Bülbülzade Vakfı Mütevelli Heyeti tarafından her yıl geleneksel olarak düzenlenen iftar programı, Bülbülzade Vakfı Eğitim ve Hizmet Merkezi avlusunda yapıldı.

24 Mayıs Cuma günü yapılan iftar programına ev sahibi Bülbülzade Vakfı Başkanı Turgay Aldemir, Gaziantep Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ali Gür, Kilis 7 Aralık Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mustafa Doğan Karacoşkun, Gaziantep İl Milli Eğitim Müdürü Cengiz Mete, Gaziantep İl Müftüsü Ahmet Çelik, Memursen İl Başkanı Ahmet Gür, Gaziantep Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Sezer Cihan, ilçe müftüleri, daire amirleri,  eğitim yöneticileri, akademisyenler, Gaziantep ve çevre il ve ilçelerden gelen STK temsilcileri, Suriyeli misafirler, gönüllüler ile beraber 500 aşkın davetli katıldı.

Kur’an-ı Kerim tilaveti ile başlayan programda iftar programına katılamayan Adalet Bakanı Abdulhamit Gül ve Gaziantep milletvekillerinin mesajları okundu. Ardından selamlama konuşmalarına geçildi. Bülbülzade Vakfı Başkanı Turgay Aldemir,  Ramazan-ı Şerifin üçte ikisinin geride kaldığını,  geri kalanın da uçup gitmeden bir muhasebe, muhakeme yapmak durumunda olduğumuzu söyledi.

Aldemir, sözlerine şöyle devam etti; “Zaman ellerimizden kayıp gidiyor. Ramazan-ı Şerifin üçte ikisini geride bıraktık. Geri kalanı da uçup gitmeden buraya kadarının bir muhasebesini, muhakemesini yapmak durumundayız. Ne oldu? Bir şey oldu mu bizden? Hayatımızın gidişatında bir duraksama, ritminde bir yavaşlama gerçekleşti mi Ramazanın bu güne kadarki kısmında. Canımıza can, hayatımıza hayat kattı mı dersiniz ramazan? Karalık köşelerimizin hiç değilse birini, birkaçını aydınlattı mı ramazan? Kalplerimizdeki soğukluk, duygularımızdaki kireçlenme, düşüncelerimizdeki uyuşma, hayatımızdaki çözülme bir parça da olsa ramazanla yumuşadı mı? Kendimize geldik mi dersiniz?

Neden kimseye yar olmayan dünya sana yar olsun niye bu kadar çırpınırsın ey insan der rabbimiz. Hakikaten dünyanın hali ve insana yüklediği ortada. Azıcık durmayı becerebilirsek aslında hiçbir yere gitmediğimizi hepimiz pekâlâ göreceğiz. Çılgınca akıp giden her şeyi yavaşlatmanın vaktidir aslında ramazan. Her şeyi yeniden düşünmenin, anlamanın, yeniden denemenin vakti. Tokluğu açlıkla buluşturmanın vakti. Farkına varmanın, farkına ermenin, farkı aramanın vaktidir aslında iftar sofraları. Bölüşmenin, bilişmenin, kucaklaşmanın, kardeş olmanın vaktidir. Kıymet bilmenin, kıymet bulmanın vaktidir ramazan. Adeta bize seslenir, aç kapını der, seni en çok seven misafirdir senin kapına gelen. Kapımıza gelen Allah’ın rahmet ayı ramazan ve oruçtur.

Bunu bize anlatması açısından vakıf çalışmalarımızı yürüttüğümüz yetim çalışmaları var. Bizim vakfımızın Karagözdeki merkezinde yardım merkezimiz var. Orada her gün 7 yüz, 8 yüz tane evladımızı tamamı yeni tepeden tırnağa giydiririz. Sonra onların evlerine gidilip aileleri ile buluşuyoruz. Anneler eğitilir, okuma yazma öğretilir, okuma yazmayı öğrenen anneler ayda bir kitap tahlili yapmaya başlar. Adeta her ev bir kandile dönüşür. Geçen hafta ailecek iftar ziyareti için gitmiştik. Şuana kadar 7 yüzen fazla yetim evine iftara gidildi. Arkadaşlarımız başvuruyorlar, hazırlıklarını yapıp gidip konuk oluyorlar. Bir yetim annesine dedim ki sizin için ne yapabiliriz? Ne ihtiyacınız var? Sözü şu olmuştu; geldiniz yetmez mi? Kapımızı çaldınız, hatırımızı sordunuz yetmez mi? Sözümü kesemden beni dinlediniz bundan daha büyük nimet ve ikram olabilir mi? Aynı şehirlerde yaşadığımız kapısı çalınmayan, gönlüne dokunulmayan maddi ihtiyaçları karşılanıp da insani gereksinimleri ihmal edilen o kadar çok yürek var ki.

İnsanoğlunun en büyük sorunu tarih boyunca kendisidir. İnsanın ve insanlığın en büyük sorunu hep insanın kendisi olmuştur. İnsanın tarihi tekerrürden ibarettir. Kabil Habil’i, Kabiller Habilleri her daim öldürmeye devam ediyor. Mazlumların, güçsüzlerin, muhacirlerin ve yoksulların olmadığı bir dünya hiçbir zaman olmayacak. Sorunumuz doğal afetler, toprak, deniz, hayvanlar ve bitkiler değil. Sorunumuz bizatihi fıtratını, insanlığını kaybetmiş insanlardır. İnsan insanla imtihan oluyor. Suriye’yi yakıp cehenneme dönüştürenler çöl develeri değildir. Güneş ve rüzgâr değildir. İnsanlardır. Bu dünyayı yaşanmaz hale getiren. Rabbimiz Kasas Suresinde buyuruyor ki; ‘Biz ise, istiyorduk ki yeryüzünde ezilmekte olanlara lütufta bulunalım, onları önderler yapalım ve onları varisler kılalım.’ Buyuruyor. Rabbimizin insana biçtiği yol insan abudur.

Üstad Sezai Karakoç’un deyişiyle;

Oruç da susar, oruç da acıkır…

Yalnız, insan orucu özlemez, oruç da insanı özler.

Ramazan ayı gelince sıla-ı rahim edenler gibi,

Meleklerin bile önünde eğildiği insana koşar.

Oruç, insana acıkır ve koşar gelir. İnsan arar adeta.

Ramazanın kelime anlamı da (ramada) kavrulmak demektir. Yani yanmak demektir, pişmek demektir. Orucun açlığı, susuzluğu ile kavrulacaktır insan, yanacaktır adeta.  Bu yanışla yakacaktır günahları, küle çevirecektir. Orucu gerçek manada tadarsa insan,  oruç yakarsa insanı, kadrini bilirse orucun, ‘Kadir’ini bilirse, anlarsa Kadir’in kıymetini; bayram o zaman bayram olacaktır. Hemen hemen tüm kadim kültürlerde insanın kendini keşfetmesinin en önemli güzergâhı oruçtur. Oruç insana dışarıya karşı bir iç-duruş verir; dış korkuyu iç-ümide, iç uyanışa, yeniden ayağa kalkışa dönüştürür.

Biz hayatta kalıyorsak yediklerimiz, içtiklerimiz yüzünden değil. Allah bizi yaşattığı için hayattayız. Bu dünya hayatını Allah bize nasip ettiği için varız ve yaşıyoruz. Bir milletin bekası şunun ya da bunun üzerine değil insanlığa katkıda bulunmuş, medeniyetlere büyük katkıları olmuş dâhileriyle, abitleriyle, arifleriyle, âlimleriyle var olur ancak. Ancak bu insanlarımızla ayakta durabilir, birbirimize dayanarak zor günlerimiz aşabiliriz.

Şurada bulunanlar olarak başımızı iki elimizin arasına alıp düşünmeliyiz. Dünyada geride ne bırakıyoruz? İşte ne bırakacağımızı bu günlerde düşünmemiz gerekir. Şehirler inşa ediyoruz, içimizde bu alanlarda çalışan kardeşlerimiz var. Ama şehri imar ederken nesli ıslah etmeyi ihmal ederseniz, ihmal ettiğimiz nesil inşa ettiğimiz şehirleri harabeye çevirir. Hangi uygarlığa ait olduğunu tanımaz hale getirir.

Bizler Bağdat Moğollar tarafından işgal edildiğinde bitmedik. Endülüs bir grup kâfir tarafından yakılıp yok edildiğinde sonumuz gelmedi. Halep katil sürüleri tarafından yerle bir edildiği şu günlerde yok olmayacağız. Birbirimize yaslanarak bir millet olarak yeniden insanlığımızı ve insanlığı ayağa kaldıracağız.

Ama bizler Erdemli şehrin müellifi Farabimizi, Hayatımızı ve dinimizi fıkıhla, anlayışla sürdürmemizin mimarlarından Ebu Hanifemizi, Dini ve felsefi ilimlerde benzersiz bir yeri olan Gazzalimizi, Aklın sultanı İbn Rüşdümüzü, Cesaretin timsali Selahattin-i Eyyübimizi, Filistin direnişinin tekerlekli sandalyede dahi durmayan Şeyh Yasinimizi, Antep’in kurtuluş mücadelesinin sembol ismi Bülbülzade Abdullah Edip Efendimizi, Bosna’da emperyalist tüm batı başkentlerine haykıran adaletin ve direnişin sembolü Aliya İzzetbegoviç’imizi unutturursak bittiğimiz, yıkıldığımız gün olacaktır. Onun için bir millet şehirleri yıkıldığında kaybolmaz, medeniyete karşı sunacağı değerler yok olduğunda yok olur. Her biri bir yoldaki işaret olan uygarlığımızın bu isimlerini bu vakıflarda gençlerimizle buluşacak ve yeni nesillere umut ve ufuk aşılayacaktır.

Dünyanın dört bir tarafında Müslümanlar olarak acı çekiyoruz. Ama asıl acımız acımızın neden kaynakladığını dahi doğru dürüst anlamamız. İnsan yetiştirmemiz gerekiyor. Her şeyimizi yok etseler bile fikirlerini bir türlü yok edemeyecekleri insanlar yetiştirmek gerekiyor. İşte ramazan bir bütün olarak ihtiyaçlarımıza, özlemlerimize ve hayallerimize ulaşabilmemiz için bize fırsatlar sunuyor. Parçalanmış dimağımızı, aklımızı, fikriyatımızı, ameli hayatımızı, toplumsal ve siyasi hayatımızı birleştirerek kesrette vahdeti yaşama vaktidir.

Piyasada bir Antep modelidir konuşuluyor. Antep modeli şudur; dertliyi derman olanla buluşturmaktır. Sorunu çözenle beraber ele almaktır. Fakirin ihtiyacı ile kendi ihtiyacını ayırmamaktır. Bir yetim annesinin, bir yetim çocuğun ihtiyacı neyse benim çocuğumun da ihtiyacı odur diyebilmektir. İşte bizim hikâyemiz bu. Erdemli toplumları ve erdemli şehirleri bu şekilde inşa edeceğiz” dedi.

Gaziantep Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ali Gür ise; “Dostlar önemli günlerde bir araya gelir hasbihal eder, konuşur, dertleşir, problemlerini birlikte çözerler. İşte bu ramazan ayında arınma ve nefis tezkiyesi zamanlarında insanların gönüllerini biraz daha açtığını düşünüyoruz. Ve açık olan bu zihinlerde ve kadirşinas gönüllerde birlik beraberlik ruhunun daha fazla yeşerdiğini biliyoruz. Burada dostlarımızla bir araya gelmekten şeref duyuyoruz. İzzet dediğimiz şey gurura dönüşürse aynı zamanda iktisat dediğimiz şey cimriliğe dönüşürse işte asıl bunu sorgulamamız gerekiyor. İzzeti nefsimiz kırıldı diyerek problemlerin çözüm odağı değil de sorun odağı olursak milletini, devletini kaybetmiş insanlar oluruz. Milli birlik ve beraberlik içerisinde kalben, aklen, ruhen aynı yolun yolcusu olan bizler hedefe doğru giderken birlikte yolculuk edelim” dedi.

Kilis 7 Aralık Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mustafa Doğan Karacoşkun da; “Bugünlerde bizi tutan orucun bütün bir yıl boyunca bizi tutmasını diliyorum. Kendimizi her türlüklerden, fesattan, zulümden, adaletsizlikten, haksızlıktan alıkoymasını, Rabbimin orucu buna vesile kılmasını niyaz ediyorum” dedi.

Gaziantep Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Sezer Cihan ise; “Ramazan ayı birlik ayı, ramazan ayı beraberlik ayı, ramazan ayı paylaşma ayı. Ramazan aynının bu ruhuna uygun şeklide bizleri bir araya getiren Bülbülzade Vakfımıza, çok teşekkür ediyorum.  Her şey birlik ve beraberlikle oluyor. Güçlü olmak ve bu güçle beraber gönlümüzü tüm İslam coğrafyasına açmalıyız” dedi.

İftar programı selamlama konuşmalarının ardından Gaziantep İl Müftüsü Ahmet Çelik’in yaptığı dua ile sona erdi.

Cumartesi, 25 Mayıs 2019 10:14

İyilikder’den Bin Aileye Gıda Paketi

İyilikder Gaziantep Şubesi, Uluslararası İslami Yardımlaşma Derneği (ULİSYAR) işbirliği ile Gaziantep’te 1000 adet gıda paketi dağıttı.

İyilikder Gaziantep Şubesi, Uluslararası İslami Yardımlaşma Derneği (ULİSYAR) işbirliği ile 23 Mayıs Cuma günü Gaziantep’deki ihtiyaç sahiplerine 1000 adet gıda paketi dağıttı. İyilikder Mütercim Asım Yardım Merkezinde yapılan yardım dağıtımına İyilikder Genel Sekreteri Mustafa Çaylı, İyilikder Gaziantep Şube Başkanı Talip, Minberşam Derneği Başkanı Ali Bekir ve gönüllüler katıldı.

Yardım organizasyonu hakkında bilgi veren İyilikder Gaziantep Şube Başkanı Talip Çelik, ihtiyaç sahiplerinin tamamına milliyetlerini gözetmeden yardım yaptıklarını belirtti. Çelik, Geleneksel ramazan yardımlarında binlerce çocuğa bayramlık elbise yardımı yaptıklarını da sözlerine ekledi.

Gıda paketlerinin içersinde; pirinç, bulgur, mercimek, yağ, salça, çay ve şeker bulunuyor. Gıda paketinin ağırlığı 23 kilogramı buluyor.

Yeryüzü Gençlik Derneği, Katar Hayır Kurumu ve Gaziantep Üniversitesi işbirliği ile iftar programı düzenlendi.

23 Mayıs Perşembe günü Gaziantep Üniversitesi kampüsünde gerçekleştirilen iftara çok sayıda akademisyen ve öğrenci katıldı. İlahiyat Fakültesi hocalarından İsmail Yılmaz ve Adil Öztekin'in Kur’an-ı Kerim tilavetiyle başlayan programda Gaziantep Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ali Gür bir selamlama konuşması gerçekleştirdi. Ramazanda kardeşliğin ve dayanışmanın önemine değinen Gür, Gaziantep Üniversitesi yeni meydanında iftar veriyor olmanın memnuniyetini ifade etti. Daha sonra Gaziantep İl Müftüsü Ahmet Çelik dua yaptı.

Program Gaziantep Üniversitesi Konservatuar öğrencilerinin müzik dinletisiyle sona erdi.

Cuma, 24 Mayıs 2019 11:33

İftar Soframıza Yetimler Konuk Oldu

Bülbülzade Vakfı Yetim Komisyonu 23 Mayıs Perşembe günü yetim ailelere yönelik iftar programı düzenledi.

Bülbülzade Vakfı Eğitim ve Hizmet Merkezi avlusunda düzenlenen iftar programına Yetim Komisyonu Başkanı Hatice Sohbet, komisyon üyeleri ve 300 yetim aile katıldı.

Yetim Komisyonu Başkanı Hatice Sohbet iftar dolayısıyla yaptığı konuşmada; “Bugün burada yavrularına hem analık hem de babalık yapan siz anneleri ağırlamaktan onur duyuyoruz. Çocuklarımızın canını korumak, beslenme ve barınma ihtiyaçlarını gidermek nasıl görevimizse psikolojik gelişimlerini sağlamak, sevgi dolu bir ortam hazırlamak, dini bilgiler, güzel bir ahlaki eğitim vermek de bizim sorumluluklarımız arasındadır. Biz de vakıf olarak, yetim komisyonu olarak, sizleri desteklemek için elimizden geleni yapmaya çalışıyoruz” dedi.

Yetim komisyonu üyesi Meryem Yılmaz ve bir yetim annesi de kürsüye gelerek duygu ve düşüncelerini hazirun ile paylaştı. Konuşmaların ardından yetim çocuklar tarafından dua yapıldı.

İftar programı balon dağıtımı sonrası yapılan eğlence ve oyunların ardından sona erdi.

Perşembe, 23 Mayıs 2019 15:34

Medya Dünyası İftarda Bir Araya Geldi

Ortadoğu Medya İletişim Merkezi, İşrak Gazetesi ve Fecr Radyo’nun düzenlediği iftar programında Suriyeli yazarlar, kanaat önderleri ve Türkiye’den basın mensupları bir araya geldi.

22 Mayıs Çarşamba günü Bülbülzade Vakfı Eğitim ve Hizmet Merkezi avlusunda yapılan iftar programına; Bülbülzade Vakfı Başkanı Turgay Aldemir, Ortadoğu Medya İletişim Merkezi Genel Koordinatörü Mehmet Fatih Eminoğlu, BEKAM Başkanı Mehmet Ali Eminoğlu, İşrak Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Subhi Dusuki, yazarlar, kanaat önerleri ve basın mensupları katıldı.

Program Kur'an-ı Kerim tilavetiyle başladı. Ardından sırayla Minberşam Derneği Başkanı Ali Bekir, Fecr Radyo Müdürü Aladdin Hüsso, İşrak Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Subhi Dusuki, Bülbülzade Vakfı Yönetim Kurulu Üyesi Mahmut Kaçmazer birer selamlama konuşması yaptılar.

Bülbülzade Vakfı Başkanı Turgay Aldemir, iftar programında yaptığı konuşmada, farklı ırktaki ve inançtaki insanların bu coğrafyada yıllardır kardeşçe yaşadığını söyledi. Suriye'de barışın ve huzurun sağlanabilmesi için daha çok çaba verilmesi gerektiğini dile getiren Aldemir, şöyle konuştu:

"Sizin acınız bizim acımız, sizin kederiniz, bizim kederimiz, sizin mutluluğunuz bizim mutluluğumuzdur. Sözlerimiz kulaklarımıza hitap eder ama gönlümüzdeki o kardeşlik ve muhabbetin aslında gönülden gönüle anlaştığımızı, birbirimizi fark ettiğimizi, birbirimizi sevdiğimizi canı gönülden biliyorum. Bilin ki biz, bu coğrafyanın halkları olarak sizleri seviyoruz ve sizlerin kardeşleriniziz. İnşallah hep beraber bu topraklarda yeniden barışın huzurun hayat bulması, çocuklarımızın ve bu topraklarda yaşayan tüm canlıların özgürce yaşayabileceği gelecek için şu sofranın etrafında bir araya geldiğimiz gibi daha çok çabalamamız gerekir."

- "Hep beraber kardeşçe var olacağız"

Savaşların olmadığı bir dünyada yaşayabilmeyi hayal ettiklerini belirten Aldemir, "Ama unutmayın ki bu dünya bir imtihan dünyasıdır. Burada insanlığımız, burada Allah ile ilişkimiz sınanıyor, inşallah biz kazananlardan oluruz. Kederlenmeyin yıkılan Halep'i, Şam'ı ve Bağdat'ı inşa eden insandı. Tekrar insanlığımızı koruyarak biz bu şehirleri eskisinden daha güzel yapacağız ve hep beraber kardeşçe var olacağız." diye konuştu.

Konuşmanın ardından İşrak Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Subhi Dusuki İşrak Gazetesi’nin almanaklarını Turgay Aldemir, Mahmut Kaçmazer, Mehmet Ali Eminoğlu ve Fatih Eminoğlu’na hediye etti.

İftar programı yapılan duanın ardından sona erdi.

Çarşamba, 22 Mayıs 2019 12:45

Yaz Okullarımıza Kayıtlar Başladı

Vakfımızın “Eğlenerek Öğreniyoruz” sloganıyla her yıl yaz aylarında düzenlediği yaz okullarına kayıtlar başladı.

Bu sene 24 Haziran – 26 Temmuz tarihleri arasında yapılacak olan yaz okullarımızda; Kur’an-ı Kerim, Tecvit Bilgisi, Siyer, Adab-ı Muaşeret ve Temel Dini Bilgiler dersleri verilirken gezi, izci kampı, piknik, bilgi yarışması, sinema, halı saha, voleybol ve basketbol maçları ile yüzme ve satranç dersleri gibi sportif, sosyal ve kültürel etkinlikler ile beceri ve yetenek eğitimleri yer alacak.

Farklı semtlerden gelen öğrenciler için servis imkânının da olduğu yaz okulu, Bülbülzade Vakfı Ortaöğretim Komisyonu tarafından organize ediliyor. Yaz okulumuzda alanında uzman öğretmenlerimiz gönüllü olarak hizmet veriyor.

Çocuklarımızın yaz aylarını dolu dolu geçirmesi için Yaz Okullarımıza Kayıt Yaptırmakta Acele Edin…

Daha fazla bilgi için: 0546 816 14 67

Vakfımızın her yıl geleneksel olarak düzenlediği Hayır Çarşısı ve Bahar Şenlikleri bu sene 13-14-15-16 Haziran tarihlerinde Festival Park’ta yapılacak.

Bülbülzade Vakfı’nın her yıl ihtiyaç sahipleri yararına geleneksel olarak düzenlediği Hayır Çarşısı ve Bahar Şenlikleri bu sene 13-14-15-16 Haziran tarihlerinde Festival Park’ta yapılacak. Hayır Çarşımızda; yöresel ev yemekleri, kitap, halı, ayakkabı, pasta, tatlı, döner, zücaciye, kıyafet, meşrubat ve tanıtım stantları yer er alacak. Ayrıca canlı müzik, söyleşi, çocuk ve spor etkinlikleri de yer alacak.

İyilikder, Anadolu Öğrenci Birliği, Evde Karakter Eğitimi Komisyonu, Yetim Komisyonu, Bülbülzade Öğrenci Yurtları ve İstikrar Spor Kulübü de Hayır Çarşımızda stant açarak faaliyetlerini tanıtacak.

13-14-15-16 Haziran tarihlerinde Festival Park’ta yapacağımız Hayır Çarşısı ve Bahar Şenliklerimize ailenizle birlikte davetlisiniz…

Çarşamba, 22 Mayıs 2019 10:43

Yetim Komisyonu İftarı Yapıldı

Bülbülzade Vakfı Yetim Komisyonu 21 Mayıs Salı günü yetim ailelere yönelik iftar programı düzenledi.

Katar Hayır Kurumu sponsorluğunda Bülbülzade Vakfı Eğitim ve Hizmet Merkezi avlusunda yapılan iftar programına Bülbülzade Vakfı Başkanı Turgay Aldemir, Katar Hayır Kurumu Temsilcisi Mehmet Kozan, Yetim Komisyonu Başkanı Hatice Sohbet, komisyon üyeleri ve 250 yetim aile katıldı.

Bülbülzade Vakfı Başkanı Turgay Aldemir iftar dolayısıyla yaptığı konuşmada; “iftar saatinde soframıza gelerek bizi onurlandırdınız. İnşallah bu vakfın bahçesinde bir araya geldiğimiz gibi Rabbim bizleri cennetin bahçesinde de bir araya getirir. Sizden talebimiz dualarınızda bize de yer vermeniz, bizleri de dualarınıza eklemeniz. Sizler duası reddolunmayan insanlarınız. Bu vesile ile Yetim Komisyonumuza emeklerinden dolayı teşekkür ediyorum” dedi.

İftarın ardından yetim komisyonu üyeleri ve yetim aileler hasbihal etme imkânı bulundular.

Prof. Dr. Halil İbrahim Yakar Şafak Radyo’da yayınlanan Ramazan Günlükleri programına konuk olarak geçmişte ve günümüzde Gaziantep’te yaşanan ramazanlarla ilgili bir söyleşi gerçekleştirdi.

Hâlen Gaziantep Büyükşehir Belediyesi Gazikültür A.Ş. Genel Müdürlüğü ve Gaziantep Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü öğretim üyeliği yapan Prof. Dr. Halil İbrahim Yakarla söyleşi programının moderatörlüğünü Hüseyin Rahmi Açıkkol yaptı.

21 Mayıs Salı günü canlı olarak yayınlanan programda; tefekkür ve nefis tezkiyesi, geçmişte ve günümüzde yaşanan ramazanlar, ramazanın hayatımızdaki etkileri konuşuldu.

Şafak Radyo’nun yayınlarını FM 98.0’dan Gaziantep’te, www.safakradyo.net web adresi üzerinden de tüm dünyada dinleyebilirsiniz. Ayrıca facebook hesabından geçmiş yayınların tekrarını da izleyebilirsiniz.

Cumartesi, 18 Mayıs 2019 16:03

İyilikder Yardım Mağazası Yenilendi

İyilikder Gaziantep Yardım Koordinasyon Merkezi Giyim Mağazası yenilendi.

Page 1 of 48

logolarımız