli yöresel konserveler de satışa sunuldu.

    Gaziantep’te Ramazan’ı karşılamak ve kutlamak amacıyla arife günü geleneksel olarak düzenlenen “him bastı” etkinliklerinde aileler birlikte kahvaltı yapıyor ve hasbihal ediyor.

  • Sarp Yokuşun Eteğinde İnsan Kitabı Tahlil Edildi

    Mozaik Kadın ve Aile Derneği (Mozaikder) tarafından düzenlenen kitap tahlili programında bu ay "Sarp Yokuşun Eteğinde İnsan" kitabı tahlil edildi.

    Mozaikder tarafından aylık olarak düzenlenen kitap tahlili 23 Mart Cumartesi günü BEKAM Konferans Salonunda yapıldı. Kitap tahlili programında bu ay Prof. Dr. Şaban Ali Düzgün’ün Otto Yayınlarından çıkan "Sarp Yokuşun Eteğinde İnsan" kitabı tahlil edildi. Yeni faaliyet döneminin üçüncü kitap tahlili programın moderatörlüğünü Fadime Eminoğlu yaparken, sunumları ise Hatice Bora Çalı, Tubanur Avcı, Fatma Karakaş ve Nilgün Ufacıklıgül yaptı. Kitap Tahlili programına Mozaikder yönetimi ve çok sayıda kitapsever katıldı.

    Kitaptan bir bölüm:

    Kendisini, binlerce yıllık tarihin oluşturduğu gelenek ırmağında bulan insanlar kimliğini ve kişiliğini burada bulacağına inandırılırlar. Bu akıntıya kapılanlar özgürlüklerini kaybederler. Allah’ın insan olmanın esası olarak tespit ettiği özgürlüğü teslim edecek adresler ararlar.  Bunlar için bir şemsiye kimlik olarak İslam yetmez, her zaman çatışmaya hazır bekleyen alt kimliklere sığınırlar. İnsan düştüğü yerden kalkar derler; düştüğümüz yer özgürlüğümüzü ve cesaretimizi kaybettiğimiz yerdir.

    Bu kitapta, “İnsanın hem zihinsel hem bedensel özgürlüğünün tehdit altında olduğu bir çağda insanlığını korumakta hâlâ kararlı olan insan ne yapabilir?” sorusunun cevabını aranmaktadır.

  • AKADDER Hizmetiçi Eğitim Programı Sona Erdi

    Anadolu Kadın ve Aile Derneği (AKADDER)’in düzenlediği hizmetiçi eğitim programının öğleden sonraki bölümü atölye çalışmaları ile devam etti.

    Bülbülzade Vakfı’nın ev sahipliğinde; Kahramanmaraş, Elbistan, Şanlıurfa, Adıyaman, Kilis, Gaziantep ve Nizip’ten 170 AKADDER üyesinin katıldığı hizmetiçi eğitim programın öğleden sonraki bölümünde dört gruba ayrılan katılımcılar “Psikolojik İlk Yardım Atölyesi” başlığı altında atölye çalışmaları düzenlendi.

    Atölye çalışmaları Fatma Nur Dolu, Sena Aldemir, Sinem Pala ve Feyza Nur Ak moderatörlüğünde yapıldı. atölye çalışmasının ardından moderatörlere program anısına hediye takdimi yapıldı.

    Anadolu Kadın ve Aile Derneği (AKADDER)’in düzenlediği hizmetiçi eğitim programı toplu hatıra fotoğrafı çekiminin ardından sona erdi.

Yorum yapın

(*) ile işaretlenmiş zorunlu alanların tümünü doldurduğunuzdan emin olun. HTML kodları kullanılamaz.

logolarımız